![]() |
|
|||||||
Necip Fazıl Kısakürek icinde Necip Fazıl Kısakürek konusu , Veda Elimde, sükutun nabzını dinle, Dinle de gönlümü alıver gitsin! Saçlarımdan tutup, kör gözlerinle, Yaşlı gözlerime dalıver gitsin! Yürü, gölgen seni uğurlamakta, Küçülüp küçülüp kaybol ırakta, Yolu tam dönerken arkana ...
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#11 | ||
|
Misafir
|
Veda
Elimde, sükutun nabzını dinle, Dinle de gönlümü alıver gitsin! Saçlarımdan tutup, kör gözlerinle, Yaşlı gözlerime dalıver gitsin! Yürü, gölgen seni uğurlamakta, Küçülüp küçülüp kaybol ırakta, Yolu tam dönerken arkana bak da, Köşede bir lahza kalıver gitsin! Ümidim yılların seline düştü, Saçının en titrek teline düştü, Kuru bir yaprak gibi eline düştü, İstersen rüzgara salıver gitsin Vehim Her gün elim tokmakta, Bir an irkiliyorum: Annem belki yatakta, Annem belki toprakta. Gün batıyor şafakta; Biliyorum, biliyorum: Tabut gıcırdamakta Ve hevesler damakta... Ve Gelir Bu yurda her bela içinden gelir; "Hep"leri hep, hiçin hiçinden gelir. Gelemez bir ithal malıdır akıl, Kafdağından, Çinden, Macinden gelir. Dünküne eş, bugün küfür yobazı; Bütün derdi festen, lapcinden gelir. "Allah vardır!" dersin; sorarlar: Niçin? Sonra tokat, puta "niçin" den gelir. Benim nur mayama pislik atanlar, Şeytan, senin büyük elçinden gelir! Biricik selamet yolu tarihte, "Sormayın, görmeyin, geçin!" den gelir. Genç Osman'ı lif lif yolan o güruh, Kahbe devşirmenin ***inden gelir. Bir gün bu gidişle çatlarsa yürek, Dile vurdukları perçinden gelir... Visal Beni zaman kuşatmış, mekan kelepçelemiş; Ne sanattır ki, her şey, her şeyi peçelemiş... Perde perde veralar, ışık başka, nur başka; Bir anlık visal başka, kesiksiz huzur başka. Renk, koku, ses ve şekil, ötelerden haberci; Hayat mı bu sürdüğün, kabuğundan, ezberci? Yoksa göz, görüyorum sanmanın öksesi mi? Fezada dipsiz sükut, duyulmazın sesi mi? Rabbim, Rabbim, Yüce Rab, alemlerin Rabbi, sen! Sana yönelsin diye icad eden kalbi, sen! Senden uzaklık ateş, sana yakınlık ateş! Azap var mı alemde fikir çilesine eş? Yaşamak zor, ölmek zor, erişmekse zor mu zor? Çilesiz suratlara tüküresim geliyor! Evet, ben, bir kapalı hududu aşıyorum; Ölen öluyor, bense ölümü yaşıyorum! Sonsuzu nasıl bulsun, posteki sayan deli? Kendini kaybetmek mi, visalin son bedeli? Mahrem çizgilerine baktıkça örtünen sır; Belki de benliğinden kaçabilene hazır. Hatıra küpü, devril, sen de ey hayal, gömül! Sonu gelmez visalin gayrından vazgeç, gönül! O visal, can sendeyken canını etmek feda; Elveda toprak, güneş, anne ve yar elveda Yar O Ki... Falan, dağın ardında; Seslen, seslen, işitmez Filan toprak altında; Göz yaşları diriltmez Neye vardın, vardın da? Ufuk varmakla bitmez. Bir şey göster kadında, Tılsımını eskitmez Yar o ki, hep yadında; Eskimez ve eskitmez. Muradı muradında, Seni bırakıp gitmez Geceye Şiir Kalbim bir çiçektir, gündüzler ölgün; Gelin, gelin, onu açın geceler! Beni yadedermiş gibi, bütün gün Ötün kulağımda, çın çın geceler! Geceler çekmeyin benim için hüzün, Gelin siz, ruhumu tenimden süzün; Bırakın naşımı yerde gündüzün, Gölgemi alın da kaçın geceler! | ||
|
| Sponsor Linkleri (Reklamlar) |
|
|
|
|
#12 | ||
|
|
hepsi için ayrı ayrı teşkkürler türk edebiyatının büyük bir şairi
__________________
İşte böyle gideceksin salına salına ardına baka baka
Kimi bekliyorsunda bakarsın ardında Demezlermi adama sen bir gurursuzu sevmedinki güzelim ki gelsin ardından O asilce sevdi ve asilce gitti Yaptığını cekeceğinden kuşkunmu vardıda şimdi elem içinde ağlarsın Görünen köy misali varmı ki gerek klavuza Şimdi yerli yersiz ağlma vaktidir Çevrene ne yapacağım diye sorma vaktidir Alacağın cevabı ben söyleleyim güzelim ‘BİLMİYORUM’ diyecekler Kimin gücü yeterki zamanı geri çevirmeye Öyleyse sen sadece susmayı dene İlk gittiğin gibi Güçlü sansınlar seni bu beni daha mutlu eder Bir çaresizimi sevmişim dememem için Sen öyle olmasanda ve ben gitsemde sen güçlüymüş gibi yap Şimdi hoşça kal deme zamanı ama sen hoşça kalmayı bile hak etmiyorsun Sevmenin ve sevilmenin hakkını verebilenindir o Sana söylenecek son bir sözüm var Bu ömrü sevgiye hasret bir mecnun misali yaşaman dileğiyle | ||
|
|
|
|
|
#14 | ||
![]()
|
Ağlayan Çocuklar
Kafesli evlerde ağlar çocuklar, Odalarda akşam olurken henüz. O zaman gözümün önünde parlar, Buruşuk buruşuk, ağlayan bir yüz. Ne vakit karanlık kaplasa yeri, Başlar çocukların büyük kederi; Bakınır, korkuyla dolu gözleri: Ya artık bir daha olmazsa gündüz? Gittikçe kesilir derken sedalar, Gece; bir siyah el gözümü bağlar; Duyarım, içime sığınmış, ağlar, Bir ufacık çocuk, bir küçük öksüz... Necip Fazıl Kısakürek | ||
|
|
|
|
|
#15 | ||
![]()
|
ZİNDANDAN MEHMET'E MEKTUP
Zindanda iki hece,Mehmed'im lafta! Baba katiliyle baban bir safta! Bir de geri adam,boynunda yafta... Halimi düşünüp yanma Mehmed'im! Kavuşmak mi?..Belki ..Daha ölmedim! Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli, Kırmızı tuğlalar altı köşeli. Bu yol da tutuktur hapse düşeli... Git ve gel... Yüz adım...Bin yıllık konak Ne ayak dayanır buna ,ne tırnak! Bir alem ki, gökler boru içinde. Akıl almazların zoru içinde Üstüste sorular soru içinde. Düşün mü,konuş mu, sus mu ,unut mu? Buradan insan mı çıkar,tabut mu? Bir idamlık Ali vardı,asıldı Kaydını düştüler,mühür basıldı. Geçti gitti,birkaç günlük fasıldı Ondan kalan,boynu bükük ve sefil; Bahçeye diktiği üç beş karanfil... Müdür bey dert dinler,bugün"maruzat"! Çatık kaş...Hükumet dedikleri zat... Beni Allah tutmuş kim eder azat? Anlamaz;yazısız,pulsuz,dilekçem... Anlamaz!ruhuma geçti bilekçem! Saat beş dedi mi,bir yırtıcı zil Sayım var, maltada hizaya dizil! Tek yekun içinde yazıl ve çizil! Insanlar zindanda birer kemmiyet; Urbalarla kemik,mintanlarla et. Somurtuş gibi bıçak,nara gibi tokat; Zift dolu gözlerde karanlık kat kat... Yalnız seccademin yönünde şefkat Beni kimsecikler okşamaz madem Öp beni alnımdan,sen öp seccadem! Çaycı getir ilaç kokulu çaydan! Dakika düşelim,senelik paydan! Zindanda dakika farksız aydan Karıştır çayını zaman erisin Kopuk kopuk,duman duman erisin! Peykeler,duvara mihli peykeler Duvarda,başlardan yağlı lekeler Gömülmüş duvara,bas bas gölgeler... Duvar,katil duvar yolumu biçtin Kanla dolu sünger... Beynimi içtin Sukut...Kıvrım kıvrım uzaklık uzar Tek nokta seçemez dünyada nazar Yerinde mi acep,ölü ve mezar? Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz? Güneşe göç varda ,kalan biz miyiz? Ses demir,su demir ve ekmek demir... İstersen demirde muhali kemir. Ne gelir ki elden,kader bu,emir... Garip pencerecik,küçük daracık; Dünyaya kapalı,Allah'a açık Dua,dua eller karıncalanmış; Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış Gözyaşı bir tarla,hep yoncalanmış Bir soluk,bir tütsü,bir uçan buğu İplik ki incecik,örer boşluğu Ana rahmi zahir ,şu bizim koğuş Karanlığında nur,yeniden doğuş.... Sesler duymaktayım;Davran ve boğuş! Sen bir devsin,yükü ağırdır devin! Kalk ayağa,dimdik doğrul ve sevin! Mehmed'im,sevinin ,başlar yüksekte! Ölsek de sevinin,eve dönsek de! Sanma bu tekerlek kalır tümsekte! Yarın elbet bizim,elbet bizimdir! Gün doğmuş ,gün batmış ,ebed bizimdir NECİP FAZIL KISAKÜREK
__________________
![]() | ||
|
|
|
|
|
#16 | ||
![]()
|
SERSERİ
Yeryüzünde yalnız benim serseri, Yeryüzünde yalnız ben derbederim. Herkesin dünyada varsa bir yeri, Ben de bütün dünya benimdir derim. Yıllarca gezdirdim hoyrat başımı, Aradım bir ömür, arkadaşımı. Ölsem dikecek yok mezar taşımı; Halime ben bile hayret ederim. Gönlüm ne dertlidir, ne de bahtiyar; Ne kendisine yâr, ne kimseye yâr, Bir rüya uğrunda ben diyâr diyâr, Gölgemin peşinden yürür giderim...
__________________
![]() | ||
|
|
|
|
|
#17 | ||
![]()
|
VEDA
Elimde, sükutun nabzını dinle, Dinle de gönlümü alıver gitsin! Saçlarımdan tutup, kor gözlerinle, Yaşlı gözlerime dalıver gitsin! Yürü, gölgen seni uğurlamakta, Küçülüp küçülüp kaybol ırakta, Yolu tam dönerken arkana bak da, Köşede bir lahza kalıver gitsin! Ümidim yılların seline düştü, Saçının en titrek teline düştü, Kuru bir yaprak gibi eline düştü, İstersen rüzgâra salıver gitsin! NECİP FAZIL KISAKÜREK
__________________
![]() | ||
|
|
|
|
|
#18 | ||
|
PRENSES
|
Kadından kendisinde olmaynı isteriz;
Hasret yerinde kalır ve biz çekip gideriz.... *** Bir ufuk ki, ne Mecnun varabildi , ne ferhad; Bir ufuk ki , ilahi sırrı bekleyen serhad...... *** Göz kaptırdığım renkten , kula verdiğim sesten, Affet senden habersiz aldığım her nefesten.... *** Bir anlık emanetle ne türlü övünelim; Gel , rahmet kapısında ağlaşıp dövünelim !.... *** Bu yük senden Allah 'ım , çekeceğim , naçarım ! Senden sana sığınır, senden sana kaçarım ! *** Neye baksam aynı şey , neyi görsem aynı şey... Olan sensin , heydiki Hakikat Sultanı hey ! *** Yakın O ' dur , gerisi birbirine en uzak; Her şey Rakip ismiyle O ' nun kurduğu tuzak... *** Verirler " ben acizim , kudret senin" dedikçe Verenin şanı büyük , sen iste istedikçe !.. *** Aşk korkuya peçedir , korkuda aşka perde, Allah 'tan nasıl korkmaz , insan O ' nu severde.. *** Rabbim , Rabbim , bu işin , bildim neymiş Türkçesi; Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi... *** Neye yaklaşsam , sonu uzaklık ve kırgınlık; Anla ki , yok Allah ' tan başkasıyla yakınlık... *** Güzel Allah ' ım , senden ne gelecekse gelsin ; Sen ki ; rahmetinle de , kahrınla da güzelsin .. *** Ne var ki , pazarlığa girişecek ecelle ; Sermayem tek kelime , ALLAH azza ve celle.... *** Ellerime uzanan dudaktan tepeyim; Allah diyen seni gel ayağından öpeyim ! *** Tutuşturanlar , lûgat kitabını elime , Bilsin : Allah ' tan başka bilmiyorum kelime.. *** Yandı kitap dağlarım , ne garip bir hal oldu ! Sonun da bana kalan , yalnız ilmihal oldu ! *** Gönlüm uçmak dilerken semavi ülkelere; Ayağım takılıyor yerdeki gölgelere... *** Ruhum öz dünyasına kaçmak için gayretle; Yalan dünyaya şimdi inmiş gibi hayretle.... *** Hangi dağa tırmansam muradım ötesinde; Murad, bugün yerine her günün ertesinde... *** Ey genç adam, yolumu adım adım bilirsin! Erken gel, beni evde bulamayabilirsin ! *** Ey genç adam , bu düstur sana emanet olsun: Ötelerden habersiz nizama lanet olsun !...... *** Kolay mı Kafdağını çevirmek dolay dolay ? Varol ey ulvî zorluk , yere bat sefil kolay ! *** Devrim odur ki, kalbten fâniliği devirsin; Yaşamaktan murad ne, hesabını bildirsin !.. *** Yetişir boğuştuğum gece gündüz ecelle ; Allah Rahim ve Rahman, Allah Azze ve Celle... *** Hakikat değişiyor daha bitmeden cümle; Koşuyorum yetişmek için bütün gücümle... *** Ölüm güzel şey ; budur perde altından haber .... Hiç güzel olmasaydı ölürmüydü Peygamber ?....
__________________
Artık oyunlarımı daha kararlı oynayacağım..Benim için; Ya Doğru'sun Ya Yanlıs Ya Siyah'sın Ya Beyaz Ya Sev Ya da Terk et..! ![]() © nazo !!! ™
![]() | ||
|
|
|
|
|
#19 | ||
|
PRENSES
|
HATIRINA DÜŞECEĞİM......
Kopkoyu bir sis içinde bir akşam Hatırına düşeceğim belki Bir an ıslayacak yağmur yüzünü Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın Sonra sıcak yatağında uzun uzun Ağlayacaksın Ağlayacak.! Boğazında bir şeyler düğümlenecek Ah yanımda olsaydı diyeceksin Tüm yıldızlar gülecek haline Ay'da göz kırpacak İliklerine işleyecek bensizlik Kahrolacaksın...! Bir sigara tüttüreceksin ihtimal Ufku seyredeceksin saatlerce Bir rüzgar kopçalayacak yüzünü Sonra hayalim gelecek karşına Bir Şiirimi mırıldanacaksın Hıçkıracaksın..! Gönlünden atamadığın gibi kafandan da Silemeyeceksin beni düşlerine gireceğim her gece İnce bir hüzün bürüyecek yüzünü Ve çırılçıplak gerçekleri o zaman Anlayacaksın..! Sonra bir şeyler yazmak isteyeceksin Kafan gibi kaleminde işlemeyecek Unutmak isteyeceksin her şeyi Ama unutamayacaksın hiç bir şeyi Kıvranacaksın.! NECİP FAZIL KISAKÜREK
__________________
Artık oyunlarımı daha kararlı oynayacağım..Benim için; Ya Doğru'sun Ya Yanlıs Ya Siyah'sın Ya Beyaz Ya Sev Ya da Terk et..! ![]() © nazo !!! ™
![]() | ||
|
|
|