![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Albümler | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| J,K,L Şairlerimiz isimlerine göre sıralanmıştır... |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | ||
|
ADMİNİYE
|
Koyun Meler Kuzu Meler Koyun meler kuzu meler Sular hendeğine dolar Ağlayanlar bir gün güler Gamlanma gönül gamlanma Yiğit yiğide yâd olmaz İyilerde ham süt olmaz Bin kaygı bir borç ödemez Gamlanma gönül gamlanma Yiğit yiğidin yoldaşı At yiğidin öz kardaşı Sağlıktır cümlenin başı Gamlanma gönül gamlanma Yiğit yiğide yâr olur Kötülerde ham süt olur Kara gün ömrü az olur Gamlanma gönül gamlanma Nâçar Karac'oğlan nâçar Pençe vurup göğsün açar Kara gündür gelir geçer Gamlanma gönül gamlanma Madem Dilber Madem dilber meylin yoğudu bende Ezelinden ikrar vermeyeydin Muhabbettir güzelliğin nişanı Uğrun uğrun bakıp gülmeyeyidin Siyah saçlarını eylersin perde Beni sen uğrattın bin türlü derde ben kendi halımda gezdiğim yerde Çağırıp yağdigar vermeyeyidin Karacaoğlan der ki ey mahı mestim Kaşla göz edersin benimi kestin Severler güzeli darılma dostum Darıldıysan güzel olmayayıdın Menzil Evvel sen de yücelerden uçardın Şimdi enginlere indin mi gönül Derya, deniz, dağ, taş demez geçerdin Karada menzilin aldın mı gönül Yiğitliğin elden gitti yel gibi Damağımda tadı kaldı bal gibi Hoyrak eli değmiş goncagül gibi Bozulmuş bağlara döndün mü gönül Hasta oldun yatağını istersin Kadir mevlâm sağlığını göstersin Cennet-i Aladan Bir köşk dilersin Boynunun farzını kıldın mı gönül Karacaoğlan der ki söyle sözünü Hakka teslim eyle kendi özünü El içinde karalama yüzünü Yolun doğrusunu buldun mu gönül N`eyleyeyim Şu Dünyanın Ziynetin N`eyleyeyim şu dünyanın ziynetin, Akibeti ölüm olduktan geri? İstemem bahçemde bülbüller ötsün, Benim gonca gülüm solduktan geri. Çöze idim düğümelerin döşünden, Öpe idim gözlerinden, kaşından; Güzelliğin soyha kalsın başından Ben inli, boranlı olduktan geri. Yalanmış dünyanın ötesi, yalan. Felektir muradım elimden alan. Mısr`a sultan olsam istemem kalan, Dost ağlayıp düşman güldükten geri. Karac`oğlan der ki: Bu, ne hal bilmem? Gelmişim dünyaya, bir daha gelmem. Alem bir yan`olsa, o yari vermem, Yarin gönlü bende olduktan geri. Nasihat Dinle sana bir nasihat edeyim Hatırdan gönülden geçici olma Yiğidin başına bir iş gelince Onu yad ellere açıcı olma Mecliste arif ol kelamı dinle El iki söylerse sen birin söyle Elinden geldikçe sen eylik eyle Hatıra dokunup yıkıcı olma Dokunur hatıra kendisin bilmez Asilzadelerden hiç kemlik olmaz Sen iylik etde ozayi olmaz Darılıpta başa kakıcı olma El arifdir yoklar senin bendini Dağıtırlar tuzağını fendini Alçaklarda otur gözet kendini Katı yükseklerden uçucuolma Muradım nasihat bunda söylemek Size layık olan onu dinlemek Sev seni seveni zay etme emek Sevenin sözünden geçici olma Karacaoğlan söyler sözün başarır Aşkın deryasını boydan aşırır Seni bir mecliste hacil düşürür Kötülere konup göçücü olma Nazlı Yârdan Geldi Bana Bir Name Nazlı yârdan geldi bana bir name Eğer doğru ise kırdı belimi Dediler ki yarini yad iller almış Kadir Mevlam nasib eyle ölümü Bülbüle söyleyin gülüne konsun Beni yârdan eden Allah'tan bulsun Sabreyle sevdiğim ilkbahar olsun Terkedeyim vatanımı ilimi Ak yâri gördükçe ağladım coştum Al elinden dolu badeler içtim Kötüler sandı ki ben yârdan geçtim Ölmeyince çeker miyim elimi Karac'oğlan derki konmadan göçmem Her olur olmaza sırrımı açmam Kötüler köprü olsa üstünden geçmem Taşık suya uğradırım yolumu Nedendir? Nedendir de kömür gözlüm nedendir Şu benim geceler uyumadığım? Çetin derler ayrılığın derdini Ayrılık derdine doyamadığım Dostun bahçesine yad eller dolmuş Gülünü toplarken fidanın kırmış Şunda bir kötünün koynuna girmiş Şu benim sevmeye kıyamadığım Kömür gözlüm seni sevdim sakındım İndim has bahçeye güller sokundum Bilmiyorum nerelerine dokundum Bir belli haberin alamadığım Karac'oğlan der ki yandım da öldüm Her deliliği ben kendimde buldum Dolanıp da kavil yerine geldim Kavil yerlerinde bulamadığım... Nem Kaldı Terkeyleyim seni hey kaşı keman Vefası olmayan yârda ne kaldı Hiç mi yok sevdiğim göğsünde iman Beni mecnun eden yârda nem kaldı Felek benden beter etsin hâlini Ben ölürsem yadlar sarsın belini Garip bülbül güle versin meylini Figanım arttıran yârdan nem kaldı Akar gözüm yaşı bir dem silinmez Ko başım sağ olsun yâr mı bulunmaz O yârin yanında kadrim bilinmez Kadrimi bilmeyen yârda nem kaldı Karacaoğlan der ki severim candan Can esirgemezdim cananım senden İşittim sevdiğim vazgeçmiş benden Giderim gurbete daha nem kaldı Nuh`un Gemisine Bühtan Edenler Nuh`un gemisine bühtan edenler, Yelken açıp yel kadrini ne bilir? O Süleyman kuş dilini bilirdi, Her Süleyman dil kadrini ne bilir? Arap atlarında olur fırkalar, Kimi sarhoş yürür, kimi ırgalar. Zibilliğe inip konan kargalar, Has bahçede gül kadrini ne bilir? Dünya benim diye zenginlik satan, Helal ekmeğine haramlar katan, Sonradan sonraya beğliğe yeten Zalim olur, el kadrini ne billir? Karac`oğlan der ki: Belim büküldü, Ağzım içinde dişim döküldü, Nuh Nebi`nin haddesinden çekildi, Saz çalmayan tel kadrini ne bilir? On Birinde Bir Yar Sevdim On birinde bir yar sevdim Yeni açmıs güle benzer On ikide şeker şerbet Oğul vermiş bala benzer On üçünde gözün süzer Zülüfün gerdana düzer Kargı kamış gibi uzar Boyu servi dala benzer On dördünde pek derbeder Dostun ikrarını güder Nere çekersen ora gider Boynu toklu kula benzer On beşinde yaşar yaşın Her örnekten bağlar başın Tenhalarda arar eşin Tez alışkın tele benzer On altıda kurt bilekli Yüreği Hakka dilekli Sağrısı yesil örekli Esen poyraz yele benzer On yedide delidolu Hiç bilmez gittiği yolu Hasbahçenin gonca gülü Kız turnada tele benzer On sekizde geçer gücü Kız oğlana bulur suçu Gelinin ibrişim sacı Kızın altın tele benzer On dokuzda olur hasta Zülüfleri deste deste Gelin şeker şerbet tasta Kız petekte bala benzer Naçar Karac(a) oğlan naçar Aşkın kitabını açar Yiğirmide vakti geçer Geçmez akça pula benzer Ölüm Ardıma Düşüp De Yorulma Ölüm ardıma düşüp de yorulma Var git ölüm bir zaman da gene gel Akıbet alırsın komazsın beni Var git ölüm bir zaman da gene gel Şöyle bir vakitler yiyip içerken Yiyip içip yaylalarda gezerken Gene mi geldin ben senden kaçarken Var git ölüm bir zaman da gene gel Çıkıp boz kurtlayın ulaşamadım Yalan dünya sana çıkışamadım Eşimle dostumla buluşamadım Var git ölüm bir zaman da gene gel Karac'oğlan der ki derdim pek beter Bahçede bülbüller şakıyıp öter Anayı atayı dün aldın yeter Var git ölüm bir zaman da gene gel Ömrüm Uzun Eyle Ömrüm uzun eyle Barı Hüda, Hamd ü sena, şükür etmek isterim, Çalısıp, kazanıp nefis taamlar Dişlerim var iken yemek isterim. Açıldı dehanım, söyler zebanlar. Sana muhtaç bunca şahlar, gedalar. Ay, yeşil hırkalar, türlü libaslar, Böylece münasip geymek isterim. Bir küheylan at ver, istemem eşek. Üstü kaplan postu, tek olsun öşek. Kuş tüyünden yastık, yumşak döşek, Keçeler içinde yatmak isterim. Bir güzel isterim, ahu bakışlı; Gerdanı bir karış benli, nakışlı; Inci dişli olsun, hem kara kaşlı; Boynuna sarılıp yatmak isterim. Kalk gönül, gezelim helv`alayına. Ol helvalar da dişe kolayına. Her akşam de pirinç pilavına, Kahvaltıda ballı kaymak isterim. Bamyayı severim, dolma hoş olur. Balli börek pişer, içi boş olur. Hele zerdali yanında hoş olur, Yedıkçe karnıma koymak isterim. İçli köfte gerek yola gidene, Bumbar doldurması benzer harane. Baklavayla börek şifa bedene, Yedıkçe ellerim yumak isterim. Sütlü ile tek helise olaydı, Tavuk kızartması sahna dolaydı, O tel helvası da dişe kolaydı, Aranmaz, üşenmez emek isterdim. Kaz, turaç olmasa, günde yüz serçe. Ya kuzu doldurması nere kaça? Seherden evvel de ekşili paça, Limon bulunmaza somak isterim. O güzel meyvalar bittiği zaman, Toplayan, getiren cümleden heman. Dediler lezzetli şol adı yaman, Anında kabuğun soymak isterim. Nerde kaldı şekerli kurabiye? Ne demeli furun eti kebaba? Bazılar da su mu katar şaraba? Neme lazım, adın demek isterimç Kocadım, ihtiyar oldum kardaşlar. Halime rahm edin, bakın yoldaşlar. Döküldü, ağzımda kalmadı dişler. Yağlıca höşmerim koymak isterim. Yedirdin, içirdin hepsi de yalan. Ahir ömrümüzü ederler talan. Bu sözüm dinleyip nasihat alan, İşitip tutanı duymak isterim. Azrail göğsüme çöktüğü zaman, Öyle bilin, halim perişan, yaman, Bülbülüm kafesten uçtuğu zaman, Cesedimi kabre koymak isterim. Karac`oğlan der ki: Böyle kalaydım, Zahir, batın muradıma ereydim. Ol gün dahi cemalini göreydim, Hakk`ın dıdarını görmek isterim Ötme, Turaç, Ötme; İşin Var Senin. Ötme, turaç, ötme; işin var senin. Şahan salıp avlanacak yer değil. Vardım, gördüm, ağyar göçmüş yurdundan; Vatan tutup eğlenecek yer deyil. Güzel, senin ak saraylı yurdun var; Divitin var, kalemin var, ördün var; Güzel, senin türlü türlü derdin var; Hosça sallan, karşındaki tor değil. Bir düğme diktirem göğsün ağ ise. Etrafı da lale, sünbül, bağ ise. Eğer güzel bende gönlün yoğ ise, Benim işim minnet ile zor değil. Karac`oğlan der: Gezelim yurtları, Söyleyelim başa gelen dertleri, Sevmeseydim senin gibi sertleri. Ah, n`eyleyim, aklım başa yar deyil. Sabahtan Çıktım Da Seyran Yerine Sabahtan çıktım da seyran yerine Ay yıldız karşımda salınıp durur Kadir Mevlam ben günahkar kulunum Defterim elinde dürülüp durur On iki yıldızın ucu terazi Karıştı ülkere, gitti birazı O mahşer yerinde aralar bizi Hak mizan terazi kurulup durur iki derler bu dünyanın kapısın Yerden göğe inmiş anın yapısı Korkulu yollarda sırat köprüsü Ummanın üstünde salınıp durur Karac'oğlan der ki, nedip nederler Hak olan işleri beyan ederler Zemanede doğru eğri söylerler Ay, gün, yıldız gibi durulup durur Sabahtan Uğradım Ben Bir Güzele Sabahtan uğradım ben bir güzele Ala gözlerine sürmeler çekmiş Taramış zülfünü dökmüş bir yana Salıvermiş ince belin üstüne Bir hoş durur eda naz gibi Arkasında saçı tel tel saz gibi Has bahça içinde top nergiz gibi Karalar mı giydin al'ın üstüne Alma alma yanakları al gibi Boyu uzar gider selvi dal gibi Seherde açılan gonca gül gibi Sandım kan damlamış karın üstüne Çıka çıka çıktım yoluna vardım Verdiği çevreyi koluma sardım Uğrunda ölümü göze aldım Dİvanına durdum yolun üstüne Çekiverdim gücün gücün içine Al karanfil takmış sünbül saçına Ömrümü koymuşum ferman bacına Yarim sultan olmuş ilin üstüne Sana Dedim Allı Gelin Has Gelin Sana dedim allı gelin has gelin Suya gider sağ elinde tas gelin Yedi yıldır ben sevdana düşeli Kerem eyle şu sevdamı kes gelin Zalim aşk elinden içmişim ağı Senin için dolanırım bu dağı Alam beliğine altın saç bağı Tak saçına ince bele as gelin Ben seni severim sen de seversen İnsan olman el sözüne uyarsan Çizme olam ayağına giyersen Ökçesin de çamurlara bas gelin Karac'oğlan der ki nic'olur halim Yoluna dökülsün olanca malım Giyin hint kumaş karşımda salın Ko desinler şu yiğidin has gelin Sarı Edik Geymiş Goncu Kısarak Sarı edik geymiş goncu kısarak Gidiyor da birim birim basarak Anası huri de kızı beserek Emirler'den bir kız indi pınara Sarı edik geymiş goncu dizinde Arzumanım kaldı ala gözünde Böyle güzel m'olur köylü kızında Emirler'den bir kız indi pınara Meles gömlek geymiş vücudu nazik Kollarını sıkmış altun bilezik Aşnası kötüdür ceylana yazık Emirler'den bir kız indi pınara Karac'oğlan der ki n'olup n'olmalı Keten gömlek geymiş kolu sırmalı Anasın öldürüp kızın almalı Emirler'den bir kız indi pınara Seherden Uğradım Dostun Köyüne Seherden uğradım dostun köyüne Hoş geldin sevdiğim in dedi bana Tomurcuk memesin verdi ağzıma Yorgunsun sevdiğim em dedi bana Benim yârim gelişinden bellidir Ak elleri deste deste güllüdür İbrişim kuşaklı ince bellidir İnce bellerimi sar dedi bana Benim yârim bana yalan söylemez Söylerse de gıybetimi eylemez El yanında ikrarını söylemez Elleri uyut da gel dedi bana Mestine de deli gönül mestine Aşık olan gül gönderir dostuna Telli mahramasın attı üstüme Terlisin sevdiğim sil dedi bana Karacaoğlan sırrın kime danışır Siyah zülfü mah yüzüne kıvrışır Ayrılanlar elbet bir gün kavuşur Ağlama sevdiğim gül dedi bana Sevdiğim Arzımı Demekçin Sana Sevdiğim arzımı demekçin sana Bülbül söylediği dil gerek bana Şu bağrım kül oldu hep yana yana Onu söndürmeğe sel gerek bana Yandım yakıldım ben bir ateşlere Vardım da takıldım ben bir neştere Delindi ciğerim kapandım yere Beni kaldıracak el gerek bana Haldan anlar isen haldaş olalım Gurbet gezdi isen yoldaş olalım Anasız babasız kardaş olalım Ucu yar zülfünde yol gerek bana Karac'oğlan der ki Bayburt elleri Esip esip bize gelir yelleri Burmalanmış yar yüzünün telleri Ona bağlayacak gül gerek bana Sevdiğim Dilber 1 Ala gözlerini sevdiğim dilber Sevgini sevdamdan ayıramıyorum Gündüz hayalimde, gece düşümde Bana bir hal oldu bilemiyorum Yaylanın hası da şu nazlı pınar Aşnası olanlar yolları dener Duramaz dillerim, nazlımı arar Dilim tutup da duramıyorum Nerde güzel görsem artıyor gamım Genç yaşımda sağır oldu kulağım Her gün önümüzden geçer yolağım Şimdi nerd'olduğum bilemiyorum Karac'oglan da gördüğün öğer Uzundur sacları topuğun döğer Vermişler beş bini, bin daha değer Kesilmiş bahası, alamıyorum Sevdiğim Dilber 2 Ala gözlerini sevdiğim dilber Göster cemalini görmeğe geldim Şeftalini derde derman dediler Gerçek mi sevdiğim sormaya geldim Gündüz hayallerim gece düşlerim Uyandıkça ağlamaya başlarım Sevdiğim üstünde uçan kuşların Tutup kanatların kırmaya geldim Senin aşkların gülmez dediler Ağlayıp yaşını silmez dediler Seni bir kez saran ölmez dediler Gerçek mi efendim sormaya geldim Senin işin yiyip içmek dediler Yaran ile konup göçmek dediler Göğsün cennet koynun uçmak dediler Hak nasip ederse görmeye geldim Mail oldum senin ince beline Canım kurban olsun tatlı diline Aşık olup senin hüsnün bağına Kırmızı güllerin dermeye geldim Karac(a) oglan der ki işin doğrusu Gökte melek yerde huma yavrusu Söyleyim ben sana sözün doğrusu Soyunup koynuna girmeğe geldim Sevdiğim Dilber 3 Ala gözlerini sevdiğim dilber Kuğuya benzettim göller içinde İnceciktir belin hilaldir kaşın Selviye benzettim dallar içinde Benim dostum gelişinden bellidir Ak elleri deste deste güllüdür Güzel seven yiğitler de bellidir Melil mahzun gezer iller icinde Karşımızdan geçen acap yar mı ola Benim gibi yaralanmış, zar mı ola Benim sevdiceğim güzel var mı ola Hakkın yarattığı kullar içinde Karac(a) oğlan söyler biz de varalım Kimler rakip olmus biz de görelim Halin hatırını anın soralim Götürüp giderler sallar icinde Sevdiğim Dilber 4 Ala gözlerini sevdiğim dilber Sana bir sözüm var diyemiyorum Bilmem deli miyim mecnun gezerim Sırrımı yadlara veremiyorum Ak memenden emdireceğim azıktır Tarama zülfünü gönlüm bozuktur Öksüzüm garibim bana yazıktır Destursun koynuna giremiyorum Helal olsun al yanaktan emdiğim El uzatıp gonca gülün derdiğim İnce belin usul boyun sardığım Alışmış kollarım duramıyorum Karac(a) oğlan der ki beyli paşalı Aşk sevdası gözümden taşalı Sen gibi güzele gönlüm düşeli Uyuyup uykuya kanamıyorum Sevdiğim Dilber 5 Ala gözlerini sevdiğim dilber Seni görmeyeli göresim geldi Altun kemer sıkmış ince belini Usul boylarını sarasım geldi Küçücüksün güzel etme bu naazı Ciğerime bastın ateşi kozu Başına sokmuşun gülü nergisi Yüzünü yüzüme süresim geldi Aladır gözlerin karadır kaşın Aradım cihanı bulunmaz eşin Yaylanın kenarından beyazdır dosun Uzanıp üstüne ölesim geldi Karac(a) oğlan der ki bilirim seni Adadım yoluna kurban bu canı Koynunda beslesen ayvayı narı Çözüp düğmelerin deresim geldi Sevdiğim Dilber 6 Ala gözlerini sevdiğim dilber Su gelip geçtiğin yollar öğünsün Kadir Mevlam seni öğmüş yaratmıs Kısmeti olduğun kullar öğünsün Hormelek var mı senin soyunda Kız namazım kaldı usul boyunda Kadir gecesinde bayram ayında Üstüne gölg(e) olan dallar öğünsün Horu kızlar sürmelemiş gözünü, İlin aşiretin çeksin nazını Kaldır perçemini görem yüzünü Yüzüne dökülen teller öğünsün Karac(a) oğlan der ki garibim garip Garibin halinden ne bilsin tabip Akşamdan soyunup koynuna girip Boynuna dolanan kollar öğünsün
__________________
WwW.SaNaLDa1NuMaRa.CoM
| ||
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| karacaoglan , şiirleri4 |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|