UMuDuN DoĞDuĞu NoKTa

Forum Portal Ana Sayfa R.Galerisi Oyun Salonu RADYOMUZ Yazım Kuralları (TDK)
Geri git   UMuDuN DoĞDuĞu NoKTa > EDEBİYAT BÖLÜMÜ > ŞİİRLER ve ŞAİRLERİMİZ > Şairlerimizden Şiirler > M,N,O

M,N,O Şairlerimiz isimlerine göre sıralanmıştır...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11-26-2007, 20:54   #1
S€ssiz P€ri
Misafir
Standart Melih Cevdet Anday



Melih Cevdet Anday (1915 - 2002)

Türk şair, romancı ve deneme yazarı. Çağdaş Türk şiirinin önde gelen temsilcilerindendir. İstanbul'da doğdu. Babası avukattı. 1931'de Kadıköy Ortaokulu'nu, 1936'da Ankara Gazi Lisesi'ni bitirdi. Önce Ankara Hukuk Fakültesi'ne, sonra Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'ne girdiyse de, devam etmedi. 1938 yılında sosyoloji öğrenimini için Belçika'ya gitti. Burada kısa bir süre kaldıktan sonra, II. Dünya Savaşı nedeniyle yurda döndü. 1942'den başlayarak Ankara'da Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğü'nde danışmanlık, Ankara Kitaplığı'nda memurluk ve gazetecilik yaptı. 1951'de İstanbul'da Akşam gazetesinde çalışmaya başladı. Tercüman, Büyük Gazete, Tanin ve Cumhuriyet gazetelerinde fıkra yazarlığı, sanat sayfası yöneticiliği yaptı, denemeler yazdı. 1954'ten başlayarak İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro bölümünde fonetik-diksiyon öğretmenliği yaptı, buradan 1977 yılında emekli oldu. 1964-1969 yılları arasında TRT Yönetim Kurulu'nda çalıştı. 1979'da UNESCO Genel Merkezi kültür müşaviri olarak Paris'e gitti. Hükümet değişince geri çağrıldı. 1983 yılında Cumhuriyet gazetesinde haftalık denemelerini sürdürmekteydi. Melih Cevdet Anday, önce Mikado'nun Çöpleri adlı oyunuyla 1967-1968 İlhan İskender Armağanı'nı aldı. Arkasından, Gizli Emir adlı romanıyla TRT 1970 Sanat Ödülleri Roman Armağanı'nı kazandı. Bunu Tarjel Vesaas'dan çevirdiği Buz Sarayı romanıyla TDK 1973 Çeviri Ödülü izledi. Teknenin Ölümü adlı şiir kitabıyla 1976 Yeditepe Şiir Aramağanı'nı, Sözcükler adlı kitabıyla da 1978 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü'nü, Ölümsüzlük Ardında Gılgamış'la da 1981 İş Bankası Ödülü'nü aldı. Melih Cevdet Anday şiire lise sıralarında başladı. Gazi Lisesi'nden arkadaşları Orhan Veli ve Oktay Rıfat'la birlikte ilk şiir denemelerini bu yıllarda yaptı. Daha sonraları "Garip" hareketi çevresinde oluşacak beraberliklerinin temeli böylece atılmış oldu. Daha lise öğrencisiyken Sesimiz adlı duvar gazetesinde edebiyata ilgileri iyice belirmişti. Anday'ın ilk şiiri 1936 yılında Varlık'ta yayımlanan "Ukte" oldu. Aynı dergide bir iki yıl yer alan ve dönemin egemen şiir tutumuna öykünen şiirlerinden sonra, 1938'den başlayarak ölçü ve uyak kurallarına boyun eğmeyen şiirlerini yayımlamaya başladı. Varlık dergisinde birlikte yaptıkları bir çıkışla, Orhan Veli, Oktay Rıfat ve Melih Cevdet Türk şiirine yeni bir anlayış getirdiler. Kentte yaşayan küçük insanların sorunlarını lirizme, ahenge, sese sırt çeviren bir sadelik içinde ele alıyor, şiire girmez denilen konulara, sözcüklere özellikle ağırlık veriyorlardı. Yaptıkları denemeler edebiyat çevrelerinde büyük ilgiyle karşılandı, tartışmalara yol açtı. 1941'de çıkardıkları Garip adlı kitapta Orhan Veli'nin imzasıyla bu yeni anlayışın temel ilkeleri şöyle açıklandı: "Şiir, bütün özelliği edasında olan bir söz sanatıdır." Bu yazıda, ölçü ve uyak sınırlamalarını kırmak, şairanelikten kurtulmak, halkın beğenisini arayıp bulmak, klasik biçimlere başvurmamak, dize düşkünlüğünden kurtulup şiirde bütünlüğe yönelmek gibi ilkeler öneriliyordu. Garip hem büyük bir ilgi ve sevgi yarattı, hem de yergiye, hatta alaylara konu oldu. Ancak Türk şiirinin genel çizgisi içinde, geleceğe uzanacak bir atılım yapılmış, şiiri kuşatan kimi kısıtlamalar sökülüp atılmıştı. Melih Cevdet Anday'ın bu dönemde, Garipçiler'in hep birlikte karşı çıktıkları şairaneliğe yatkın yönlerini bütünüyle örtmediği gözlenir. Garip'ten beş yıl sonra çıkardığı Rahatı Kaçan Ağaç'ta toplumda gördüğü yoksulluk, haksızlık gibi olgulara ince bir yergiyle karşı çıkarken, bir yandan da uyak kullanarak geleneksel Türk şiiriyle uzak bağlar kurmaktan çekinmez. Anday, 1947-1949 döneminde yayımladıkları Yaprak dergisindeki şiirlerinden oluşan Telgrafhane adlı kitabında toplumsal sorunlara bağlı konuları işlemeye daha da ağırlık verir. Bu şiirlerde dil alabildiğine yalınlaşmış, büyük kent insanının günlük konuşmalarındaki kimi deyimlerden bol bol yararlanılmıştır. Ölçü, uyak, "Garip" şiirinde dışlanan söz sanatları da yeniden şiir kurmakta yararlanılan öğeler arasına girmiştir. Bu dönemin en başarılı şiirlerinden biri olan "Tohum"da ölçü ile uyağa büyük önem verilir. Ayrıca, bütün şiir yarı gizli bir simgeyi yüklenir. 1956 yılında yayımlanan Yanyana'daki şiirlerin bu doğrultuda ilerlediği görülür. Şiire geleneksel biçimler ağırlıkla girmiş, şiir dokusuna uyaklar egemen olmuştur. Alay, ince yergi, lirizm, coşku yan yanadır. Kullanılan sözcüklerde de bir değişme göze çarpar. Önceki dönemin ağaç, deniz, bitki vb. somutluklarının yanı sıra, çağ, dünya, yeryüzü, doğa gibi soyut kavramlar kullanılmaya başlanmıştır. Şair artık belirli düşünceler üzerine araştırma yaparken, biçimin kusursuzluğuna iyiden iyiye özen göstermektedir. Süregiden bu değişim üzerine düşünürken, "Garip" anlayışının 1950-1955 döneminde, özellikle şiire yeni başlayanlar arasında olağanüstü yaygın bir etkisi olduğunu, bir zamanların yeniliğinin artık iyice eskitildiğini de gözönünde tutmak gerekir. Gerçekten de dönemin dergi sayfaları bu şiirin kötü kopyalarıyla dolmuş, şiir giderek yalnızca küçük olayların basit bir dille aktarıldığı, bütün gücü az sayıdaki dizelerin içine sıktırılmış küçük bir buluşta olan bir tür haline gelmişti. Bütünüyle birbirine benzeyen bu şiirlerin altında imza olmasa, kimin yazdığını çıkarmak nerdeyse olanaksızdı. Melih Cevdet Anday, son kitabının üzerinden uzunca bir zaman geçtikten sonra, 1963'de Kolları Bağlı Odysseus'u yayımladığında edebiyat çevrelerinde belirgin bir şaşkınlık görüldü. Daha öncenin açık, anlamını kolay ileten, tadına kolay varılan şiirinin yerini, konusunu mitolojiden alan, kapalı, tadına güç varılan bir şiir almıştı. İnsanoğlunun doğa karşısında gelişimini, "Neredeyiz? Nereden geliyoruz? Bütün müyüz, parça mıyız?" gibi zamana bağlı olmayan sorularla irdeleyen "zamansız" bir şiir. Kolları Bağlı Odysseus ve ardından gelen Göçebe Denizin Üstünde ile Teknenin Ölümü bir arada düşünüldüğünde, Anday'ın toplumsal sorunları aktarma ve uyarma gibi daha önce şiirinde yer alan kimi görevleri düzyazıya aktarıp, salt düşünsel bir şiire ulaşmak istediği görülür. Gerçekten de, 1960 sonrasında hem Türkiye genelinde, hem Türk şiir ortamında çok şey değişmiş, daha önceleri şiirin sözcülük etmeye çabaladığı kimi konular başka uzmanlık dalları tarafından gündeme getirilip tartışılmaya başlanmıştır. Anday'ın kendisi de deneme ve makaleleriyle bu tartışmalara katılabilmekte, görüşlerini bildirebilmektedir. Öte yandan şiirinin bünyesine uymayan konuları, insanlararası durumları 1965'ten sonra yayımlanmaya başlandığı romanlarında ele alabilmekte, oyunlarında çağdaş insanın yerleşik değerlerle ve düzenle çatışmasını irdeyebilmektedir. Böylelikle şiir artık kimi görüşleri aktarmak ve yaymak yerine; yaşam, doğa, dünya, tarihsellik gibi felsefenin yüzyıllar boyu uğraştığı konularda yoğunlaşmak olanağını yakalamıştır. Felsefeye bile öncülük edebilecek, biçim yönünden kusursuz, anlam yönünden okudukça derinleşen bir şiire ulaşılmıştır. Anday'ın şairliği, tüm şiirlerinin derlendiği Sözcükler'de de görülebileceği gibi durmadan gelişmiş sürekli bir gelişme göstermiştir. Yapıtları Rusça, Fransızca, İngilizce, Bulgarca, Yunanca'ya, Sırp ve Polonya dillerine çevrilmiş. UNESCO'nun Courrier dergisi 1971 yılında onu Cervantes, Dante, Tolstoy, Unamuno, Seferis ve Kawabata düzeyinde bir edebiyat adamı olarak gördüğünü açıklamıştır.



Siir ve Kitaplarl
ilk siiri Varllk dergisinde çlkan (15 kaslm 1936) Melih Cevdet, derginin ertesi sayilarlnda, liseden arkadaslarl Orhan Veli ve Oktay Rlfat'la birlikte siirler yaylmlayarak Yeni Siir'in üç &oumlncüsünden biri oldu. Varllk, Ses, Yeditepe, Yaprak, Papirüs, Yeni Dergi, Soyut vb. dergilerde çlktl siirleri. &Oumlzellikle 1946'dan sonra sanatlnl romantik &oumlgelerden kurtararak sosyal temellere yasladl. &Ccedileviri kitaplarlnln saylsl 25 kadardlr. Yaylmlanan siir kitaplarl

1. Garip (1941, Orhan Veli Kanlk ve Oktay Rlfat'la birlikte)
2. Rahatl Ka&ccedilan Agaç (1946, 1961)
3. Telgrafhane (1952, 1947)
4. Yan Yana(1958)
5. Kollarl Bagll Odysseus (1963)
6. Gö&ccedilebe Denizin &Uumlstünde (1970)
7. Teknenin &Oumllümü (1975)
8. Yeni siirler de ilave ederek S&oumlzcükler (1978) adl altlnda topladl
9. &Oumllümsüzlük Ardlnda Gllgamls (1981)

Deneme Kitaplarl
1. Dogu-Batl (1961)
2. Konusarak (1984)
3. Yeni Tanrllar (1974)
4. Sosyalist Bir Dünya (1975)
5. Dilimiz &Uumlstüne Konusmalar (1975)
6. Maddecilik ve &Uumllkücülük (1977)
7. Paris Yazllarl (1982)

Gezi yazllarl
Sovyet Rusya, Azerbeycan, &Oumlzbekistan, Bulgaristan, Macaristan (1965), Yasak (1978)

Oyunlarl
1. i&ccedilerdekiler (bas. ve oyn. 1965)
2. Mikado'nun Ç&oumlpleri (bas. ve oyn. 1967)
3. D&oumlrt Oyun (bas. 1972, Yarln Baska Koruda, Dikkat K&oumlpek Var, &Ödüller Konusmak isterler ve Müfettisler adll oyunlarl



DÖNECEGIM

Dagitir saçlarini ve yalvarip uzaktan
Mavi bir iklim gibi çagirir beni sesin,
Tertemiz göklerinde dal dal erguvan açan
Rüyalarima isik ve özlem serpmektesin.

Bir mayis sabahini yasayacak böcekler
Cilgin karanfillerle dolacak yesil saksin,
Ve sen bir fidan gibi yesermis olacaksin,
Serin, çakil yollarda kuslar birikecekler..

Melih Cevdet Anday



ANI

Bir cift guvercin havalansa
Yanik yanik koksa karanfil
Degil bu anilacak sey degil
Apansiz geliyor aklima

Nerdeyse gun dogacakti
Herkes gibi kalkacaktiniz
Belki daha uykunuz da vardi
Geceniz geliyor aklima

Sevdigim cicek adlari gibi
Sevdigim sokak adlari gibi
Butun sevdiklerimin adlari gibi
Adiniz geliyor aklima

Rahat doseklerin utanmasi bundan
Opusurken o dalginlik bundan
Tel orgunun deliginde bulusan
Parmaklariniz geliyor aklima

Nice asklar arkadasliklar gordum
Kahramanliklar okudum tarihte
Cagimiza yakisan vakur, sade
Davranisiniz geliyor aklima

Bir cift guvercin havalansa
Yanik yanik koksa karanfil
Degil, unutulur sey degil
Caresiz geliyor aklima.

MELIH CEVDET ANDAY




OLSUN DA GOR

O gun gelsin nesemiz tazelensin de gor
Dunyayi hele sen bir baris olsun da gor
Seyreyle gulu bulbulu
Cifter cifter aylar gokyuzunde
Her gece ayin ondordu

Kuslar gececek damlarin ustunden
Kuslar konacak dallara
Kanat seslerini duyup uyanirlarsa
Gene kuslarla uyusun cocuklar
Olani biteni anlatma

Hic gormedigim sey bu
Kurdun gozu yilmis suruden
Elmanin yarisi soguk yarisi sicak
Agulu bitkilere dolanmis salkim
Gunesten yagmur bosanacak

Yetsin demir caginin beyligi
Yeni bir gun basliyor demek
Yeryuzunde korkusuz yasamak
Iki milyar kisiye bir dunya
Iki milyar kisiye iki milyar ekmek

Yazik olur bu dus yari kalirsa
Baris gunu insan hakki yenirse
Koroglu'nun sozu dinlenmelidir
Sivas ilinin Banaz koyunden
Pir Sultan Abdal dirilmelidir

Ah gunum yetse gormeye seni
Seni ovmeye gucum yetse
Baris cagi altin cag
Son ozani ben olayim bu ozlemin
Bu ozlem bitse

O gun gelsin nesemiz tazelensin de gor
Dunyayi hele sen bir baris olsun da gor
Seyreyle deli ozani
Bastan basa sevda bastan basa tutku
Dili baldan tatli





Konu S€ssiz P€ri tarafından (11-26-2007 Saat 20:58 ) değiştirilmiştir..
  Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Bookmarks

Etiketler
anday , cevdet , melih


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni mesaj gönderme yetkinizAktif Değil'dir
Mesajlara yanıt verme yetkinizAktif Değil'dir
Eklenti ekleme yetkinizAktif Değil'dir
Mesajınızı değiştirme yetkinizAktif Değil'dir

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj