UMuDuN DoĞDuĞu NoKTa  

Forum Portal Ana Sayfa R.Galerisi Oyun Salonu Radyo ve TV RADYOMUZ Yazım Kuralları (TDK)
Geri git   UMuDuN DoĞDuĞu NoKTa > EDEBİYAT BÖLÜMÜ > ŞİİRLER ve ŞAİRLERİMİZ > Şairlerimizden Şiirler > Y,Z,W,Q > Yılmaz Erdoğan

yılmaz ergoğan şiirleri

Yılmaz Erdoğan icinde yılmaz ergoğan şiirleri konusu , HEPSİ BU Değişen ben değilim dönüşen savaş yaşlanmakla ıslanmak aynı şey: bir yağmurun gölgesinde ihtiyarlanmak şimdi ölüm bile yetmiyor acılarımızı tartmaya dostlar alıngan bir sahili pinekliyorlar bir merhabayı bıçaklar gibi ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04-15-2007, 00:08   #11

TUTSAK

Standart

HEPSİ BU

Değişen ben değilim
dönüşen savaş
yaşlanmakla ıslanmak aynı şey:

bir yağmurun gölgesinde ihtiyarlanmak

şimdi ölüm bile yetmiyor
acılarımızı tartmaya
dostlar
alıngan bir sahili pinekliyorlar
bir merhabayı bıçaklar gibi artık
selamlaşmalar

değişen ben değilim
dönüşen savaş

artık zaman bile yetmiyor
yaşadığımızı sanmaya

yine de ışıklar bu kenti
güzelmiş gibi gösteriyor
geceleri...

geceler...
yani
Ahmet Haşim in kafiyeleri...

seni aklıma düşüren
yerçekimi değil
yalancı yıldızlar
öyle uzaksın ki
üflesem soğuyacaksın
sarılsam okyanus

bir aşka yetecek kadar
ve anımsatacak kadar
sebepsiz bir ölümü,
acılarımız
ve kafiyelerimiz var...

işte hepsi bu kadar...
ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsor Linkleri (Reklamlar)

Alt 04-15-2007, 00:11   #12

TUTSAK

Standart

YAĞDIKÇA...

Yerle yeksan, ıslak saçlı, kem gözlü,
Kavim göçlerinden bu yana ağlayan
Ve durmadan
Cep kanyağı yakıcılığında ezgiler
Çalan, çaldıran, yakalatan
Adı bende gizli bir kadındı İstanbul

Şehre bir yağmur yağdı
Ben ağladım

Sevilirken ayrılmak mı kaldı Bizanstan
Yalan dolan yoktu gözlerde sadece ses
Verilen sözler birdi edilen yeminler sıfır
Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü
yerlerinden
Bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk
sipariş edildi yeniden

Bir şehre yağmur yağdı
Ben ağladım

Kim daha çok yalan söndürdü çay
bardaklarında
Hangisi talandı demli öpücüklerin
Ve buğularda yitirilen kimin adıydı
Bir aşktan diğerine kaç saate gidiliyordu
Soyulur muydu kabuğu hayatın
Yoksa bütün vitamini kabuğunda mıydı?

Yağmur şehre bir yağdı
Ben ağladım

Ben ençok seni götürdüm giderken
Aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcıları
Yardan düşmüştüm yaralarım yardan armağandı
Ben sevmeyi beceremedim belki de sevilmeyi
Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı

Ben yağmur ağladım bir şehre yağdı
Ben şehre ağladım bir yağmur yağdı
Ben bir ağladım şehre yağmur yağdı

Ben...
Yağmur...
Ağladım...
ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-17-2007, 17:11   #13

TUTSAK

Standart

Sana Kalan Saz

sana
yaralarýmdan çiçekler,
ilk yardým geceler biraz da
ve yangýnda kurtarýlmasý imkansýz acýlar
býrakýyorum.

seni özümün gizinde saklýyorum.
bütün aþklarýmýn izlerini sayýklayarak
ve aldatarak tüm sevdiklerimi,

sana
cinayetimin ipuçlarýný býrakýyorum.
vasiyeti olmayan ölüler ülkesinden
(türkülerin sýrtýndaki muamma!)
yazýk bir nakarat býrakýyorum sana

"ben sana gülüm demem
gülün ömrü az olur"

öç biter,
biter þarký,

yaz olur.
ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-19-2007, 23:49   #14

TUTSAK

:gül Mutlu ol yeter ki

Sımsıcak damlıyor yanaklarından ayrılık


Ayrılıktan da zor gelir insana bazı şeyler


Bıraktıgın birçok hatıra sağda solda toplanmadı

Unuttuğun bir fotoğraf var

Bakmaya doyamadım

Aşık olmak nedir diye bir merak vardı içimde

Toz duman bir ateş oldum aşkı buldum sen diye

Mutlu ol yeter ki

Gittiğin yerde benden sonra

Gelen yıllar seni benden alsalar bile


Mutlu ol yeter ki


Gittiğin yerde benden bir parça aşk olsun


Katre olsun yeşil gözlerinde
__________________
İşte böyle gideceksin salına salına ardına baka baka
Kimi bekliyorsunda bakarsın ardında
Demezlermi adama
sen bir gurursuzu sevmedinki güzelim ki gelsin ardından
O asilce sevdi ve asilce gitti
Yaptığını cekeceğinden kuşkunmu vardıda şimdi elem içinde ağlarsın
Görünen köy misali varmı ki gerek klavuza
Şimdi yerli yersiz ağlma vaktidir
Çevrene ne yapacağım diye sorma vaktidir
Alacağın cevabı ben söyleleyim güzelim
‘BİLMİYORUM’ diyecekler
Kimin gücü yeterki zamanı geri çevirmeye
Öyleyse sen sadece susmayı dene
İlk gittiğin gibi
Güçlü sansınlar seni bu beni daha mutlu eder
Bir çaresizimi sevmişim dememem için
Sen öyle olmasanda ve ben gitsemde sen güçlüymüş gibi yap
Şimdi hoşça kal deme zamanı ama sen hoşça kalmayı bile hak etmiyorsun
Sevmenin ve sevilmenin hakkını verebilenindir o
Sana söylenecek son bir sözüm var
Bu ömrü sevgiye hasret bir mecnun misali yaşaman dileğiyle
ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-12-2007, 15:47   #15

TUTSAK

:gül şimdi sen gidiyorsun

İçimde yaralı bir aşk kaldı senden sonra.
Kaybetmek zormuş.
Oysa ne kadar da kolaydı sevdalanmaya çalışmak.
Aslında yoktun ya başta.
Niye o yokluk şimdi anlamsız bir boşluk yaratıyor.
Beni hayata bağlayan şeyler dönüp arkalarını gittiler.
Hayat dedim de, üç beş kırık dökük kelimeyle anlatmaya çalıştığım herhangi bir şey.
Hayat sana yakın, benden uzak şimdilerde.

Nefes almak güç müydü eskiden.
Yokluk, sensizlikle eş anlamlı değildi.
Öncesi ve sonrası kayıp bir duygu bu.
Unutmaktan bahsediyor şimdi içimde hareket halindeki yalnızlık.
Öfke var birde ara sıra çıkıp gösteriyor kendini.
Baktığım yerler boşluk.
İçimden ağlamak gelmiyor.
Gözyaşı yok. Düğümlenmiş boğazım.
Sevdaya yakındı adın önceleri.
Şimdi perişan halim seni sıradanlaştırıyor.
Her şey koca bir yokluk.
Peki var olan ne?
Nedir şimdi yaşamak dediğin.
Ya sevmek gerçekten eskiden kalma bir yalan mı.
Düşlemeye bile korkuyorum seni.

Şimdi sen gidiyorsun.
Git.
Kal diyemem.
Tükettiklerim acıya yakın.
Özlemlerim maskeli.
Gözlerimde sisli bir şehir.
İçimde yıkılıyor mabetler.
Yüreğim enkaz.
Şimdi sen gidiyorsun ya
Boşlukta dağılıyorum ben.
__________________
İşte böyle gideceksin salına salına ardına baka baka
Kimi bekliyorsunda bakarsın ardında
Demezlermi adama
sen bir gurursuzu sevmedinki güzelim ki gelsin ardından
O asilce sevdi ve asilce gitti
Yaptığını cekeceğinden kuşkunmu vardıda şimdi elem içinde ağlarsın
Görünen köy misali varmı ki gerek klavuza
Şimdi yerli yersiz ağlma vaktidir
Çevrene ne yapacağım diye sorma vaktidir
Alacağın cevabı ben söyleleyim güzelim
‘BİLMİYORUM’ diyecekler
Kimin gücü yeterki zamanı geri çevirmeye
Öyleyse sen sadece susmayı dene
İlk gittiğin gibi
Güçlü sansınlar seni bu beni daha mutlu eder
Bir çaresizimi sevmişim dememem için
Sen öyle olmasanda ve ben gitsemde sen güçlüymüş gibi yap
Şimdi hoşça kal deme zamanı ama sen hoşça kalmayı bile hak etmiyorsun
Sevmenin ve sevilmenin hakkını verebilenindir o
Sana söylenecek son bir sözüm var
Bu ömrü sevgiye hasret bir mecnun misali yaşaman dileğiyle
ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-18-2007, 19:42   #16

TUTSAK

Standart

YAŞAYABİLME İHTİMALİ



soğuk ve şehirlerarası

otobüslerde vazgeçtim

çocuk olmaktan

ve beslenme çantamda

otlu peynir kokusuydu babam...



Ben seninle bir gün Veyselkarani`de haşlama yeme ihtimalini sevdim.



İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında

(ankara`da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman)

özlemeye başladım herkesi...

Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki,

adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra...



Bizim Kemalettin Tuğcu`larımız vardı...

Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...

Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan

kahverengi sıralarda, solculuk oynamaya başladık...

Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...

Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu, pütürlü duvarlara

ve Türk Dil Kurumu`na inat bir Türkçeyle...

Ağbilerimizden öğrendik, Ş harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi...



Ankara`ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.

Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri

Oysa Ankara`da hiç sevişmedim ben.

Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim...

(Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak...)

Ankara`ya usul usul kurşun yağıyordu...

Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri...

Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim...

Ve hiçbir mahkeme tutanağına geçmedi adım...

çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece...



sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde

ama sen yoktun...

Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni tenefüs saatlerinde...

Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu...

Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum...



Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

yaz sıcağı toprağa çekiyordu tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini...

Sonra otobüs oluyordum,

kırık yarık yoların çare bilmez sürgünü...

Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum Muş ovasının yalancı maviliği...

Otobüs oluyordum bir süre...

Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum,

yanağım otobüs camının garantisinde...

Otobüs oluyordum...

Bir ülkeden bir iç ülkeye...

Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum...



Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin...

Korkuyordum...

Sonra iniyordum otobüsten...

Çarşıdan bizim eve giden,

ömrümün en uzun,

ömrümün en kısa,

ömrümün en çocuk,

ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum...

Çünkü sonunda annem oluyordum

babam kokuyordum sonunda...



Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim, çocuk olmaktan...

Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...



Ben seninle bir gün Van`daki bir kahvaltı salonunda...

Ben seninle (sadece bilmek zorunda kalanların bildiği) bir yol üstü lokantasında...

Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan Doğubeyazıt`ın herhangi bir toprak damında...

Ben seninle herhangi bir insan elinin terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim...



Ben senin,

beni sevebilme ihtimalini sevdim!
__________________
İşte böyle gideceksin salına salına ardına baka baka
Kimi bekliyorsunda bakarsın ardında
Demezlermi adama
sen bir gurursuzu sevmedinki güzelim ki gelsin ardından
O asilce sevdi ve asilce gitti
Yaptığını cekeceğinden kuşkunmu vardıda şimdi elem içinde ağlarsın
Görünen köy misali varmı ki gerek klavuza
Şimdi yerli yersiz ağlma vaktidir
Çevrene ne yapacağım diye sorma vaktidir
Alacağın cevabı ben söyleleyim güzelim
‘BİLMİYORUM’ diyecekler
Kimin gücü yeterki zamanı geri çevirmeye
Öyleyse sen sadece susmayı dene
İlk gittiğin gibi
Güçlü sansınlar seni bu beni daha mutlu eder
Bir çaresizimi sevmişim dememem için
Sen öyle olmasanda ve ben gitsemde sen güçlüymüş gibi yap
Şimdi hoşça kal deme zamanı ama sen hoşça kalmayı bile hak etmiyorsun
Sevmenin ve sevilmenin hakkını verebilenindir o
Sana söylenecek son bir sözüm var
Bu ömrü sevgiye hasret bir mecnun misali yaşaman dileğiyle
ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-18-2007, 21:33   #17
katip

Bu Yol Nereye Gider


bir kuğunun boynuna dokunurken…

yol bir yere gitmez
içerde
düz saçlara uğrar
ayak üstü bir akşamüstü
her plansız ürperişin sonu
hüsran
ve hüsran
çok sanat müziği bir kelimedir

yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
yol yoluyla gidebilir yare
yoldan çıkabilir apansız
ve ömür bitebilir yoldan once
ama yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
yaşamak
hızlı bir ölme biçimidir
düşünce ışıktan yavaşsa
erken gidilmelidir
gerdan sözcüğüne
bir kuyumcuda da rastlayabilirsin
bir kasapta da
kalbin sızlamaz
bir kuzu yüreğini vitrinde görünce
o bir beslenme biçimidir
ama korkarsın
kurdun sevdiği havadan
ayakkabı yaparsın yılandan

yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
her garantiyi istersin hayattan
oysa ölümle yaşam arası
uzun malum ince bir yol
bir yere gitmez
o bir ölme biçimidir

iyi yolculuklar denmez bir gidene
yapılamaz çünkü
çok yolculuk bir seferde
yolcu denmez her gidene
herkes o yolun taraftarı olmayabilir
hiç bir sürgün
gittiği yolu sevmez mesela


yol bir yere gitmez
o bir susma biçimidir
soğuk bir taşıtın uğultusunda

Yılmaz Erdoğan


__________________
yagmur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-18-2007, 21:35   #18
Standart

Yılmaz Erdoğanın tüm şiirleri çok güzel ..bu başlık için teşekkürler oryoda
__________________
yagmur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-18-2007, 23:47   #19

TUTSAK

Standart

ben tesekkur edrım yamur katkıda bulunmusun eyer kı daha fazlasını da burda bızım le paylasırsan sevınırım


şiir dedigin kimin içindir MUSTAFA (...)
__________________
İşte böyle gideceksin salına salına ardına baka baka
Kimi bekliyorsunda bakarsın ardında
Demezlermi adama
sen bir gurursuzu sevmedinki güzelim ki gelsin ardından
O asilce sevdi ve asilce gitti
Yaptığını cekeceğinden kuşkunmu vardıda şimdi elem içinde ağlarsın
Görünen köy misali varmı ki gerek klavuza
Şimdi yerli yersiz ağlma vaktidir
Çevrene ne yapacağım diye sorma vaktidir
Alacağın cevabı ben söyleleyim güzelim
‘BİLMİYORUM’ diyecekler
Kimin gücü yeterki zamanı geri çevirmeye
Öyleyse sen sadece susmayı dene
İlk gittiğin gibi
Güçlü sansınlar seni bu beni daha mutlu eder
Bir çaresizimi sevmişim dememem için
Sen öyle olmasanda ve ben gitsemde sen güçlüymüş gibi yap
Şimdi hoşça kal deme zamanı ama sen hoşça kalmayı bile hak etmiyorsun
Sevmenin ve sevilmenin hakkını verebilenindir o
Sana söylenecek son bir sözüm var
Bu ömrü sevgiye hasret bir mecnun misali yaşaman dileğiyle
ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-02-2007, 16:17   #20
Standart

çok güzel bu adam işi biliyor şu anda da onu dimliyorum

teşekkürler
__________________

sustum..sustum...sustum...



...yoruldum,çok yoruldum...yüreğim imza taşımaz oldu...


... σуυη¢αкℓαяı вıяαкıρ уüяєкℓєяℓє σуηαуαℓı,σуυηℓαяıη α∂ı "αşк" кαℓ∂ı...вєηѕє çσ¢υк.../.уα υмυтℓαя∂α вιтєяѕє.../
Mr_JoKeR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Bookmarks

Etiketler
ergoğan, yılmaz, şiirleri

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni mesaj gönderme yetkinizAktif Değil'dir
Mesajlara yanıt verme yetkinizAktif Değil'dir
Eklenti ekleme yetkinizAktif Değil'dir
Mesajınızı değiştirme yetkinizAktif Değil'dir

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz