KAYIT OLMAK İÇİN TIKLAYIN

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
FORUM PORTAL BLOGLAR ANA SAYFA OYUN SALONU ALBÜMLER R.GALERİSİ Yazım Kuralları (TDK) Radyo ve TV

Geri git   UMuDuN DoĞDuĞu NoKTa >
♥.¸¸.♥EDEBİYAT BÖLÜMÜ♥.¸¸.♥
> ŞİİRLER ve ŞAİRLERİMİZ > Şairlerimizden Şiirler > T,U,V > Ümit yaşar OĞUZCAN


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06-12-2007, 22:55   #1
Standart Ümit Yaşar Oğuzcan

22 Ağustos 1926 tarihinde Tarsus’ta doğdu. Eskişehir Ticaret Lisesi’nden mezun oldu. Otuz yıla yakın bankacılık sektöründe çalıştı. İstanbul’da kendi adını taşıyan sanat galerisi kurdu.

Şiire 1940’da Yedigün şairleri arasında başlayan şairin toplam 50 eser yayınladı. Şiir plakları, şarkı sözleri ve yergileriyle tanınan Oğuzcan, günümüzün en popüler şairlerindendir. Genellikle Faruk Nafiz Çamlıbel duyarlılığında ve aşk, ayrılık, özlem temaları ekseninde çoğalttığı şiirini, 1973’te büyük oğlu Vedat’ın ölmesi üzerine, hayatın boşluğu, ölüm ve acı gibi derinliklere, öz ve biçim yoğunlaştırmalarına yöneltti. Şairlik başarısını, daha etkili, aruzla yazdığı rubailerinde gösterdi. 4 Kasım 1984 tarihinde öldü.

ESERLERİ

İnsanoğlu (1947), Dolmuş (1955), Aşkımızın Son Çarşambası (1955), Bir Daha Ölmek (1956), Kör Ayna (1957), İki Kişiye Bir Dünya (1957), Beni Unutma (ilk yedi kitabından seçmeler, 1959), Karanlığın Gözleri (1960), Akıllı Maymunlar (1960), Seninle Ölmek İstiyorum (1960), Üstüme Varma İstanbul (1961), Sahibini Arayan Mektuplar (1961), Yeni Dünya Rekoru (1961), Sevenler Ölmez (1962), Çigan Gözler (1962), Ötesi Yok (1963), Hüzün Şarkıları (1963), Bir Gün Anlarsın (1965), Sadrazamın Sol Kulağı (1965), Mihribana Şiirler (1965), Taşlar ve Başlar (1966), Seni Sevmek (1966), İnşallahla Maşallah (1966), Toprak Olana Kadar (1968), Göbek Davası (1968), Ben Seni Sevdim mi (1968), Halktan Yana (1969), Aşk mıydı O (1969), Önce Sen Sonra Ben (1971), Rubailer (1972), Yalan Bitti (1975), En Eski Yalnızlığımdın Sen Benim (1978), Dikiz Aynası (yergi şiirleri, 1982),
Acılar Denizi (1977) isimli kitabı, son kitabı dışında bütün şiirlerinden seçmeler kitabıdır. Diğer seçme şiirler kitabı Şiirle 40 Yıl (1982) adını taşıyor. Bütün Şiirleri Özgür Yayınları’nda basılıyor (4 cilt, 1982-1984).





Ümit Yaşar Oğuzcan'ın Şiirleri


>> 50 Yaş Şiiri

>> Acılar Denizi

>> Adak

>> Affet Beni Dünya

>> Ağıt

>> Andıkça

>> Anılarda Yaşarken

>> Arayış

>> Aşka Dönüş

>> Aşk Heykeli

>> Aşk Mıydı O?

>> Aşk Şairi

>> Aşktı O

>> Ayrılanlar İçin

>> Ayrılık Günü

>> Ayrılırken

>> Bana Bir Şarkı Söyle

>> Bekleyenler İçin

>> Ben Bir Eylül Sen Haziran

>> Benim Korkum Ölüm Değil

>> Beni Unutma

>> Ben Orada Sen Burada

>> Ben Seni Sevdim Mi?

>> Beşinci Mektup

>> Beyaz Güvercin

>> Bildiğim Bir Şarkı Var

>> Bırakma Beni

>> Bilir Misin?

>> Bir Ayrılık Gününde

>> Bir Çıkmaz Sokakta

>> Bir Gece Ansızın Gelebilirim

>> Bir Gün

>> Bir Gün Anlarsın

>> Bir Gün Kapına Gelsem

>> Birgün Seni Sevdiğimi Anlarsın

>> Bir Yalandır Sevmek

>> Bir Yerde Ölüm Güzel Oluyor

>> Bitmeyen Sarhoşluk

>> Çıkmaz Sokak

>> Çok Geç

>> Çok Sevmek

>> Dağ Rüzgarı

>> Değer Mi?

>> Deliler

>> Derinlerde

> Diyebilseydim

> Dost Bildiklerim

>> Dost Koşması

>> Dostlar Seni Unutur Mu?

>> Düş'le Gerçek Arasında

>> Erkekler De Ağlar

>> Flört

>> Galata Kulesi

>> Gel Beraber Ağlayalım

>> Gerçekten Sevmek

>> Giden Bir Ömre Gazel

>> Giden'e

>> Giden Gençliğe Gazel

>> Gidişin

>> Gözlerde Sevişmek

>> Gözlerim Gözlerinde

>> Güller Ağlardı İçimde

>> Güllerin Ağladığı Saat

>> Gün Batımı

>> Hatırla

>> Hatırlama

>> Hatırlar Mısın?

>> Her Gün Seninle

>> Her Sabah Seninle Başlar

>> Hüsamettin İncir Ağacımı Getir

>> Islak Gül

>> İmkansız Şeyler

>> İnandık Geleceğine, Yaşadıksa

>> İnsan Bir Kere Ölür

>> İnsanoğlu

>> İstanbul

>> İstanbul Işık Işık

>> İşte Ben

>> Kanser

>> Karanlık Aman Vermiyor

>> Kavuşma Günü

>> Kekeme

>> Kimbilir

>> Kirli Çağ

>> Kum

>> Kurşun Yarası

>> Mektup

>> Mektup II

>> Milyon Kere Ayten

>> Ne Demek

>> Neden Sonra

>> Ne Yapsam Neylesem Ne Söylesem

>> Orhan Veli'nin Ardından

>> Otuz Beş Duvarı

>> Ölüm Gelmişse

>> Ölümdü O

>> Ölüme Çağrı

>> Ölüme Gazel

>> Ötesi Yok

>> Resim

>> Resimler

>> Rıhtımda

>> Sen Ağlama

>> Sen Aşk Nedir Bilmezdin

>> Senden Öncesi Yoktu

>> Seni Arıyorum

>> Seninle Ölmek İstiyorum

>> Sensiz Olmak

>> Sensizliğe Sone

>> Sen Üzerinde Nice Şafakların Söktüğü

>> Serenad

>> Sessizce Ölmek

>> Sevdalar Böyle Başlar

>> Seven Bir Kadın İçin Sone

>> Sevenler İçin

>> Sevgi Çıkmazı

>> Sevgi Şiiri

>> Sevmek

>> Siyah Mermer İşleyenler

>> Son Liman

>> Son Mektup

>> Söylence

>> Şiiristan

>> Tatlı!..

>> Tesbih

>> To Be Or Not To Be

>> Toprak Olmaz Bende Tenden Başkası

>> Tükeniş

>> Umutların Bittiği Yerde

>> Unutamamak

>> Unutamıyorum

>> Unutma Ki

>> Uzuyor Yıllar Gibi Dakikalar Sen Yoksan

>> Ümit

>> Ümitsiz Aşklar İçin

>> Yabancı

>> Yağmurcu

>> Yalnız Kadın

>> Yanan Gül

>> Yarınlara Açılan Pencere

>> Ya Sensizlik Ölmekse

>> Yaşanmamış Hatıralar

>> Yaşayan Ölü

>> Yıkık

>> Yıkılış

>> Yokluğun Her Dakika Ölum Demek Gitme Kal

>> Yorgun Savaşçının Şiiri

>> Yüz Yıla Mahkum

>> Zaman İçinde
View ORYoDaüyenin resim albümleri ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-12-2007, 22:55   #2
Standart

BANA BİR ŞARKI SÖYLE

Özledim sesini ne olur konuş
Bir gül açtır zamanların ötesinden
Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel
Gök mavisinden, deniz mavisinden
Bana bir şarkı söyle
İçimde bir şey kımıldıyor
Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum
Bir baksana ne haldeyim deli divane
Yaralıyım, çaresizim umutsuzum
Bana bir şarkı söyle
Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt
Dökül karanlığıma ışıklar gibi
Al beni, en uzaklara götür
Sesin, aksın içimde bir pınar gibi
Bana bir şarkı söyle
Bütün renkleri kat birbirine
Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan
Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi
Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan
Bana bir şarkı söyle
Yağan kar nasıl hazin yağar bilirsin
Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
İşte öyleyim, kapkarayım bugün gel
En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
Bana bir şarkı söyle.
.

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN



BELKİ BİR GÜN DUYARSIN DİYE

Bu nasıl sevgi böyle?
Bu nasıl tutku?
Bu nasıl özlem?
Ne zaman gözlerini görsem
Bir çoğalıyorum, bir eksiliyorum

Mutluyum varsın diye
Al uzattım ellerimi
Seni sarsın diye
Ceylanım! Belki bir gün duyarsın diye
Çıkmışım bir dağ başına sana türkü söylüyorum

Ne güzel ellerin var incecik
Ne güzel saçların var sapsarı
Anlasana o yalansız gözleri
O kirpikleri, o dudakları
Düşündükçe baştanbaşa özlem kesiliyorum

Al desem, sana ömrümü versem
Korkarsın, alamazsın ki
Dur desem, kaçarsın yine ceylanım
Gül desem, ağlarsın
Gel desem, gelmeyeceksin, biliyorum

Bu engeller bana göre değil oysa
Ben bu dağları aşarım
Geçerim bu denizleri, korkma
İşte düştüm yollara
Dur, bekle beni, geliyorum

Sevmek inancım, tutkum benim en eski
Dağıtsam dünyalara yeterdi bu sevgi
Düşünsene, anlasana ceylanım
Sen yoksan ne farkeder ki
Ha öyle ölmüşüm, ha böyle ölüyorum


ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
View ORYoDaüyenin resim albümleri ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-12-2007, 22:56   #3
Standart

ARAYIŞ


Bir tas zehir verin bana içeyim

Tek unutmak için acılarımı

Baksana; kırdılar kapılarımı

Yağmalandı kalbim, ömrüm, herşeyim

Kurşuna dizdiler anılarımı

Yenik düştüm bu savaşta neyleyim

Bir mezar nasılsa işte öyleyim

Unuttum en güzel şarkılarımı

Gündüzü yok upuzun bir geceyim

Yitirdim umut kırıntılarımı

Sevgimi, neşemi, bütün varımı

Çaresiz bir yokluğun içindeyim

Gömdüm içime yıkıntılarımı

Arıyor bir yarım öbür yarımı

Ümit Yaşar OĞUZCAN






BİRGÜN ANLARSIN

Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya,
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar ne yastık.
Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık.
Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine.
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu.
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin.
Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için,
Vurursun başını soğuk taş duvarlara.
Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın.
Duyarsın,
Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin.
Niçin yaratıldığını.
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini.
Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini.
Boşuna geçip giden günlerine yanarsın.
Dolar gözlerin, için burkulur.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların.
Sevilen gözlerin erişilmezliğini.
O hiç beklenmeyen saat geldi mi?
Düşer saçların önüne, ama bembeyaz.
Uzanır, gökyüzüne ellerin.
Ama çaresiz,
Ama yorgun,
Ama bitkin.
Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın.
Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın hayal kurmayı;
Beklemeyi, ümit etmeyi.
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi.
Lanet edersin yaşadığına...
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.
O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden.
Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın
.

İMKANSIZ AŞK
Falcı kadın yalan söylüyor yalan
Bizi birbirimiz için yaratmış Tanrımız
Nasıl mümkün değilse
Yıldızları toplamak gökyüzünden
Öylesine imkansız bir şey aşkımız

Kurudu gölgesinde oturduğumuz ağaçlar
Bahçelerde sevdiğin çiçekler kalmadı
Sadece hatıralarda ebedi olan
Vazgeçemediğimiz, unutamadığımız
Onlar bile bize yar olmadı

Unut benden kalan ne varsa
Unutmak tesellidir yalnızlığın
Güneşi bir kadeh şarap gibi içip
Delicesine sarhoş olmak
En güzel tarafı imkansızlığın

Ümitlerimiz fırtınalı denizler ortasında
Bir hurda teknedir şimdi
Dalgalar dünden daha zalim
Rüzgar daha hoyrat
Ne bulut var ufuklarda ne gemi

Mevsimler toz pembe değil
Gündüzler gecedir, geceler zindan
Güneşin doğmasını beklemek boşuna
Boşuna artık medet ummak
Taş kalpli zamandan

İnan ki! Kırılmış bir ayna gibi
Paramparça, kırık dökük aşkımız
Çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü
Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü
Büyük aşkımız
View ORYoDaüyenin resim albümleri ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-12-2007, 22:56   #4
Standart

BİR AKŞAM GETİR BANA...

Bir akşam getir bana,
Bütün akşamlardan farklı
Hançerle güneşi batır deniz kan rengi olsun
En güzel yerinde değişen ufkumuzun
Yaşayalım, eskiden duyduğumuz masalı

Zamanlar kalleş şimdi, herşey artık bir oyun
Manzaralar hüzünlü insanlar ağlamaklı
Bir akşam getir bana, gizlice ve en saklı
Saatleri birer birer dudaklarında sun

Günler; şimdi kırık bir cam parçası, boyalı
Gel dinle, telleri ses vermiyor ruhumuzun
Biz bu şehirin gürültüsünde kaybolalı

Bir akşam getir bana, yaklaş, sessizce soyun
Baksana perdeler inik, kapılar kapalı
Sus! Akşamla gelişini kimseler duymamalı


ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN





ACILAR DENİZİ

Ben acılar denizinde boğulmuşum
İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
Duyarım yosunların benim için ağladıklarını

Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını
Bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle
Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını

Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma
Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek
Baksana;herkes içime dökmüş artıklarını

Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse
Yılların içimde bıraktıklarını
...
View ORYoDaüyenin resim albümleri ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-12-2007, 22:57   #5
Standart

Ayrılık Günü

Ben nice ayrılıklar gördüm ömrümce
Kuşlar gördüm; kırılmış kolu, kanadı
Ayrı düşmüş sevdiğinden kuşlar gördüm
Hiç bir ayrılık bana bu kadar komadı

Ayrılığın bir ağrıdır vurur şakaklarımda
Ve büyür gözlerimde bir okyanus kadar
Derinden ses verir içimde bir tel
Sonra, birdenbire kırılır, kopar

Yeryüzü çekilir altından ayaklarımın
Geçer başıma çöken bir tavan gibi gökyüzü
Durmadan çalınır kulaklarımda
Şarkıların en hüzünlüsü

Seni alıp uzaklara giden otobüs
Benim üzerimden geçer hışımla
Devrilir, bakakalırım ardından
Bir sel gibi akan gözyaşımda...

Artık ne yapsam boş, teselliler faydasız
Karanlık gitgide en derinlere çeker beni
Çaresiz, bütün sokaklarında bu şehrin
Böyle perişan beklerim dönmeni

Dolaşır birbirine yorgun ayaklarım
Ellerimi koyacak bir yer bulamam
Nereye gitsem, en koyusu acıların
Ne yana baksam, çıldırtan bir akşam

İstemem ben bu ömrü, bu talihi istemem
Böyle durup durup senden ayrılmak varsa
Orada bir mezar kazılır benim için
Ayrılığın nerede başlarsa.

Ümit Yaşar Oğuzcan
















BEYAZ GÜVERCİN

Süzülüp mavi göklerden yere doğru

Omuzuma bir beyaz güvercin kondu

Aldım elime, usul usul okşadım

Sevdim, gençliğimi yeniden yaşadım

Bembeyazdı tüyleri, öyle parlaktı

Açsam ellerimi, birden uçacaktı

Eğildim kulağına; dur, gitme dedim

Hareli gözlerinden öpmek istedim

Duydum; avuçlarımda sıcaklığını

Duydum; benden yıllarca uzaklığını

Çırpınan kalbini dinledim bir süre

Ve uçmak istedim onunla göklere

Ak güvercinin iri gözleri vardı

Güzelliğinden fışkıran bir pınardı

Soğuk sularından içtim, serinledim

Çağlayan bir nehrin sesini dinledim

Belki buydu sevmek, hayat belki buydu

Işıl ışıldım, gözlerim dopdoluydu

Bir name yükseldi sevinçten ve hazdan

Bir name yükseldi güzelden, beyazdan

Uzattı sevgiyle pembe gagasını

Birden öğrendim hayatın manasını

Kaderde sevgiyi sende bulmak varmış

Seninle bir çift güvercin olmak varmış.


Ümit Yaşar Oğuzcan

HATIRLAMA

Ne zaman elime bir kalem alsam
Sana seslenmek geliyor içimden
Güzelliğini hatırlıyorum bir yaz günü
Yine gemiler geçiyor uzaklardan
Biz yosun kokulu rıhtımlarda el ele
Şehirlerden İstanbul, aylardan temmuz

Ne zaman elime bir kalem alsam
Geçmişi seninle yeniden yaşıyoruz
Ne zaman elime bir kitap alsam
Hep seni okuyorum inanır mısın
istiyorum seni anlatmalı bütün romanlar
Sevilen kadın hep sen olmalısın.

Ne zaman elime bir kibrit alsam
Yine İstanbul'u yakmak geçiyor aklımdan
Bu sensiz sokakları, bu evleri
Bu plajları bu denizleri
Sensiz kaldığım bu şehri tüm yakasım geliyor
Yine alev alev bir istanbul düşünüyorum
Ve çaresiz yaktığım bütün sigaraların
Dumanlarında seni görüyorum.

Ne zaman elime bir fırça alsam
Yüzünü çiziyorum kapılara, duvarlara
Bir bir hatırlıyorum bütün hatlarını
Gözlerini dudaklarını saçlarını
Baktığım her yere gölgen düşüyor
Dokunduğum her şeyde senin sıcaklığın
Sonra dağlar, denizler giriyor aramıza
Gitgide büyüyor uzaklığın
Ne zaman elime bir kadeh alsam

Delicesine sarhoş olmak istiyorum
İçkiler seni hatırlatıyor yine
Kırıyorum birbiri ardınca kadehleri
Artık hiç bir şey kâr etmez biliyorum
Ne dost, ne içki, ne aşk, ne kadın
Gözlerimde yıllardır eşsiz olan
Değişmeyen bir sen varsın

Ne zaman elime bir ayna alsam
Gözlerimden korkuyorum, bakışlarımdan
Bu seni unutamayan benden korkuyorum
Uçurum çizgiler, kara gölgeler
Bir sonun belirtileri yüzümde yer yer
Karşımdaki yüz sefil bir akşam
Hep sana sesleniyorum duyuyor musun
Ne zaman elime bir kağıt alsam.

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN -
.................................................. .............................

ADAK

Sana şiirler okuyacağım, gitme
Güneşler doğacak yalnızlığımdan
sana bir ışık getireceğim
Büyük aydınlığımdan

Sana bir dolu umut getireceğim
Küçük ellerine sığmayacak
Sana Afrika gecelerini getireceğim
Sımsıcak

Sana çiçekler getireceğim
Bozulmuş güz bahçelerinden
Sana bir serinlik getireceğim
Yağmur tanelerinden

Sana avuç avuç yıldız getireceğim
Güneşimden başka
Sana engin denizlerin maviliğini getireceğim
Köpük köpük dalga dalga

Sana bir rüzgar getireceğim
Dağlardan, tepelerden
Gitme, sana zamanı getireceğim
Zamanın bittiği yerden.


Ümit Yaşar Oğuzcan-

View ORYoDaüyenin resim albümleri ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-12-2007, 22:59   #6
Standart

BEN SENIN EN COK

Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili

Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak

Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil

Ben senin en çok gülüşünü sevdim
Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman

Ben senin en çok davranışlarını sevdim
Güçsüze merhametini, zalime direnişini
Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini

Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
Tüm çocuklara kanat geren anneliğini
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini

Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN









Ben senı sevmedım kı
Sadece benı etkılemenı sevdım yalnız gecelerımde
Ben senı sevmedımkı yollara dusupte arkandan gelen
Sadece ben senın yalın olmanı sevdım

Ben senı sevmedımkı
Gecelerı benle bırlıkte nobet tutan
O gozlerını sevdım
Aglamaktan kan canagına donen
Sabahlara dek

Ben senı sevmedımkı
Benımle bırlıkte olume gıden ayaklarını sevdım
Benı yalnız bırakmayan

Ben senı hıc sevmedımkı
Ben sende gızlı olan cocugu sevdım
Sadece benı dınleyen
Bana gulumseyen









BEN SENİ SEVDİMMİ

Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini

Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu

Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
Biri vardı ağlayan gecelerce
Biri vardı sana tutkun; o bendim

Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük
En solmayan güller açtı içimde
Ömrümü değerli kılan bir şeydin
Sen benim bozbulanık gençliğimde

Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim, ya sen beni



ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN








İNSAN BİR KERE ÖLÜR



Her bulunduğum yerde yitiriyorum seni

Yanıbaşımda olduğun oluyor kimi gün

Ya da ben oluyorum sessizce gözlerinde

Bir yaprak kımıldıyor hafiften

Bu sessizlik bir kasırga başlangıcı

Kükremeye hazırlanışı denizin

Bu, aslanların sarı, vahşi gözlerindeki ölüm parıltısı

Bu bir yerde erimek

Apansız yok olmak belki de

Ve sonra susmak, susmak yüzyıllar boyu

Beni unuttuğun bir uzak çizgide

Tuvale sürdüğüm boya değil artık

Kırmızı kan rengidir gözlerimin

En karadan daha kara yok

Oysa en beyazdın sen gecelerimde

O bana en yakın renkti tüy gibi

Buram buram sıcaklığını çizerdim duvarlara

Kokun bir tuhaftı çocuksu

Sonra katmerli bir gül gibiydi baygın

Gecenin en koyulaştığı o yerde

Düşerdi ellerime darmadağın.

Öten bir ishak kuşudur şimdi

Haber getirir ölümlerden, dinle

Yaşamak bir manga asker karşımda

Ateş etmeyin diyorum

Bir diyeceğim var

Gözlerimi bağlamayın

Son defa görmek istiyorum insanı

Göğü, güneşi, denizleri

Ve bu son ölümün olsun diyorum

Bir daha öldürmeyin beni.

Kibritim ıslak

Sigaram yanmıyor

Ne olur bir ateş verin

Bu ilk aldanışım değil

Bu ilk sönüşü değil umutlarımın

Ben bu denizin son kıyısıyım.

Bir cam kırıldı uzakta

Ta uzakta, içimde bir cam kırıldı

Bütün şiirlerim anlamsız şimdi

Resimler renksiz, şarkılar ruhsuz

Hiç bir şey artık avutamaz beni

Bakın, bir çağ devriliyor içimde sersefil

Son şair de kırdı son kelemini

İlk meşaleyi kim yaktı bu karanlıkta

Kimdi aydınlatan benim zindan gözlerimi

Sevilmek mi

O son artığı en ilkel çağların

Bir mağara duvarındaki en eski resim

Ya sevmek

Hiç sönmeden bir ömür boyu

O en güzel huy benimsediğim

Yıkıldıkça tutunduğum dal bu boşlukta

O en insancıl gerçeğim benim

Ben hep böyle yüzyıllar boyu sevdim

Çağlar boyu

Kopkoyu bir geceydi yaşadığım sevince

Ellerimi arardım, bulamazdım çoğu gün

Bir saklayan vardı beni

Bir tutan vardı

Sana yaklaşamazdım

Anlayamadığım korkular vardı içimde

Hep böyle seninle sensiz kalırdım ben

Bir kıvılcım sönerken

Bir yanardağ patlardı içimde.

Ko şimdi ben yalnız öleyim

Vur ellerimi ekmeğimi al

Tiksinir beni kim görse sensiz

Utanır yalnızlığım bana baktıkça

Aynalar mı

Hani nerdeler

Kimbilir kaç yüzyıl oldu kendimi görmeyeli

Adım mı neydi

Besbelli unutmuşum

Hadi vur

Hadi öldür

Kurtar beni ezilmekten çürümekten

Hadi gel, açtım kollarımı

Bir zaman

Ölmeye vaktim mi vardı seni sevmekten

Sen büyüyen bir sessizliktin içimde

Beni ben eden en duru ırmaktın

En güzeliydin mozaiklerin

Seninle maviydi gökyüzüm

Çiçeklerim sende yeşerirdi

Sen bambaşka bir evren yaratırdın

Sularımdan Güneşimden rüzgarımdan

Bak! Nasıl da her şey değişiverdi apansız

Şimdi bu karanlıklarda yapayalnız

Mavi mavi bir resim ağlar duvarlarımdan

Ben bir tohumum

Al beni toprağa ek yeniden

Neredesin hani ne oldun

Antik bir kadın başı mıydın

Yoksa bir deniz miydin eskiden

Yosunların kurudu mu öldü mü balıkların

Hani bir Nefertiti yaşamıştı eski Mısır'da

Yoksa o muydun sen

Hadi, anlat bana neydin

Belki de uzak belirsiz bir noktaydın sen

Öyküme girmeseydin

İnsan bir kere ölür

Her gün ölen umutlarımızdır içimizdeki

Paramparça olmuş sevgilerdir

Her aldanış

Yeni bir aldanışa hazırlar bizi

Zamanla renkler değişir

Donuklaşır anılar

Silinir üstümüzden

Güzel olan ne varsa

Görür içindeki bütün hayallerin olduğunu

İnsan yaşarsa.

Ve bir gün insan da ölür

Çimen gibi yaprak gibi

Sarsılır yeryüzü yerinden

Devrilen koca bir ağaçtır sanki

Durur atışları yorgun kalbimizin

El, ayak kesilir

Göz ölür, dudak ölür, kan ölür

Susar ta içimizde

Yıllardır çalan çalgı

Bütün teller ses vermez olur

Acılar diner

Ve bir gün biter bu çirkin oyun

Perde iner...


ümit yasar oguzcan
.................................................. .............................

HER SABAH SENİNLE BAŞLAR



Önce gözlerin girer odamdan içeri

Sonra ellerin, saçların dudakların

Bir bir hatırlarım

Her sabah senin olan ne varsa

Yüzüm aydınlanır

Şarkılar söylemek gelir içimden

Yakında bir kuş öter

Uzaklarda bir tren sesi

Sonra kornalar, çocuk ağlamaları

Vapur düdükleri

Sesler bir uğultu halinde yükselir büyük şehirlerden

Ve alışılmış bir yaşamaktır çöker omuzlarıma

Sarar benliğimi birden

Büyük, devamlı dalgalar halinde duygularım

Her sabah seninle başlar

Ve ben her sabah

Ta içimde bir ağrı gibi yokluğunu duyarım



Her sabah

Rezil insanlar bekler her köşebaşında beni

Yüzleri, yürekleri kadar kirlidir

Biri gider, biri gelir

Biri gider, biri gelir

Yakamda duygusuz iğrenç elleri

Ve soğuk gözbebekleri gözlerimde

O alışılmış yaşamak ki her sabah

İğreti bir elbise gibi durur üzerimde

Bir isyandır sarar içimi

Her şeyi üzerimden çıkarıp atasım gelir

Fakat insanlar, insanlar bırakmaz beni

Biri gider, biri gelir



Hep aynı ses, aynı şarkı

Aynı sağır gökyüzü

Dilsiz bir deniz

Kör bir düzen

Hep aynı kör döğüşü

Yalancı yüzler, aptalca bakışlar

O iki yüzlü selamlar

Hep aynı tempoda geçen manasız bir gün

Hep o değişmeyen puslu ikindi üstleri

Ve hep aynı yorgun, zoraki akşamlar

Ya o geceler satılmış, utanç dolu

Büyük avizelerin aydınlattığı sefil yüzlerimiz

Renkli kumaşlar, altın kol düğmeleri

Kristal kadehlerde kral içkiler

O hesaplı dostluklar

Satın alınmış sevgiler



Ben alışılmış şeyleri sevmem, bilirsin

Yaşamaksa dilediğim gibi yaşamalıyım

Sevmekse gönlümce sevmeliyim

Kendi ellerimle yazmalıyım alın yazımı

Ölmekse istediğim anda ölmeliyim

ve yaşıyorsam

Her şey bambaşka olmalı seninle

Alışılmış şeylerden öte

Yalanlardan, düzenlerden uzak

Yeter, yeter artık

Dönmesin o eski plak

Her şey gölümüzce olsun

Bulsun

Dilediği zaman ellerim ellerini

Paylaşalım seninle bütün geceleri

Sabahları, akşam üzerlerini

Görülmemişi görelim, tadılmamışı tadalım

Şarkılar söyleyelim kimsenin bilmediği

Yüzüm her zaman aydınlık olsun aydınlığında

Her zaman sevgiyle gülsün gözlerimin içi

Yeter artık, yeter

Kırılsın o çemberler

Sarsın her yanımızı bir yaşama sevinci

Ayrılıklar, kederler, gözyaşları bitsin

Bütün bir ömür boyunca

Seninle başlayan sabahlarım

Seninle sürüp gitsin.


ümit yasar oguzcan
View ORYoDaüyenin resim albümleri ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-12-2007, 22:59   #7
Standart

BİR GÜN KAPINA GELSEM



Bir karanlık geliyor yokluğunun ardından

Ne zaman güneş batsa bu son gecem diyorum

Vazgeç yalan dünyanın köhne saltanatından

Yetişir bunca keder, bunca elem diyorum

Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki

Dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski

Öylesine çözülmüş, öyle dağılmışım ki

Be ne bitmez ayrılık bu ne özlem diyorum

Beni çağırdığını bir defa duyabilsem

Avuçlarımda ateş, yorgun gözlerimde nem

Aşarak denizleri bir gün kapına gelsem

Başımı duvarlara vurup ölsem diyorum

ümit yasar oguzcan
.................................................. ...................


BİR YALANDIR SEVMEK



Doğurtan aldanır kişi

Bir yalandır yaşamak, ucuz

Kimbilir hangi ozanın söylediği

Bir yalandır ölmek kuşkusuz

Bizi hep aldattılar öyle ya

Hep yalan bu şeyler, hep yalan bu doğa

Ve en büyük yalan bir gün Allaha

Ödenecek can borcumuz

Peygamberler ki; o şom ağızlılar

Yalan söylediler, yalan yazdılar

Küfürler, dualar, ilahiler, şarkılar

Ne kadar da belli kör olduğumuz.

Güneş, deniz, yıldızlar, manzara

Nereye baksan tadımlık bir sofra

Geceler, düşler, kadınlar ve sonra

Bir yasak yemiş; tatsız tuzsuz

Eski bir bohçayız biz, yamalı yırtık

Açsalar içimizi boydan boya karanlık

Şu kirli paçavraları toplayın artık

İnanmak bir yalana bütün suçumuz

Düşün! Kim söylemiş bu yalanları

Hangi boşboğaz, hangi Tanrı

En iyisi sevmek yine insanları

Ki bi yalandır sevmek; sonsuz...


ümit yasar oguzcan












[Linkleri kayıtlı üyelerimiz görebilir. Kayıt olmak için TıKlaYıN...]

BEYAZ GÜL

seni arıyorum kalabalık caddelerde,
tanımadığım insanlar geçiyor, sen yoksun..
perişan hayallerimin başladığı yerde,
sana sesleniyorum, duyuyor musun?

beyaz güller açtı bahçelerde , sevdiğin..
ya o karanfil , baygın kokulu çiçek.
gel yalnızlık bahçeme beyazlar giyin,
anladım ki bu ömür sensiz geçmeyecek.

odamı süsleyen ellerini uzat,
hazzından dile gelsin bastığın halı..
açılsın sevincinden perdeler kat kat..
ışık ve ateş senin için yanmalı..

sonra çevir düğmesini, radyonun
sevdiğin musiki dolsun odama,
dinle şarkısını büyük koronun,
beni düşün! beni düşün ağlama..

içimden bir ses diyor ki sabret..
sonu gelecek bu yalnızlığın,
bütün aynalar gülecek elbet,
açılacak kapılar ansızın..

yalnız sen varsın beyaz gülüm,
evde bahçede ve sokakta,
bir eylül akşamı gördüğüm ,
o beyaz hayalsin uzakta..

yakınsın yalnızlık kadar,
uzaksın yakınmış gibi,
sensiz yaşadığım yıllar
bu kadar güzel değildi.

yeter.. gel artık yeter..
karanfiller açtı gel
kış bahçesinde , güller
beyaz güller açtı gel !!


ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN



BİR GÜN KALDI BİZE YAŞANACAK

Dün kopan bir yapraktı,düşen bir kuru daldı,
Bu günden güzel değil bulacağın yarında,
Aç ellerini bir bak yanan avuçlarında,
Dün gitmiş yarın yok bize bir bu gün kaldı ....

Bir bu gün kaldı bize birlikte yaşanacak...
Bir bu gün öyle güzel ve dopdolu özlemli ...
Dalından yeni kopmuş tomurcuk güller gibi ,
Bir bu gün her şeyiyle taptaze ve sımsıcak...


ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

[Linkleri kayıtlı üyelerimiz görebilir. Kayıt olmak için TıKlaYıN...]
View ORYoDaüyenin resim albümleri ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-12-2007, 23:00   #8
Standart

BEN YİNE GELECEĞİM

Kucağımda bir yığın
Meyvası ayrılığın,
Ben yine geleceğim
Benim küçük meleğim.
O ela gözlerinde
Parlıyacak bir inci,
Ve bütün sözlerinde
Kavuşmanın sevinci.

Gönle hasret sinecek,
Islanacak mendilim.
Fakat bir gün dinecek
Kalbimizin özlemi,
Ve bu küçücük gemi,
Açılacak engine
Geleceğim ben yine,
Sen üzülme sevgilim.

Çekip bütün günleri
Bir uzun sicim gibi.
İnan temiz meleğim
Böyle gittiğim gibi
Ben yine geleceğim.
Yalnız güzel çocuğum;
Dua et ki çok uzun
Sürmesin yolculuğum.




BEŞİNCİ MEKTUP

Ayrılık diye bir şey yok.
Bu bizim yalanımız.
Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun?

Güneş çoktan doğdu.
Uyanmış olmalısın.
Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi?
Öyleyse ayrılmadık.
Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.

Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.
Önce beklemekten.
Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.
İkisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.

Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar,
Sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini...
Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını,
Kanunlara saygı göstermesini,
İnsanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar.

Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.
Ya o? Ya o?
İnsanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat,
Çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor,
Saadet bekliyor yaşamaktan.

Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık.
Aradıklarının çoğunu bulamamış,
Beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak
Göçüp gidiyor bu dünyadan.

İşte yaşamak maceramız bu.
Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak
Ve yaşayıp beklerken ölmek!

Özleme bir diyeceğim yok.
O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası.
O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı.
O tek güzel yönü bekleyişlerimizin.

İnsanlığımız özleyişlerimizle alımlı,
Yaşantımız özlemlerle güzel.
Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin.
Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem.
Bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz.

Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam;
Seni özlediğim içindir.
Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni;
Seni özlediğim içindir.
Yaşıyorsam; içimde umut varsa,
Yine seni özlediğim içindir.

Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki!

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN













DİYEBİLSEYDİM

Anladım diyemem ki! Suçluyum
Belki ben anlatamadım sana kendimi
Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece
Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi
Her gün her dakika seni özlerdim
Bitmezdi kederim senin yanında bile
Susardım, gözlerime baktığın zaman
Mermer bir heykelin çaresizliğiyle
Oysa neler düşünürdüm sen yokken
Sana kavuşunca neler söylemek isterdim
Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi
Ayrılık başlayınca ben biterdim
En kötüsü beni koyup gitmendi
O öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz
Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde
Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz
Ve nice yıllar kovalardı birbirini
Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler
Bütün teselliler uzaklarda kalırdı
Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler
Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın, ve hiç gitmezdin, değil mi
Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim.

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN













ANDIKÇA



Ne zaman seni düşünsem içim ürperir

Seninle geçen her saat, her gün gelir aklıma

Bir akşam vakti gelir bir deniz kıyısı gelir

O eşsiz hatıralar bütün gelir aklıma

Ne yapsam unutamam yaşadığımızı

Sevgindi sevgilerin en yalansızı

Şimdi nerde bir gül görsem kırmızı

Dudaklarımı uzun uzun öptüğün gelir aklıma

Bir çıban büyürcesine ortasında gecenin

Dolar yüreğime hüznü seni sevmenin

Dünyada ne benim yerim var artık ne senin

Ağlarım başucunda ölümün gelir aklıma.


ümit yasar oguzcan
View ORYoDaüyenin resim albümleri ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-12-2007, 23:01   #9
Standart

DOST BİLDİKLERİM

Sanırdım gündüzdü onlarla gecem
İçimde ümitti dost bildiklerim
Ne zaman yıkılıp yere düştüysem
Bırakıp da gitti dost bildiklerim
Hepsi varken baharımda, yazımda:
Kışın bir burukluk kaldı ağzımda
Seneler senesi oysa gözümde
Cihana eşitti dost bildiklerim
Nerde o sözlere kandığım günler?
Her gülen yüzü dost sandığım günler
Acıdan kahrolup yandığım günler
Ta canıma yetti dost bildiklerim
Meydana çıkalı asil çehreler
Aydınlanmaz oldu artık geceler
Yalanlar tükendi, indi maskeler
Birer birer bitti dost bildiklerim
Korkar oldum bana *dostum* diyenden
Yoksa yok olandan, varsa yiyenden
Ne onlardan eser kaldı ne benden
Beni benden etti dost bildiklerim



GÖZLERİM GÖZLERİNDE

Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...
Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında
Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.
Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında...
Hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin,
Gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim!
Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim!
Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini,
O sakin o yalansız, o kuytu gözlerini

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN















ÇOK GEÇ

Israrına kandım diyemezsin, çok geç.
Bir anda inandım diyemezsin, çok geç!
Kor nerde ki? Bir baksana küller soğumuş...
Ateş gibi yandım diyemezsin, çok geç!

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
View ORYoDaüyenin resim albümleri ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-12-2007, 23:01   #10
Standart

BENİM KORKUM ÖLÜM DEĞİL



Geçen gün senin yanında aklıma ölümüm geldi

Sensizlik bir mızrak gibi saplandı kalbime

O son anı hatırladım, o seni koyup gidişimi

İlk defa bu kadar üzüldüm dünyaya geldiğime

Ölüm! kaçınılmaz sonuç o soğuk kelime

Bir gün ucuz bir fahişe gibi koynuma girecek

Yüzümde gezinecek pis ve iğrenç elleri

Korkudan büyümüş gözlerimde hayaller can verecek

Biliyorum üzüleceksin, ama bir gerçek

Bir yerde sevişmek gibi, bir yerde yaşamak kadar

Ne hazin sıcaklığımızın bizi terketmesi

Ve yüzümüze birbiri ardınca kapanan kapılar

Ergeç uzanır bir el son kampanyayı çalar

Anlarız kaçınılmaz anın geldiğini

Şehre bir bomba düşmüş gibi aynalar, camlar kırılır

İnsan arar da bir türlü bulamaz güzelliğini.

Kimse benim kadar bilemez ölümün rezilliğini

Seni koyup gitmenin hüznünü ben anlarım

Çünkü ben sende buldum kendimi, sende sevdim

Senin yanında seninle değerlendi zamanlarım

Ne acı gün kadehlerin boş kalması, şarkıların yarım

Mevsimlerin birbiri ardınca bir anda bitivermesi

Ansızın toprakla dolması gözlerimizin

Karnımıza o çirkin böceklerin girmesi

Kim bilir ölüm belki de bir çilenin sona ermesi

Belki güzeldir, şu sefil dünyaya boş gözle bakmak

Ne çare ki sen varsın, o dünyada sen varsın

Benim korkum ölüm değil, seni yalnız bırakmak
View ORYoDaüyenin resim albümleri ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Bookmarks

Etiketler
oğuzcan , yaşar , Ümit


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni mesaj gönderme yetkinizAktif Değil'dir
Mesajlara yanıt verme yetkinizAktif Değil'dir
Eklenti ekleme yetkinizAktif Değil'dir
Mesajınızı değiştirme yetkinizAktif Değil'dir

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz