UMuDuN DoĞDuĞu NoKTa  

Forum Portal Ana Sayfa R.Galerisi Oyun Salonu Radyo ve TV RADYOMUZ Yazım Kuralları (TDK)
Geri git   UMuDuN DoĞDuĞu NoKTa > EDEBİYAT BÖLÜMÜ > ŞİİRLER ve ŞAİRLERİMİZ > Şairlerimizden Şiirler > T,U,V > Ümit yaşar OĞUZCAN

Ümit Yaşar Oğuzcan

Ümit yaşar OĞUZCAN icinde Ümit Yaşar Oğuzcan konusu , BİLİR MİSİN? Tam sınırdan kaçarken vurulmak nedir bilir misin? Nöbetçiler ha gördü, ha görecek Parmaklarının ucu dikenli tellere değdi değecek... Ama... Bir adım daha atamazsın. Uzanıp tutamazsın; Göz pınarlarında donup ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06-13-2007, 00:02   #11

TUTSAK

Standart

BİLİR MİSİN?

Tam sınırdan kaçarken vurulmak nedir bilir misin?
Nöbetçiler ha gördü, ha görecek
Parmaklarının ucu dikenli tellere değdi değecek...
Ama... Bir adım daha atamazsın.
Uzanıp tutamazsın;
Göz pınarlarında donup kalır hayallerin
Planların, kaçışın, kurtuluşun
Ve deler sevgi dolu yüreğini
Sevgi bilmeyen bir kurşun.
Bir okyanus da boğulmak nedir bilir misin?
Batan bir gemiye el sallayamamak,
Oturup ağlayamamak,
Birkaç kulaç ötedeki
Bir tahta parçasını tutamamak,
Nedir bilir misin?
Sevmek nedir bilir misin?
Bir şeyler tutuşur yüreğinde kıpır kıpır
Bütün benliğini sarar, ısıtır.
Her gülüşte yeniden doğarsın
Ve bin kere ölürsün her iç çekişte
Nasıl anlatsam bilmem ki.
Yani 'sevmek' işte.
Duymak nedir bilir misin?
Duymak, ama anlatamamak
Çemberini kıramamak kelimelerin.
Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek
'Seviyorum' diyememek
Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin?

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN











BEN EYLÜL SEN HAZİRAN
Bir eylüldü başlayan içimde
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
Çimenler sararmıştı
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
Katar gidiyordu kuşlar uzaklara
Deli deli esiyordu rüzgar
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar

Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim
O heyheyler, o delişmenlikler neydi
Ne bu kadere boyun eğmişliğim
Ne bu acıdan korlaşan yürek
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım
Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım

Beni kötü yakaladın haziran
Gamlı, yıkık eylül sonuma
Bir ilk yaz tazeliği getirdin
Masmavi göğünle
Cana can katan güneşinle
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime
Çiçekler açtı dokunduğun
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer oldu güldüğün yerde

Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi
Oldurduğun yemişlerin ağırlığından
Dallarım yere değiyor
Güneşi batmadan saçlarının
Bir dolunay doğuyor bakışlarından
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma
Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık
Başım dönüyor, of başım dönüyor yaşamaktan
Ölebilirim artık

Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse
Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma
Baksana; parmak uçlarım ateş
Lavlar fışkırıyor göz bebeklerimden
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her çaresizliğe
Benimle uyu, benimle uyan
Birlikte varalım on üçüncü aylara

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN















Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim
O heyheyler, o delişmenlikler neydi
Ne bu kadere boyun eğmişliğim
Ne bu acıdan korlaşan yürek
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım
Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım



Güneş çoktan doğdu.
Uyanmış olmalısın.
Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi?
Öyleyse ayrılmadık.
Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.
ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsor Linkleri (Reklamlar)
Alt 06-13-2007, 00:02   #12

TUTSAK

Standart

50 YAŞ ŞİİRİ



Ne zaman baksam çevreme elli yıl sonra

Hep aynı gürdüklerim; bir keşmekeş, bir bozuk düzen

Bir lokma ekmek uğruna tükenmesi insanların

Yaşamak ve ölmek için hep aynı neden



Sefil doymazlık:ete, kana, paraya

Öylesi bir açlık ki eksilmeyen, bitmeyen

İnsan, ezebildiğince mutlu insan, oğul

Nereye gidersen git hep o tuzak, o dümen



Küçük hesaplarla kabaran büyük hesaplar

Ve değişmez çığlığı insanoğlunun: Ben, ben, ben!"

Sen yok musun? Onlar yok mu? Biz yok muyuz?

Nereye bu gidiş? Delicesine pupa yelken



Söyle neyi değiştirebilirsin ki tek başına

Yıldırırlar, sustururlar vururlar seni de hemen

Düşler bitmişse, gerçekler bir tokat gibi inmişse

Tek başına mutlu ol bakalım, olabilirsen



En güzeli sevmek diyeceksin insanları tümüyle

Usanmadan, bir şey ummadan, beklemeden

Ver, durmadan ver, eller uzanmış, baksana

Ver ki; kurulsun sofra, başlasın şölen



Bir yanda umutların, düşlerin, düşüncelerin

Bir yanda aldığını geri vermez koca bir evren

Bak! Bütün ağızlar yutmaya hazır seni

Bir noktadan, bir lokmadan başka nesin sen



Dönüp gerilere bakıyorum, bir de kendime

Elli yıl geçmiş, ha gün, ha yarın derken

Değişen birşey yok, bir şaşkın benden başka

İşte aynı yol, aynı kapı, aynı merdiven



Hani nerdeler? Kimi yitmiş kimi gitmiş dostların

Bir ak saçlı anan kalmış yolumu bekleyen

Sabah-öğle-akşam . . . Hep o tekdüze yaşam

Ve kırılmış bir kalple yorulmuş bir beden



İşte böyle geçti yıllar. bozbulanık

Ben sevdim, ben ağladım, başkalarıydı gülen

Ne zaman uzattıysam ellerimi, parçalandı

Mutluluk serseri bir mayındı denizlerimde yüzen

ümit yasar oguzcan










İMKANSIZ AŞK

Falcı kadın yalan söylüyor yalan
Bizi birbirimiz için yaratmış Tanrımız
Nasıl mümkün değilse
Yıldızları toplamak gökyüzünden
Öylesine imkansız bir şey aşkımız

Kurudu gölgesinde oturduğumuz ağaçlar
Bahçelerde sevdiğin çiçekler kalmadı
Sadece hatıralarda ebedi olan
Vazgeçemediğimiz, unutamadığımız
Onlar bile bize yar olmadı

Unut benden kalan ne varsa
Unutmak tesellidir yalnızlığın
Güneşi bir kadeh şarap gibi içip
Delicesine sarhoş olmak
En güzel tarafı imkansızlığın

Ümitlerimiz fırtınalı denizler ortasında
Bir hurda teknedir şimdi
Dalgalar dünden daha zalim
Rüzgar daha hoyrat
Ne bulut var ufuklarda ne gemi

Mevsimler toz pembe değil
Gündüzler gecedir, geceler zindan
Güneşin doğmasını beklemek boşuna
Boşuna artık medet ummak
Taş kalpli zamandan

İnan ki! Kırılmış bir ayna gibi
Paramparça, kırık dökük aşkımız
Çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü
Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü
Büyük aşkımız

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN












DEĞER Mİ?

Bir rüya görür gibi
Seninle bulutlara uçtuğumda
Bir ateş yakar beni
Sevginle tutuştuğumu sanırdım
Yağmur olur damla damla
Öperdim öperdim dudaklarından
Bir nehir gibi çağlar
Akardım akardım damarlarından
Değer mi hiç değer mi hiç
Değer mi değer mi söyle
Bir rüya ömür boyu
Sürer mi sürer mi böyle
Değer mi hiç değer mi hiç
Değer canım değer elbet
Değer birtanem
Aşk için herşeye
Ne hayal ne de gerçek
Engel mi kanatlanmadan uçmaya
Değer canım değer birtanem



GÖZLERİM GÖZLERİNDE

Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...
Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında
Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.
Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında...
Hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin,
Gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim!
Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim!
Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini,
O sakin o yalansız, o kuytu gözlerini

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-13-2007, 00:03   #13

TUTSAK

Standart

BİR YALANDIR SEVMEK



Doğurtan aldanır kişi
Bir yalandır yaşamak, ucuz
Kimbilir hangi ozanın söylediği
Bir yalandır ölmek kuşkusuz
Bizi hep aldattılar öyle ya
Hep yalan bu şeyler, hep yalan bu doğa
Ve en büyük yalan bir gün Allaha
Ödenecek can borcumuz
Peygamberler ki; o şom ağızlılar
Yalan söylediler, yalan yazdılar
Küfürler, dualar, ilahiler, şarkılar
Ne kadar da belli kör olduğumuz.
Güneş, deniz, yıldızlar, manzara
Nereye baksan tadımlık bir sofra
Geceler, düşler, kadınlar ve sonra
Bir yasak yemiş; tatsız tuzsuz
Eski bir bohçayız biz, yamalı yırtık
Açsalar içimizi boydan boya karanlık
Şu kirli paçavraları toplayın artık
İnanmak bir yalana bütün suçumuz
Düşün! Kim söylemiş bu yalanları
Hangi boşboğaz, hangi Tanrı
En iyisi sevmek yine insanları
Ki bi yalandır sevmek; sonsuz...

ÜMIT YASAR OGUZCAN











Gitgide Alışıyorum Sana

Gitgide alışıyorum sana;
hiç bir alışkanlık bu kadar güzel olamaz.
Ellerin ellerimden uzakta nasıl güçsüzüm bilemezsin.
Yanımda olduğun zamanlar
sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun.
Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan.
Alışkanlıklar daima korkutur beni;
düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim...
Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır
fakat şimdi sana alışıyorum.
Alıştıkça özlemim artıyor,
daha yoğunlaşıyor.
Yalnız içimde garip bir korku var.
Sana tüm alışmaktan değil
seni kendime alıştırmaktan korkuyorum.
Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini,
daha değerlisini verememekten korkuyorum.
Bir gün ansızın ölmekten
ve seni bana olan alışkanlığınla
yapayalnız bırakmaktan korkuyorum.
Oysa ki her zaman
ve günün her saatinde yanında olmalıyım senin.
Bana alışmış olmaktan pişmanlık duyacağın
bir dakikan bile olmamalı.
Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp
emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni.
Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.
Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı,
yarısı benim...
"Bana alış," demeyeceğim.
nasıl olsa alışacaksın bir gün.
Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan o gözlerin
o zaman en güzeli görecek bende!
Alışkanlığınla, sevginle
yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden!
İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan.
Sevgimle mukayese edebileceğim tek şeyi
beni sevmende buldum...
Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.
Kimseden sevgisini istemedim,
verdiler almadım.
Bencildim bir zamanlar
hiç sevmemiş olduğumu
kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.
Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum
ve sevgim senin sevginle değerleniyor,
ayrı bir anlam kazanıyor...
Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.
Sevginle bir aynayım şimdi.
Bana bakanlar baştan başa seni görecekler içimde...
Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?
Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz.
İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.
Her yerde iki olduğumuz için
bir bütün haline geliyoruz durmadan.
Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni.
Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden.
Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor...
Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri.
Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum.
Boynunun en güzel yerini benden başka kimse bilemez artık;
seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz.
Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu görüyorum.
Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun.
Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz bir gün bulutların üstünde.
Açılmış bütün kuyuların derinliği içimde
seni bulduğum yer kadar derin değil.
Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi
gitgide tamamlıyor bizi.
Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde.
Özlem, kıskançlık, arzu,
ne varsa içimizde hepsi birden bire tutuştu.
Hiç bir su bu ateşi söndüremez artık.
Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.
Önce bakışlarımız alıştı birbirine sonra parmak uçlarımız...
En mutlu olduğumuz yerde en güçlü olacağız seninle.
GEÇMİŞTEKİ TÜM ALIŞKANLIKLARIN
BANA ALIŞMANI ÖNLEYEMEZ ARTIK...



Ümit Yaşar OĞUZCAN
ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-13-2007, 00:04   #14

TUTSAK

Standart

UNUTULMAYANLAR

Biliyorum, unutamayacaksın!
Ağır ağır geçecek mevsimler,
Bir bir ağaracak saçının telleri
Solacak albümde eski resimler.

Beni hatırladıkça için ürperecek,
Boşanan gözyaşlarını tutamıyacaksın.
Boşuna zorlama kendini, sevdiğim;
Biliyorum, unutamayacaksın.

Ve biliyorsun, ben de unutamayacağım,
Eskimeyecek içimde sana ait ne varsa
Şöhretmiş, servetmiş herşey geçiyor, inan
Dostluklar ve sevgiler kalıyor, kalırsa.

Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın,
Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak
Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan
İşte öyle imkansız birşey seni unutmak.

Zannetme ki herşey bitti sevdiğim;
Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar.
Ve bundan sonra kim severse dünyada;
Seni ve beni hatırlayacaklar

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN











Linkleri kayıtlı üyelerimiz görebilir. Kayıt olmak için Tıklayın...



GİDEN BİR ÖMRE

Zamanlar iyi kötü yaşanır gider,
Sanma bu yol sonsuza uzanır gider,

Anahtar açmaz olur bir gün kilidi,
Ne kalmışsa içinde paslanır gider...

Kişi çıktığı yerden düşer ansızın,
Bir salıncak boşlukta sallanır gider..

Bir gün anlar her şeyin boş olduğunu,
İnsan insanlığından utanır gider...

Çöker omuzlarına birden gökyüzü,
Ne bulmuşsa hepsinden usanır gider...

Dönülmez bir yerinde yaşantısının,
Her insan bir rüyadan uyanır gider...

Bir gün geçti, ümitler solar çaresiz,
Sevenler sevilenler aldanır gider...

Anlarız her gerçeği son dakikada,
Bir hançer bağrımıza saplanır gider...


Ümit Yaşar Oğuzcan
ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-13-2007, 00:04   #15

TUTSAK

Standart

Dönebilmek o dönüşü olmayan yollardan
Sürekli bir aldanış bir daha bir daha
Hiç bitmeyecek gecelerden bir sabaha
Çıkabilmek ve sevmek durmadan usanmadan

Konuşmak Konuşmak gözlerle fısıltılarla
Duymak büyülü sıcaklığını beyaz ellerin
Her geçen dakika var olduğunu anlamak için
Yaşamak arzu dolu dudaklarda, şarkılarla

Unutmak ne varsa kötülükten yana
İnmek sevilen gözlerin derinliğine
Öyle mutlu, öyle sarhoş, alabildiğine
Bin yıl içmek o sulardan kana kana

Her gün ona koşmak dağlardan tepelerden
Her yerde, her zaman onsuz edememek
O en tatlı hayal, en büyük gerçek
Anlarsın taşan o günlerden gecelerden

Sonra bir gün o bütün karanlıkları yırtasın gelir
Başını alıp gidesin gelir uzak denizlere
Artık her şey boş ve yalan sevdin ya bir kere
Her yerinden bir buğu halinde o yükselir

Sen yoksun Artık anla yeryüzünde bir o var
Onun elleri var, gözleri, dudakları
Anlarsın tenin beslediği zaman toprakları
Ve hala seversin zaman bitinceye kadar

Yeniden var oluştur ya da bir başka türlü oluştur bu
Nice aldanmalardan sonra bir aşka dönüştür bu.

Ümit Yaşar Oğuzcan









ORYoDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-14-2007, 01:54   #16
Standart

BEN EYLÜL SEN HAZİRAN
Bir eylüldü başlayan içimde
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
Çimenler sararmıştı
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
Katar gidiyordu kuşlar uzaklara
Deli deli esiyordu rüzgar
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar

Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim
O heyheyler, o delişmenlikler neydi
Ne bu kadere boyun eğmişliğim
Ne bu acıdan korlaşan yürek
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım
Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım

Beni kötü yakaladın haziran
Gamlı, yıkık eylül sonuma
Bir ilk yaz tazeliği getirdin
Masmavi göğünle
Cana can katan güneşinle
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime
Çiçekler açtı dokunduğun
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer oldu güldüğün yerde

Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi
Oldurduğun yemişlerin ağırlığından
Dallarım yere değiyor
Güneşi batmadan saçlarının
Bir dolunay doğuyor bakışlarından
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma
Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık
Başım dönüyor, of başım dönüyor yaşamaktan
Ölebilirim artık

Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse
Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma
Baksana; parmak uçlarım ateş
Lavlar fışkırıyor göz bebeklerimden
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her çaresizliğe
Benimle uyu, benimle uyan
Birlikte varalım on üçüncü aylara

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
__________________
«•ºº•» «•ºº•» «•ºº•» Geldiğinde boşluk dolduran değil; Gittiğinde yeri
doldurulamayan ol !!! «•ºº•» «•ºº•» «•ºº•»
serra isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-14-2007, 02:21   #17
Banlı
Standart

BEN SENİ SEVDİMMİ

Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini

Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu

Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
Biri vardı ağlayan gecelerce
Biri vardı sana tutkun; o bendim

Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük
En solmayan güller açtı içimde
Ömrümü değerli kılan bir şeydin
Sen benim bozbulanık gençliğimde

Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim, ya sen beni


ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN


Bütün şiirlerini sewerim ama bu şiiri beni biraz derinden etkiler

paylaşımın için teşekkürler gönül dostu
rutkay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-07-2007, 21:57   #18
Standart

Bir Ayrılık Gününde

Ne gariptir şu ayrılık günleri
Bir dosttan da, düşmandan da ayrılsan
Nedense bir tuhaf oluyor insan

Derin bir sızı giriyor içeri
Son bir defa bakarken caddelere
Dükkanlara, evlere, kahvelere

Hatıra yüklü kervanlar geçiyor
Dolu dolu gözlerinin önünden
Bu son yadigar mı bir ayrılık gününden

Ne unutulmaz zamanlar geçiyor
Ağır ağır biz farkında değilken
Gökler masmavi, yaprak yemyeşilken

Sen istediğin kadar unutulmaz de
Bu son dakika, bu vakitsiz yağmur
Unutulur, azizim unutulur

Başka ne yapılır böyle bir günde
Kapanan bavul, çivilenen sandık
Ve sonra kuru bir "Allahaısmarladık!"


Ümit Yaşar Oğuzcan
__________________
«•ºº•» «•ºº•» «•ºº•» Geldiğinde boşluk dolduran değil; Gittiğinde yeri
doldurulamayan ol !!! «•ºº•» «•ºº•» «•ºº•»

Konu serra tarafından (07-11-2007 Saat 01:49 ) değiştirilmiştir..
serra isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-09-2007, 12:11   #19
Standart

Anılarda Yaşarken

Cekingen adimlarla sesiz ve urkek
Bir gun uzaklardan bir giz gibi geldin
O buyulu sarkilarini soyleyerek
Gencligimi geri getirdi ellerin

Sundun paha bicilmez guzellegini
Oylesine diri oylesine sicak
Boylesine bir mutluluk anladim ki
Omur boyunca bir kez yasanir ancak

Bir kez nefes aldigini anlar bir gun
Bir kez bir kisiyle insan butunlenir
Ozlem dedigimiz o hancer bir dusun
Bir kez saplanmak icin kac kez bilenir

Anilarsa bitmez bizimdir daima
Umulmadik yerlerde yeserir buyur
Yasamak bastanbasa yalan olsa da
O alir bizi uzaklara goturur

Emzirir gur memelerinden istekle
Biz farkina varmadan uzar omrumuz
Anilarda yasarken bir gun gelir de
Biz de biber ani olur oluruz.


Ümit Yaşar Oğuzcan

-----------------------------

Bir gece ansızın gelebilirim

Bu kadar yürekten çağırma beni
Bir gece ansızın gelebilirim
Beni bekliyorsan, uyumamışsan
Sevinçten kapında ölebilirim

Belki de hayata yeni başlarım
İçimde küllenen kor alevlenir
Bakarsın hiç gitmem kölen olurum
Belki de seversin beni kimbilir

Kal dersen, dağlarca severim seni
Bir deniz olurum ayaklarında
Aşk bu özleyiş bu, hiç belli olmaz
Kalbim duruverir dudaklarında.

Ya da unuturum kim olduğunu
Hatırlamam belki adımı bile
Belki de çıldırır, deli olurum
Sana kavuşmanın heyacaniyle

Aşk bu, bilinir mi nereye varır
Ne durdurur özleyeni, seveni
Bakarsın ansızın gelebilirim
Bu kadar yürekten çağırma beni.


Ümit Yaşar Oğuzcan
__________________
«•ºº•» «•ºº•» «•ºº•» Geldiğinde boşluk dolduran değil; Gittiğinde yeri
doldurulamayan ol !!! «•ºº•» «•ºº•» «•ºº•»

Konu serra tarafından (07-11-2007 Saat 02:11 ) değiştirilmiştir..
serra isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-12-2007, 02:08   #20
Standart

o bir idol bence...yeri doldurulmaz birisi


teşekkürler çok değerli bilgiler verdiniz
HaSReTiM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Bookmarks

Etiketler
oğuzcan, yaşar, Ümit

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni mesaj gönderme yetkinizAktif Değil'dir
Mesajlara yanıt verme yetkinizAktif Değil'dir
Eklenti ekleme yetkinizAktif Değil'dir
Mesajınızı değiştirme yetkinizAktif Değil'dir

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz