![]() |
| | #1 (permalink) |
| | Görgü kuralları; toplumların inanç, eğitim, ekonomik güç, teknolojik seviye, örf ve âdetlerine göre farklılıklar gösterir. Dünyadaki toplumların görgü kuralları, değişik olabildiği gibi, zamanın geçmesi ve teknolojik ilerlemeler de bazı görgü kurallarını kaldırıp, yerlerine yenilerinin konulmasına sebep olur. Görgüden maksat; bir toplumdaki insanların birbiriyle münasebetlerinde olgun, medenî davranışlar içinde bulunarak, fert ve toplumun huzurunu, rahatını temin eder. Ayrıca bunlar, çok sık karşılaşılan günlük işlerde bir nizam ve intizamın hâkim olmasını sağlar. Böylece toplum, belli bir rahatlığa kavuşur. Türkler, Müslüman olmadan önceki hayatlarında görgüye çok önem vermişlerdir. Obalardan meydana gelen göçebe Türk boyları, beşeri münasebetlerini organize eden seviyeli ve ciddi görgü kuralları geliştirmişlerdir. Diğer bir adı töre olan bu davranışlar, örf ve âdetler olarak toplumda uyulan kurallardır. Uymayanlar çeşitli cezalara çarptırılırdı. Müslüman olduktan sonra, eski inanışlarının yanı sıra, görgülerinden dinimize uygun olmayan tarafları da bırakarak uygun olan davranış şekilleri almışlar, uygun olanlarını ise dinin verdiği aşk ve şevkle iyice pekiştirmişlerdir. Bu bakımdan milletimiz arasında yakın zamana kadar bu kurallar, âdeta yazılı olmayan birer kanun hüviyetini muhafaza etmiştir. Böylece seviyeli, huzurlu ve sistemli bir toplum hayatı yaşanmıştır. Bugün milletimizin çocuklarına büyük bir ihtimamla öğrettiği görgü kurallarının çoğu, asırlar öncesinden gelmektedir. Bunlar kısaca şöyledir: Türk âilesinde evin reisi babadır. Âile fertleri babanın verdiği kararlara uyar ve onun arzu ve isteklerini yerine getirir. Anne, âilenin en saygıya lâyık varlığıdır. Evin iç düzeni ondan sorulur. Çocuklar, her zaman şefkat ile bakılır, iyi yetişmeleri için itina edilir. Dede ve ninelerin de beraber olduğu âilelerde, onların söz hakkı ve kararları daha önce gelir. Görgünün esasını büyüklere saygı ve itâat, küçüklere şefkat ve merhamet teşkil eder. Bu bakımdan her görgü kuralı bu temele göre şekillenmiştir. Evde küçükler büyüklerin yanında daima edepli bulunur. Yanlarına izin alarak girer ve çıkarlar, kendilerine söyleneni dikkatle dinlerler. Büyüklerin sözüne izin almadan karışmazlar ve sözü lüzumsuz yere uzatmazlar. Kendilerine hitap edildiğinde, �Buyurun efendim� diye karşilik verirler. Ana babanin yatak odalarina, kapiyi vurup izin almadan girmezler. Kardeşler, birbirine bagli ve saygilidir. Abi, abla şefkatle doludur, kendilerini küçükler karşisinda mesul hissederler. Küçükler de büyük kardeşlerine hürmet gösterir, onlarin isteklerini yerine getirirler. Onlarin sözlerini dikkatle dinleyip peki efendim, baş üstüne diyerek cevap verirler. Birbirinin eşya ve oyuncaklarini izinsiz kullanmazlar. Kendilerinde olanlardan birbirine ikram ederler. Kimseyi rahatsiz etmez, gürültü çikarmazlar. Misafirlige gitmeden önce ev sahibine haber verilir. Kararlaştirilan gün ve saatte gidilir. Evine girerken, kapinin zilini çalarak veya seslenerek, izin istenir! Izin üç defa olur. Ilkinde ses verilmezse, bir dakika kadar sonra, ikinci defa da ses çikmazsa, üçüncü defa zile basmali, yine ses yoksa, 4 rekat namaz kilacak kadar bekledikten sonra gitmelidir! Kapi aralanirsa, aradigini sormadan önce, kendini tanitmalidir. Evde ev sahibinin gösterdigi yere oturulur. Eşyâlar, tablolar, kütüphanedeki kitaplar izinsiz kullanilmaz. Ne ikram ederse, severek kabul edilir. Ev sahibinin o günkü hâline göre, üzüntü veya sevincine ortak olunur. Onun hoşlandigi konulardan konuşulur. Çok fazla oturulmaz. Evin içinin döşenişi, eşyalarin yeri ve durumu tenkit edilmez. Giderken izin istenir, teşekkür edilir, duâ etmesi istenir ve bize de buyurun denilir. Görgü kurallarına uymak diğer insanlara saygı göstermektir ve onların duygularına önem verdiğiniz mesajını göndermek demektir. Görgü kurallarının ne olduğunu tanımlamak zor ve akıl karıştırıcıdır çünkü kültürden kültüre hatta aileden aileye değişim gösterebilir. Dolayısıyla görgü kuralları üzerine genel bir fikriniz olması doğru adımları atmanız için bir temel oluşturacaktır. Bu yazı yemek, iş ortamı ve sosyal alanlarda ki temel görgü kurallarına dair özet kuralları kapsamaktadır. Yemek Yeme Kuralları – İster 7 aşamalı lüks bir yemek yiyor olun ister bir arkadaşınız ile yerel lokantada olun, görgü kuralları herkesin yemekten keyif almasını sağlar. İşte bazı öneriler: Masa düzeni
Yemekte davranışlar
İşyeri Görgü Kuralları İşyerinde ki kurallar birlikte çalıştığınız meslektaşlarınıza ve iş arkadaşlarınıza karşı saygı göstermek demektir. Ayrıca görgü kurallarına uymanız iş görüşmelerinizde yada iş başvurularınızda bırakacağınız etkiyi önemli oranda etkileyecektir..
Sosyal iletişim kuralları İster manavda bir yabancı ile konuşurken ister bir arkadaşınız ile kahve içerken bütün insanlar saygı gösterilmesini hak eder.
|
| |
| | #2 (permalink) |
| | Görgü kurallarından genel kabul görmekte olan bazılarını derlemeye çalıştım. Bunları bir dizi halinde sunacağım Genel görgü kurallarına uyma zorunluluğu yoktur. Yani hukuken suç sayılmaz. Genelgeçer ahlak beni ilgilendirmez diyebilir, güçlü olan haklıdır düsturuna bayılıyor olabilirsiniz. Ancak, toplum genel görgü kurallarına uymayanlara cahil, bencil , kaba, saygısız ve saire sıfatlarla tanımlar ve kınar. Görgü kurallarına uymak diğer insanlara saygı göstermektir ve onların duygularına önem verdiğiniz mesajını göndermek demektir.Toplum hayatının düzenlenmesinde etkili olan genel görgü kurallarına uyan kişileri; terbiyeli, saygılı, nazik ve saire şeklinde nitelemek mümkündür. Bu kurallar toplumdaki uygarlık düzeyinin de göstergesi olabilir. İnsanın bencil, kaba düşüncelerden sıyrılarak, başkalarına karşı davranışlarını bir düzene koyması , onun duyarlı ve nazik olmasını sağlar. Bu da insanların birbirleriyle olan ilişkilerini sağlıklı ve tutarlı olmasına neden olur. Görgü kuralları, bir toplumun ayrı ayrı bölgelerinde farklı olduğu gibi değişik uluslarda da farklılıklar gösterir. Dış görünümle güç elde edebileceği ancak bu yeterli değildir. Dış görünümün mutlaka, iş dünyasında ve toplumda kendini uygun bir sunma şekli ile desteklenmesi gerekmektedir. Kibar tavırlar; iyi terbiye, zeka ve eğitim, toplum ve işle ilgili şartlara hassas olmanın göstergesidir. Uygun dış görünüm ya da giysi, kapıdan geçmenizi sağlar. Yerinde tavırlar ve görgü kuralları, bir yere ait olduğunuzu gösterir. Aslında bir çoğumuz, burada bahsedilen şeyleri zaten biliyoruz, ama genellikle bunların öneminin farkında değiliz. Başarılı insanların çoğu, düzgün görünüm ve görgü kurallarının, doğru kullanıldığında sadece hayatta kalma mücadelesinde güç vermekle kalmayıp, yukarı doğru tırmanmada gerçek bir avantaj sağlayan kişisel ilişkileri kolaylaştırdığını çabuk kavramışlardır Kuralların faydaları nelerdir; 1-Kurallar belirsizliği azaltarak öngörülebilirlik ve istikrar sağlar, 2-Kurallar insan davranışlarına denetim ve sınırlama getirirler, böylece insanı ve çevresini o insanın zaaflarından (zayıf yönlerinden) ve hatalarından korurlar. 3-Kurallar bireyi özgür kılarlar, çünkü neyi özgürce yapabileceklerini, neyi yapmaları halinde kimsenin karışamayacağını belirler. |
| |
| | #3 (permalink) |
| | --Hoşgörülü ve iyimser olmak; --Eleştiriyi yerinde ve zamanında yapmak; --Olgun bir kişiliğe sahip olmak, olgun davranmak (yaşına uygun olgunlukta olmak); --Giyime önem vermek, Giysinin mevki yer ve zamana uygun olmasına özen göstermek; --Başkalarını rahatsız edici davranışlardan sakınmak; --Ziyaretin kısa ve zamanlı olmasına özen göstermek; --Oturuş ve kalkışlarda hareketlere özen göstermek; --Gerektiğinde özür dilemesini bilmek; --Özel konuşma yapanların yanına gitmemek; --Verilen sözü tutmak; --Uygun olmayan el ve sözlü şakalardan kaçınmak; |
| |
| | #4 (permalink) |
| | --Kadın ve erkek kendisine uygun kıyafet seçmelidir. Bulunduğu yer veya toplumun kabul etmeyeceği kıyafetleri giyinmekten kaçınmalıdır. --Kıyafet seçerken kişinin yaşı, fiziki yapısı, cinsiyeti, mesleği gibi hususlar dikkate alınmalıdır. --Otel, kamp, spor alanı ve tatil köyü gibi yerlerde de toplumu rahatsız etmeyecek uygun kıyafetler giyinmelidir. --Çalıştığı iş yerinde sade giyinmeye özen göstermelidir. --Önemli toplantılarda; toplantının yerini, zamanını ve özelliğini dikkate alarak uygun kıyafetle gidilmelidir. --Misafir karşılama veya kabul etme sırasında da uygun kıyafet seçip giyinmelidir. --Giydiği elbise, gömlek, kravat, ayakkabı, şapka gibi eşyalar arasında uyum sağlanmalıdır. --Sökük, yırtık, ütüsüz elbise, boyasız ayakkabı giyilmemelidir. |
| |
| | #5 (permalink) |
| | Görgü Kuralları 4 -Konuşma --Samimi, güvenilir, sakin ve doğal davranışlar içinde olun; --İletişim hem beden hareketlerini hemde sözlü ifadeyi kapsar. Konuşurken karşınızdaki insana bakın ve kollarınızı kavuşturmayın (kızgınlık ifadesi). --Eğer utangaç biriyseniz bunu kabul etmekten ve söylemekten çekinmeyin. Dürüstlük insanların rahatlamalarını sağlar. --Normal hızda konuşun ne çok hızlı ne çok yavaş. --Konuşmayı bitirirken geçerli bir neden öne sürün ve kişi ile konuşmaktan keyif aldığınızı belirtin. --Karşınızdakine iltifate ederken içten ve samimi olun. Karşılaştırma yada değerlendirme yapmamaya özen gösterin; örneğin, "Kazağının ne kadar eski olduğu düşünülürse gayet iyi duruyor ." --İltifat aldığınızda fazla alçak gönüllü olmayın ve iltifatın gerekmediğini açıklamaya çalışmayın. Basit bir "teşekkürler" hem yeterli hemde kibarcadır. --Birisini eleştireceğiniz zaman karşınızdaki insanın duygularını göz önünde bulundurun ve kişi ile özel olarak konuşmaya özen gösterin. Yakıştırma yapmaktan kaçının ve sorunu kişiselleştirmeyin --Birisi sizi eleştirdiğinde sakin olun. Savunmaya geçmemeye özen gösterin. Eğer kişi sizi insanların içinde ve kabaca eleştiriyor ise içgüdüsel olarak reaksiyon göstermek isteyebilirsiniz fakat en iyisi basitçe "Düşünceni özel olarak bana iletmeni tercih ederdim" deyin. --Her zaman "Lütfen" ve "Teşekkür ederim" demeyi unutmayın --Öksürüken yada esnerken ağzınızı kapatmayı unutmayın ve hemen elinizi yıkamaya özen gösterin. Bu hem görgü kuralı hemde temizlik kuralıdır. --Muhatabın düzeyine göre uygun hitaplar seçilmesi, sert ifadelerden kaçının. --Argo sözcüklerin kullanmayın; --Yeni tanışılan kişilere karşı mesafeli davranın; --Yüksek sesle ve hızlı konuşmayı tercih etmeyin; --Muhatabın kültür seviyesine uygun bir dil kullanın; --Davranışlarınız söylenenleri doğrular nitelikte olsun; --İncelenip kesin bilgi edinilmemiş konularda, kessin söz söylemeden kaçının; --Kendinizden çok söz etmeyin, --Muhataba da konuşma hakkı tanıyın ve bunu davranışlarla da gösterin; --Çeşitli konuşmalardan öğrenilen sırların saklayın; her yerde kullanmayın; --Topluma karşı yapılan hitapların etkili olması için önceden gerekli hazırlıkların yapın; --Toplumca yanlış anlaşılabilecek konuşmalardan kaçının; --Konuyu dinleyenleri etkileyecek şekilde anlatın, gerektiğinde kısa sorular sorarak dinleyenlerin dikkatlerini toplamasını sağlayın ve konuşmaları beklenen sonuca götürecek şekilde bitirin; --Tutarsız, kuşkulu, çekingen, kararsız davranışlarla dinleyicileri sıkmaktan kaçının; |
| |
| | #6 (permalink) |
| | Görgü Kuralları 5 Karşılama, Selamlaşma: --Tanıdık iki kişinin, sokakta karşılaşmaları halinde birbirlerini selamlamaları, yolu işgal etmeden bir kenara çekilerek konuşmaları veya yolda yürüyerek konuşmalarını sürdürmeleri uygun olur. --Selamlaşma sırasında abartılmış konuşma ve davranışlardan kaçınmak gerekir. --Devlet büyüklerine (cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, vali gibi) karşı bir saygı ifadesi olarak yolda geçerken veya karşılaşılan herhangi bir yerde baş eğilerek selam verilir. Aynı şekilde törenlerde de bayrağımız, büyük bir gururla ayakta selamlanır. --Selamlaşma; baş eğilerek, el kaldırılarak, şapka çıkartılarak olduğu gibi sözle de olur. Birisiyle sabah karşılaşıldığında, günaydın, akşam karşılaşıldığında iyi akşamlar, seyahat sırasında karşılaşıldığında iyi yolculuklar demek suretiyle selamlanılabilir. --Gerek ilk tanışmada ve gerekse selamlaşma sırasında, özellikle erkeklerin dikkatli olması gerekir. Toplumumuzda genellikle kadın elini uzatmadıkça, erkeğin elini uzatması hoş karşılanmaz. --El sıkışmada, üst makamda bulunanların veya yaşlıların önce el uzatmaları, bunu gören alt makamlarda olan bayan veya bayların ellerini uzatarak tokalaşmaları genel görgü kurallarındandır. --Selamlanan kişinin yanında bulunanlar, selam vereni tanımasalar bile, selamlanan kişi ile birlikte selam almaları nezaket kuralıdır. --Erkeğin bayanı; gencin yaşlıyı; kıdemsizin kıdemliyi; gelenin orada bulunanları; ayrılanın ayrıldığı yerde kalanları selamlaması yaygın olarak kullanılmaktadır. --El sıkma sırasında, ne kuvvet denemesi yaparcasına fazla sıkılması, ne de elin uzatılıp bırakılması doğrudur. Doğru olan elin, muhatabın elini kavrayacak şekilde tutulmasıdır. El sıkmada soğuk davranmak, eli hiç kıvırmadan kaskatı uzatıp el sıkışmak, muhatap tarafından iyi karşılanmaz, hoşnutsuzluk yaratır. --Karşılama veya uğurlama sırasında kişinin, yüzünden tebessümü eksik etmemesi gerekir. --Bir grubu karşılama sırasında; grubu karşılayan kişi, karşıladığı gruptaki insanlardan bir kısmını tanımayabilir. Bu gibi durumlarda, tanıdık olan kişi veya kişilerin yanındakileri, karşılayan kişi ile tanıştırmaları gerekir. --Kalabalık yerlerde, tanıdıkların birbirleriyle selamlaşmalarına karşın, tanıdık olmayan insanların selamlaşması mümkün olmamaktadır. Ancak şehir dışında, tenha yerlerde ve iş için gidilen herhangi bir yerde karşılaşan insanların birbirleriyle selamlaşmaları yerinde olur. --Selamlaşma sırasında başkalarını rahatsız edici konuşma veya davranışlardan kaçınılır |
| |
| | #7 (permalink) |
| | Görgü Kuralları 6 Telefon Konuşmaları --Telefon eden karşıdakine kendisini tanıtmalıdır. --Sekreter aracılığı ile yapılan telefon görüşmelerinde astın telefonu üst makamda olana bağlanmalıdır. --Ölçülü ve nazik bir dil kullanılarak isteği uygun bir ses tonu ile anlatmalıdır. --Telefon konuşmalarında ahizenin dikkatli alınmalı ve yerine yavaşça konulmalıdır. --Sabah saat 10.oo dan önce akşam saat 22.oo dan sonra telefon etmemelidir (özel durumlar dışında). --Telefonda gizli konular konuşulmamalıdır. --Cep telefonları uygun olmayan yer ve zamanlarda kapalı tutulmalıdır. --Bir dükkanda satış elemanı size hizmet ederken, cep telefonuyla konuşmayın. --Cep telefonuyla konuşurken sesinizin volümünü ayarlamalısınız. |
| |
| | #8 (permalink) |
| | Görgü Kuralları 7 Yemek Masası Düzeni --Masada çatal sola, kaşık ve bıçak sağa yerleştirilir. Bıçak, kaşık ile tabak arasına konur. --Ayrıca, salata veya tatlı için çatal, balık çatalı, tatlı kaşığı, buzlu içecek kaşığı, çorba ve çay kaşığı kullanılabilir. --Salata ve çerez çatalı normal yemek ,çatalından kısa olup her iki işte de kullanılabilir. Salata yemekle beraber verilecekse çatal, yemek tabağının sol, yemek çatalının iç tarafına konur. Özel yemeklerde salata çatalı yemek çatalının dış tarafına konabilir. --Balık çatalı diğerlerine oranla daha kısa ve düz olup kaşığın sağ tarafına yerleştirillr. --Tatlı kaşığı, tatlı tabağı içerisine konur. Fakat daha önceden de masadaki yerine konabilir. --Çorba kaşıkları çorba tabaklarının sağ tarafında olup diğerlerine oranla en uzun saplı olanıdır. --Büyük servis çatal ve kaşıkları, servis masalarında servis edilecek yemek tabaklarında bulunur.Tabağınıza servisi kendiniz bunlarla yapmalısınız. -- En resmi masalarda bile üçten fazla çatal ve gene üçten fazla bıçak bulundurulmaz. Ancak gerektikçe kullanılacağı yiyeceklerle beraber servis yapılır. --Özellikle öğle veya akşam yemeklerinde, bütün konuklar için masaya önceden yerleştirilmiş bir servis tabağı bulunur. Bu tabak öteki tabaklara göre daha büyükçe olup, sonradan servis edilen tabaklar bunun üzerine konurlar. --Salata tabakları daha çok düz ve yuvarlak olurlar. özel yemeklerde yemek, salata ile aynı tabakta servis edilebilir. --Çorba, tatlı ve meyva tabakları, daima bir başka tabağın içinde servis edilir. --Sürahi, bıçakların üst tarafına konur ve su bardakları, konuklar yerlerini almadan doldurulur. --Şarap bardakları sürahinin sağına ve masanın kenarına yakın yerleştirilir. --Resmi yemeklerde sofraya oturduktan sonra tabağa el sürmek veya hele garsonun işini kolaylaştırmak için ona uzatmak görgüsüzlüktür. Konuk hizmet etmez. Konuklara hizmet edilir ve esasen bu maksatla davet edilmişlerdir. --Peçeteler resmi olmayan yemeklerde çatalların soluna, resmi yemeklerde servis tabağının içine konur. Masaya oturunca ev sahibesi, peçeteyi alır almaz siz de onu takip etmeli ve peçeteyi sağ üst köşesinden tutarak açıp dizlerinize yerleştirmelisiniz. Peçeteler kullanıldıktan sonra resmi yemeklerde tabağın sağına bırakılabilir. Özel yemeklerde kağıt peçete konmuşsa, bunlar tabağın sağına bırakılır. Kağıt peçeteleri elinizde buruşturup topaç haline getirmek ayıptır. --Yemekten sonra peçetelerin katlanması, ev sahibinden bir davet daha istediğiniz anlamına geldiğinden uygun değildir. Yemek esnasında masadan kalkmak gerekirse, peçete sandalye üzerine veya masanın size ait boş yerine bırakılabilir. Peçeteye ağzını, etrafa göstermeden silmeli ve peçetenin yağlanan veya kirlenen kısımlarını diğer konuklardan gizlemeye çalışmalıdır. --Çorba, tatlı ve meyva tabakları, daima bir başka tabağın içinde servis edilir. |
| |
| | #9 (permalink) |
| | --Tango ,vals ve milonga da çiftler pistte saatin tersi yönünde akarak ve boşlukları kullanarak hareket etmelidirler . --Eğer kalabalık bir pistte dans ediyorsanız , diğer çiftleri geçmeden , dans çizgisini bozacak şekilde adımlar atmadan ve önündeki çiftle arasını fazla açacak hareketler yapmadan dans etmeniz uygun olur. --Milongalarda yani dans gecelerinde pistte partnere birşeyler öğretmek ,hareket denemek ya da çalışmak uygun değildir.Çalışmak için başka bir yere gidilmesi ,çalışmaların pratik saatlerinde yapılması daha uygundur. --Müzikle akan bir piste aradan girmeye çalışmak , trafiğin en sıkışık olduğu zamanda aralara girmeye çalışmak gibi olur, pistte açık bir alan bulana kadar bekleyiniz dans çizgisinin arasına girmeye çalışmayınız. --Dansa davet… eden kişi; Dans etmek istediği kişiyle göz kontağı kurar, kaşlarını hafifçe havaya kaldırır veya başını eyerek pisti gösterir, kadın ise karşılık olarak hafifçe gülümseyerek ya da başını evet anlamında öne eyerek karşılık verir veya dansı kabul etmeyecekse göz kontağını görmemezden gelir, kafasını çevirir. Israrla gözgöze gelmeye çalışmak ise uygun değildir. -- Dansa davet… Amerikan metodu ile sorulabilir: Dans etmek istermisiniz? --Her iki tarafta birbirini dansa kaldırabilir. --Dans etmek istediğiniz kişi eğer daha yeni oturmuşsa, dansa davet etmek için biraz beklemek daha uygundur. --Teklifin reddi; Eğer göz kontağını kurmayı reddeder veya görmezden gelirseniz , dans etmek isteyen kişi sizin dans etmek istemediğinizi anlar. Yani göz kontağı kurmak ya da bundan kaçınmak niyetinizi belirtmek için yeterlidir. --Eğer dans teklifi sözle yapılırsa, gülümseyerek ya da gülümsemeden "- Hayır teşekkür ederim" denilebilir. --Dans etmek istemiyorsanız kibarca bir bahane bulup, "- Dinleniyorum" , "- Bu müzikte dans etmek istemiyorum" gibi şeyler söyleyerek konuşmayı bitirebilirsiniz. --Ama eğer o kişiyle daha sonra dans etmek istiyorsanız bunu muhakkak o kişiye söylemelisiniz... --Her zaman , her kim olursa olsun daha önce dans ettiğiniz bir kişi bile olsa dansı reddetme hakkınız vardır. --Çiftlerin birbirlerine yakın dans etmek için, sözlü veya fiziksel olarak zorlamada bulunması kaba bir davranıştır. --Partnerlerden herhangi biri açık veya kapalı tutuşla dans etmek için tercihini belirtme hakkına sahiptir, bunu söyleyebilir veya direkt tercih ettiği tutuş biçimini alarak bunu gerçekleştirir. Daha açık bir tutuşla dans etmek isteyen partnerin isteğine saygı gösterilmelidir. Ortaya çıkabilecek sıkıntı ve karışıklıkları önlemek için , dansa davet eden kişi de kabul eden kişi de karşısındaki kişinin stili ve dans tercihini, nasıl dans etmeyi tercih ettiğini hesaba katmalıdır. --Dansı sonlandırma; bittiğinde -Teşekkür etmek- dolaylı olarak dansı bitirmek istemenin nazik bir yoludur. Eğer dans etmeyi sürdürmek istiyorsanız, memnuniyetinizi bildirir başka birşeyler söyleyebilirsiniz. --Erkekler dans ettikleri kadını masalarına götürürler. --Eğer partnerinizin herhangi bir davranışında veya dansında sizi rahatsız eden bir şey olursa tandanın bitmesini beklemeden hatta şarkının ortasında oturmak isteyebilisiniz. |
| |