![]() |
|
|||||||
| ÖĞRETMENLER ODASI Değerli Öğretmenlerimizin Bölümü |
ÖĞRETMENLER ODASI icinde tef lerin sorunlarini dile getirmek isterim konusu , teknik eğitim fakülteleri mezunları bugün itibarı ile cok buyuyk sorunlar ıle karsı karsıya...
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | ||
|
|
teknik eğitim fakülteleri mezunları bugün itibarı ile cok buyuyk sorunlar ıle karsı karsıya
__________________
İşte böyle gideceksin salına salına ardına baka baka
Kimi bekliyorsunda bakarsın ardında Demezlermi adama sen bir gurursuzu sevmedinki güzelim ki gelsin ardından O asilce sevdi ve asilce gitti Yaptığını cekeceğinden kuşkunmu vardıda şimdi elem içinde ağlarsın Görünen köy misali varmı ki gerek klavuza Şimdi yerli yersiz ağlma vaktidir Çevrene ne yapacağım diye sorma vaktidir Alacağın cevabı ben söyleleyim güzelim ‘BİLMİYORUM’ diyecekler Kimin gücü yeterki zamanı geri çevirmeye Öyleyse sen sadece susmayı dene İlk gittiğin gibi Güçlü sansınlar seni bu beni daha mutlu eder Bir çaresizimi sevmişim dememem için Sen öyle olmasanda ve ben gitsemde sen güçlüymüş gibi yap Şimdi hoşça kal deme zamanı ama sen hoşça kalmayı bile hak etmiyorsun Sevmenin ve sevilmenin hakkını verebilenindir o Sana söylenecek son bir sözüm var Bu ömrü sevgiye hasret bir mecnun misali yaşaman dileğiyle | ||
|
|
|
| Sponsor Linkleri (Reklamlar) |
|
|
|
|
#2 | ||
|
Bir adın kaldı bende...
|
Saygıdeğer arkadaşlar, büyüklerim, BEN herzaman şu metni fırsat buldukça alakalı olan her yere gönderiyorum birde size sunuyorum. saygılarımla
2000 yılında gazi üni. tek. Eğt. Fakültesinden Mezun oldum. şu an sanayide çalışıyorum fakat bir türlü bana ve binlerce arkadaşıma yapılan bu duyarsızlığı sindiremiyorum ve hala umut ediyorum ki mutlaka en kısa zamanda elle tutulur bir şeyler yapılacak.. sıkıntılarımızın özü ve çözüm önerileri aşağıda belirtilmiştir. Süleyman Alper ülke Saygılarımla - 05367151027 Mesleki Ve Teknik Eğitim Fakültesi Mezunlarının Problemleri: 1. 3795 sayılı kanunla verilen Mühendis olabilme hakkı yıllardır tek taraflı olarak engellenmektedir. Mühendislik programına kayıt olabilmek için öngörülen sınav, bir sıralama sınavından ziyade baraj sınavı niteliği kazanmıştır. Barajı yeterli sayıda aşan öğrenci sayısı, bir sınıf oluşturacak sayının altında kaldığında program açılmamakta ve ikinci bir baraj ile kanunun yürürlüğe girdiği 1993 tarihinden itibaren mühendislik tamamlama programı dolaylı olarak engellenmektedir. Çözüm Önerileri a.Sınav yapma ve Mühendislik programını yürütme yetkisi YÖK tarafından O.D.T. Üniversitesine verilmiştir. Bu yetki Gazi Üniversitesi`ne verilmelidir.. b.Sınav, bir baraj sınavı olma niteliğinden uzaklaştırılmalı, o dönemde sınava giren fakülte mezunlarının başarılarını tespit ve sıralama sınavı olmalıdır. Dolayısıyla her yıl mühendislik programına müracaat eden ve sıralama sınavında bir sınıf (veya iki sınıf) oluşturacak sayıda sıralamaya giren mezunlar programa çağrılmalıdır. Sıralama sınavında mezunların lisans dereceleri, yabancı dil seviyeleri v.b. gibi kriterlerin etkili olması da sağlanabilir. c.Mühendislik programına yukarıda belirtilenler ışığında işlerlik kazandırılamaması halinde, Mesleki ve Teknik Eğitim Fakültesi mezunlarına doğrudan "Teknoloji Mühendisi" unvanı verilmeli ve gerekli yasal düzenlemelerle yetki ve sorumlulukları belirlenmelidir. 2. Türkiye genelinde sayısı 22r16;e ulaşan Mesleki ve Teknik Eğitim Fakültelerir17;nden her yıl ortalama dokuz bin mezun verilmektedir. Fakülteye girişte öğretmenlik programı olarak kayıt yaptıran gençlerimize M.E. Bakanlığı istihdam fazlası sebebiyle kadro vermemekte ve mezunlarımızı sivil hayatın ilk adımında infiale sürüklemektedir. Elbette bütün mezunlara istihdam sağlaması beklenemez ancak, mezunların endüstriye açılması mecburiyeti karşısında bu gençleri bazı yetki ve sorumluluklarla donatması beklenir. Mezunlarımıza 3795 sayılı yasayla tamamen içi boş olan bir r0;Teknik Öğretmen" unvanı verilmiştir. Ancak, aynı yasanın ilgili maddesiyle Teknik Öğretmenlerin yetki ve sorumluluklarını tespit ve devlet hiyerarşisinde konumunu belirleme yetkisi M. E. Bakanlığında olmasına rağmen; Teknik Öğretmenlerin devlet hayatında hangi kademede ve hangi yetki ve sorumlulukla görev yapacağı belirlenmemiştir. Dolayısıyla endüstriye kayan ve Türk Sanayisinin en etkili ve uluslar arası kalite ödüllerini kazanan ürünleri gerçekleştiren ve üretim hatlarını organize eden gençlerimiz özel sektör hayatında da bizzat M. E. Bakanlığı tarafından bunalıma itilmektedir. Bu konu, Teknik Eğitim Vakfı ile Mesleki ve Teknik Eğitim Kuruluşları Platformuna gelen şikayet mektuplarından bellidir. M. E. Bakanlığı, gelen yoğun baskılar sonucu yaklaşık 8 yıldır geciktirdiği ve kendi uhdesine verilen Teknik Öğretmenlerin yetki ve sorumluluklarını belirleme eksikliğinin farkına varmış, Haziran 2001 itibarıyla T. E. Fakültelerinden görüş istemiş ancak devlet bürokrasisinin hantal yapısı sebebiyle henüz hiçbir sonuç ortaya konamamıştır. Çözüm Önerileri 1. Mesleki ve Teknik Eğitim Fakültesi Mezunlarına verilen r0;Teknik Öğretmenr1; unvanının içi Türk Sanayisinde hizmet veren mezunlarımızı rahatlatacak yeterlikte yetki ve sorumluluk maddeleriyle doldurulmalıdır. 2. Geçen yıllarda yapılmış olan Teknik Öğretmenler Derneği ve Teknik Eğitim Vakfı işbirliği ve M.Ü. Teknik Eğitim Fakültesi ev sahipliğinde r0;Teknik Eğitim Fakültelerinin Bugünü ve Geleceği Kurultayınınr1; sonuç bildirgesinde yer alan önerilerin benimsenmesi ve YÖK nezdin de bu önerilerin hayat bulması sağlanmalıdır. Mesleki ve Teknik Eğitim Fakültesi Mezunlarına verilen r0;Teknik Öğretmenr1; unvanının içi Türk Sanayisinde hizmet veren mezunlarımızı rahatlatacak yeterlikte yetki ve sorumluluk maddeleriyle doldurulmalıdır. Zaman geçirilmeden hemen yarın çıkarılmalıdır. Oralarda bizlere ağabeylik yapanlar kendilerine gösterdiğimiz saygının gereğini yerine artık getirmelidirler. Hiç bir zaman desteğimizi esirgemediğimiz bizim siyaset terzileri de mesleki taassupdan uzak, doğru kararlarını verebilmelidir Lisans Eğitimi İle İlgili Problemler Mesleki ve Teknik Eğitim Fakültesi olarak adlandırılan fakültelerin adındaki r0;eğitimr1; kelimesi ciddi akademik problemlerin, yanlış görüşlerin doğmasına ve akreditasyon çalışmalarında eşdeğerlik problemine yol açmaktadır. Tıp fakültelerinde tıp eğitimi, mühendislik fakültelerinde mühendislik eğitimi ve hukuk fakültelerinde hukuk eğitimi verilmektedir. Ancak bu fakültelere Tıp Eğitimi Fakültesi, Mühendislik Eğitimi Fakültesi veya Hukuk Eğitimi Fakültesi denmemektedir. Denmesi de büyük bir mantıksızlık olacaktır. Ancak her nedense, ülkemizin sanayi duayenlerini yetiştiren ve teknik ve teknolojinin eğitiminin verildiği bu fakültelere eğitim kelimesi zorla sokuşturulmuş ve son derece yakışıksız yaptırımların uygulandığı bir eğitim-öğretim programının uygulandığı fakülteye dönüştürülmüştür. Çözüm Önerileri Yukarıda izah edilen adlandırmanın kaldırılması için YÖK nezdin de gerekli girişimler başlatılmalı ve ilgili çalışmalar Rektörlüğümüzce desteklenmelidir. 1. Ad değişikliğinde yapılacak diğer fakültelerle ilgili faaliyetlerde koordinasyonun sağlanması açısından Rektörlük bünyesinde bir çalışma grubunun kurulması sağlanmalıdır. 2. Hali hazırda uygulanmakta olan programlarda YÖK baskısı ile okutulmak zorunda kalınan, öğretim üyelerinin % 98 tarafından büyük bir oranda gereksiz olduğu düşünülen eğitim kodlu derslerin saat ve sayısı rahatsızlık vermektedir. 36 kredi (48 saat) gibi oldukça yoğun bir eğitim dersi bombardımanına maruz kalan öğrencilerimiz mezun olduklarında öğretmenlik yapabiliyor mu? HAYIR. 80 r16;li yıllardaki mezunların toplam 21 kredi/saat gibi bir eğitim formasyon dersleri alarak öğretmenlik hayatına atılmış ve son derece başarılı bir eğitim-öğretim faaliyetlerine isim yazdırmış oldukları göz ardı edilmiş, ısrarla gereksiz eğitim dersleriyle programlar şişirilmiş, çoğu eğitim derslerinin uygulama okullarına dahi gönderilme imkanı kalmamıştır. Kaldı ki, M.E. Bakanlığı öğretmen olabilmek için 21 kredi saatlik öğretmenlik formasyon derslerinin alınmasını yeterli görmekte ve verilen öğretmen alımı ilanlarında bu kriter çok net olarak gözükmektedir. Çözüm Önerileri Eğitim dersleri normal dört yıllık eğitimin dışına çıkartılmalıdır. 4 + 1 yıl şeklinde eğitim-öğretim düzenlenerek, öğretmen olmak isteyenler öğretmenlik programına, mühendis olmak isteyenler mühendislik programına geçiş yapabilmelidir. Yurt dışında öğretmen olmak için yıllar öncesinden beri uygulanan mantık, dört yıllık eğitimden sonra eğitim alanında mastır yapmak şeklindedir.
__________________
© şafak!!! ™
| ||
|
|
|
|
|
#3 | |||||||||||||||||||||
|
Bir adın kaldı bende...
|
Eğitim-Sen Osmaniye Şube Başkanı Aydın Keskintimur öğretmen atamaları ile ilgili yazılı bir basın açıklama yaptı.
Keskintimur yaptığı yazılı basın açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Bir ülkenin eğitime verdiği önemin en önemli ölçütlerinden birisi de öğretmenlerine verdiği değerdir. Bu açıdan ülkemizin ne yazık ki karnesi kırıklarla doludur. Öğretmenlerin ekonomik, mesleki ve sosyal açıdan pek çok sorunları bulunmaktadır. Bu sorunlar arasında en iç acıtıcı olanı, hiç kuşku yok ki atama sorunudur. Okullarını başarıyla bitiren binlerce öğretmen adayı, daha meslek hayatlarının başındayken mağdur edilmekte ve işsizliğe mahkum olmanın travmasını yaşamaktadır. Bu yıl 205 bin öğretmen adayı KPSS’ye girdi. Milli Eğitim Bakanlığı Mayıs ayında 10 bini kadrolu 20 bini ise sözleşmeli olmak üzere toplam 30 bin öğretmenin atamasının yapılacağını duyurmuştu. Ağustos ayında ise 10 bini kadrolu, 10 bini sözleşmeli olamak üzere 20 bin öğretmenin ataması yapıldı. Buna karşın geriye 185 bin işsiz öğretmen adayı kaldı. Bir öğrencinin yüksek öğreniminin tamamlayana kadar kendisinin ve ailesinin vermek zorunda kaldığı mücadeleler, maddi ve manevi fedakarlıklar göz önüne alındığında, bu durumun büyük bir travma kaynağı olduğu açıktır. Kaldı ki üniversite öğrenimini tamamlamış 185 bin kişinin atıl durumda tutulması, ülke ekonomisi ve eğitim sistemimiz açısından da büyük bir kayıptır. Ülkemizde mevcut öğretmen açığının 165 bin civarında olduğu göz önüne alındığında, atama bekleyen öğretmenlerin bir kez daha işsizliğe mahkum edilmelerinin makul bir gerekçesini bulmak imkansız hale gelmektedir. Vicdanları yaralayan ve hiçbir mantığa sığmayan bu durumun iki temel nedeni vardır: Birisi plansızlık diğeri de Hükümetin IMF politikalarına bağımlılığıdır. Meslek Liseleri ile Sanayi Bakanlığı ve üniversiteler ile Eğitim Bakanlığı arasındaki koordinasyonsuzluk ciddi istihdam sorunlarına yol açmaktadır. Eğitim Fakültelerine öğrenci alımında ve öğretmen atamalarında da büyük bir palansızlık söz konusudur. Üniversitelerle Milli Eğitim Bakanlığı arasında gereken koordinasyon bir türlü sağlanamamaktadır. Bu nedenle üniversitelerin eğitim fakültelerine branşlara göre ortaya çıkacak öğretmen ihtiyacı gözetilmeden öğrenci alınmaktadır. Öte yandan atamaların kadro dağılımı da dikkat çekici niteliktedir. Örneğin bu yıl yapılan atamaların içinde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerine 1300 kadro verilirken, matematik, fizik, kimya gibi dersler için yapılan atamalar 30-40 kişiyle sınırlı kalmıştır. Burada Teknik Eğitim ve Mesleki Eğitim Fakültesi mezunlarının durumuna özel olarak değinmek gerekmektedir. Çünkü Teknik Eğitim ve Mesleki Eğitim Fakültesi mezunlarına bu yıl verilen kadro sayısı “sıfır”dır. Her üniversitenin Mesleki Eğitim Fakültelerinden yaklaşık olarak on bin öğrenci mezun olmaktadır. Ve her yıl olduğu gibi bu yıl da üniversite yerleştirmelerinde bu fakültelere öğrenci kaydı yapılmaktadır. On bin mezuna karşı sıfır kadro uygulaması, plansızlığın ötesinde vicdansızlıktır. Meslek liselerinin içinde bulunduğu durum göz önüne alındığında önümüzdeki dönemde de kadro sorunu devam edecektir. Üstelik bu branş öğretmen adayları bu yıl iki kez mağdur edilmişlerdir. Kendilerine kadro verilmeyeceği daha önceden açıklanmadığı için binlerce Mesleki Eğitim ve Teknik Eğitim Fakültesi mezunu bu yılki KPSS’ye girerek ter dökmüşlerdir. Ardından da kendilerine kadro verilmeyeceği açıklanmıştır. Şimdi ellerinde KPSS’den aldıkları yüksek puanlarla işsizler ordusunun nitelikli üyeleri olmayı sürdüren Mesleki Eğitim ve Teknik Eğitim Fakültesi mezunları, KPSS’ye hazırlanmak için harcadıkları para ve zamana mı, yeniden işsiz kaldıklarına mı yoksa bakanlık tarafından bir duyuru yapacak kadar insan yerine konmadıklarına mı yanacaklarını şaşırmışlardır. Hiç kimsenin zorlu mücadelelerle üniversitelerini bitirerek bir an önce çalışmaya başlamak isteyen eğitim emekçilerine, ülkemizin geleceğini, çocuklarımızı ellerine teslim edeceğimiz öğretmen adaylarına bu şekilde davranmaya hakkı olmamalıdır. Öğretmen adaylarına bu denli mağduriyet ve travma yaşattıktan ve ancak yıllarca işsiz beklettikten sonra atamalarını yaptığınızda onlardan ne bekleyeceksiniz? Onlar öğrencilerine hangi moral ve şevkle yaklaşabilecek, gelecekten nasıl umutlu olmayı öğretebileceklerdir? Bu soruların yanıtı kolay değildir. Bu nedenle sayıları iki yüz bine yaklaşan işsiz öğretmen adaylarının bu mağduriyetlerine bir an önce son verecek programlar hayata geçirilmelidir. Hükümet ve parlamentodaki siyasi partiler, programlarında ve seçim bildirgelerinde yer verdikleri gibi mesleki eğitimi iyileştirmeye ve istihdama yöneltmeye dönük çalışmalar yapmalıdırlar. Meslek liseleri canlandırılmalı ve Mesleki Eğitim ve Teknik Eğitim Fakültesi mezunu öğretmen adaylarının atamaları yapılmalıdır. Atamalarda norm kadro gerekçe gösterilmemeli, çeşitli kurslar ve meslek içi eğitim yöntemleri ile ihtiyaç olan kadrolara yönlendirme yapılabilmelidir. Atama bekleyen 185 bin öğretmen adayının aşamalı bir şekilde eritilmesi plana bağlanmalıdır. Örneğin her yıl 50 bin kadrolu atama yapılması hedeflenmelidir. Üniversitelerin eğitim fakültelerine yapılacak yerleştirmeler için MEB ortaklık sağlamalı ve kontenjanlar buna göre belirlenmelidir. “ Haber - BHA
__________________
© şafak!!! ™
| |||||||||||||||||||||
|
|
|
|
|
#4 | ||
![]()
|
bende dumlupınar sitef mezunuyum ve bu haksızlıklar benı cok uzuyor
__________________
Elimde değil unutmak seni Rüzgar kokunu getirir, kuşlar sesini Masum bir çocuğun bekleyişi gibi Elimde veda mektubun, bekliyorum hala seni Zor gelmez, yağmurda ıslansamda beklerim seni .....................2001....................... | ||
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| dile, getirmek, isterim, lerin, sorunlarini, tef |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bana Bir Sen Dile | wankoo | Meçhul Şiirler | 2 | 10-09-2008 18:55 |
| ben senden önce ölmek isterim | gül35 | Nazım Hikmet Ran | 1 | 09-05-2008 01:10 |
| Msn de Kaybolan My Space ve MSN TODAY Butonları Geri Getirmek | SuSKuN | Msn Space Bölümü | 0 | 08-05-2008 21:23 |
| 80 lerin reklamları nostalji | YORGUN YÜREK | Yaşama dair | 1 | 01-11-2008 11:15 |
| tef lerin misyonu | YORGUN YÜREK | ÖĞRETMENLER ODASI | 0 | 08-27-2007 22:45 |
| GÜZEL BİR SÖZ |