UMuDuN DoĞDuĞu NoKTa

Forum Portal Ana Sayfa R.Galerisi Oyun Salonu Radyo ve TV RADYOMUZ Yazım Kuralları (TDK)
Geri git   UMuDuN DoĞDuĞu NoKTa > EDEBİYAT BÖLÜMÜ > HİKAYELER > Yaşanmış Hikayeler

Oturdu mezar taşının karşısına.

Yaşanmış Hikayeler icinde Oturdu mezar taşının karşısına. konusu , Oturdu mezar taşının karşısına. Ne kadar da güzeldi… İçinde yaşadığı ihtişamlı ve soğuk binaların yanında mezar taşı o kadar ufak ve sıcak geldi ki. Bir an tereddüde düştü “yuva” nerdeydi? ...


Oturdu mezar taşının karşısına.

Yaşanmış Hikayeler


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-21-2007, 21:38   #1
Bir adın kaldı bende...
Standart Oturdu mezar taşının karşısına.

Oturdu mezar taşının karşısına.
Ne kadar da güzeldi…
İçinde yaşadığı ihtişamlı ve soğuk binaların yanında mezar taşı o kadar ufak ve sıcak geldi ki. Bir an tereddüde düştü “yuva” nerdeydi? Pahalı tahta ve tekstil parçalarının kapladığı evinde mi yoksa burada kara toprağın altında mezar taşının yanında mı?

Yuva… evet ordaydı. Karşısındaydı gerçek yuva. Toprağın sarıp sarmaladığı beden… İçine çekerdi toprak toprak yapardı misafiri olanı. Sıcacık kollarıyla sarardı önce soğuk ölüm kokan bedeni sonra okşardı yavaşça… sonu olmayan bir misafirlikti bu zamanla toprağa dönüşen bedenin yuvası olurdu toprak. Yuva belki de en sıcağı.

Eminim mutluydun benden daha mutluydun. Ah nasıl da kıskanıyorum seni… Ben senin hayaletinle cebelleşirken lanet olası her gün sen toprakla oynaşıyor zamanın nasıl sana değemediğini görüp keyifleniyorsun. Oysa ben! Oysa ben yaşlanıyorum ve zaman acımasızca akıp gitmekle kalmıyor her geçen saniye seni diriltip getiriyordu bana. Geçmişin o pembe anılarını bir bir batırıyordu gözüme öyle ki kör oldum artık sadece geçmişte yaşıyorum.

Öyle bir geçmiş ki yegane parçası olan sen yoksun! Absürd bir neden seçmişsin yaşamak için ve aynı saçma nedenden tüm dünyayı yakmış ardına bakmadan kül olmuşsun kendi yarattığın alevlerin içinde. Gitmişsin ağzına doladığın ihaneti tatmaya. Ölümle sevişmişsin bir gece sadece o doyurabilirmiş kalbindeki öfkeli açlığı… Gitmişsin ölümün koynunda yeni yuvana… toprağa.

Sanır mısın bırakırım seni! Bu kadar kolay mı bu yükü yükleyip de kaçmak! Sanır mısın huzuru bulabilirim sen hançerini unutmuşken kalbimde… İhanetse benden alasını yaptın sanır mısın bırakırım peşini? Sadece üzülmemen için atarken kendimi hüznümün bitmişliğimin girdabına nasıl da bir hançer sen vurup kaçarsın bana? Sanır mısın bırakırım seni!

Boğuk ama güçlü ses yankılanırken küçük mezarlıkta kim duyabilirdi ki bir hayaletin çığlıklarını ve bir kalbin kahkahasını… Bir mektup parçasıydı neden şimdi kızıl kanlara bulanmış hafifçe düştü kızın elinden… “Ben yaşamak için bir neden olamam ancak ölümün ve karanlığın habercisi olabilirim” diye yazıyordu beceriksiz bir el yazısı yorgun bir genç kızın kalbinden dökülen kelimeleri…
__________________

Yanımdasın SUSUYORSUn
SUSUYOR konuşmuyorsun
BAKIYOR gÖRmüyorsUn
Dokunsan DonacAĞIM


İÇİMDE İNTEHAR KORKUSU VAR...



© şafak!!!
YORGUN YÜREK isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-12-2007, 16:41   #2
Standart

teşekkürler...
HaSReTiM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Bookmarks

Etiketler
karşısına , mezar , oturdu , taşının

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni mesaj gönderme yetkinizAktif Değil'dir
Mesajlara yanıt verme yetkinizAktif Değil'dir
Eklenti ekleme yetkinizAktif Değil'dir
Mesajınızı değiştirme yetkinizAktif Değil'dir

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz