![]() |
|
|||||||
| ALLAH (C.C) Yerlerin ve Göklerin Tek Hakimi Yüce Rabbimiz.. |
ALLAH (C.C) icinde VARSIN YOK DESiNLER konusu , "VAR"SIN YOK DESiNLER! VAR’A ‘yok’ demekle, nesi değişir ki ‘var’ ı n? Varsın Allah’ ı m varsın! Diller yok diyorsa yalan, kalplerde senin adın yazılı... Canlar Seninle yaşıyor... Eller, sen ...
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 | ||
|
Bir adın kaldı bende...
|
"VAR"SIN YOK DESiNLER!
VAR’A ‘yok’ demekle, nesi değişir ki ‘var’ın? Varsın Allah’ım varsın! Diller yok diyorsa yalan, kalplerde senin adın yazılı... Canlar Seninle yaşıyor... Eller, sen istersen tutabilir, dizler de öyle... Alâim-i Semâ senin. Gökkuşağında renkler Seni gösteriyor, ‘ressam’ yok dese dert midir? Şarkılarda ismin geçmese ne gam? Sesler seni söylüyor. Senin besteni şakıyor bülbüller! Gül gülümsüyorsa senin güzelliğinden... Rahmetinin katresidir yağmur, bahçeler hep senin. En şefkatli sensin Allah’ım. Çünki sensin anneleri yaratan... En kudretli sensin Allah’ım Çünki sensin dağları dik tutan... Çocukların pamukçacık ellerinde, çimenlerin yeşermelerinde, sevdâlıların sıcacık yüreklerinde ‘apaçık’ sen ‘saklısın’... Sana ‘yok’ diyeni ‘yok’tan ‘var’ eden de sensin. Bolluklar mükâfatın, kıtlıklar ikazın... Ferahlıklar, sıkıntılarımıza teselli, üzüntüler seni hatırlamamız için... O kadar varsın ki... Varlığının heybeti karşısında başımız dönüyor, tıpkı dünya gibi... Sensiz yaşanmıyor... Milyonlarca yıldır, milyarlarca hayat ve her hayat sahibine her an taptaze nefesler veren nasıl ‘yok’ olur, nasıl ‘yaşamaz’? Hayatı veren sensin. Hayat da, hayatım da senin. Kendini bilmeyen seni tanımamış; kim neylesin? Anlamayı, bir adıma karşılık bin adımla koşuşturan sensin. ‘İnanılan’ da sensin ‘inandıran’ da... ‘Var’ daha ‘yok’ iken ‘var’ olan da sensin. Her zaman her yerde ‘var’ olan da! Sevgin zerre eksilse üzerimizden ve bir an çevrilse bakışların, tutuşur yanarız... Asırlar bir ince perde, mekân bildiğimiz, ayak bastığımız, paylaşamadığımız dünya bir durak... Bir hak verdin... Akıl, duygu, dudak verdin, söyleyeceğiz... Kaderimizi kendimize ‘yazdıran’ da sensin. Yarattın, yaşatıyorsun, dirilişimiz vaadin... Sen vaadinden dönmeyensin, senindir sonsuzluk! ‘Küçükler’ Senden uzaklaştıkça küçüldüler, ‘büyükler’ sana yaklaştıkça büyüdüler. Yûnus balığın karnında, Yûsuf zindanda senin kölendi. Hürriyet sendeydi, sen Rabbimizsin... Serinlik Sendendi, İbrahim’i ateşin yakışından kurtaran... Mûsa’yı Firavun’un sarayında büyüten sendin. Sendin hem yetim, hem öksüz Muhammed’i (asm) Mirâc’a çıkaran... Yûsuf Züleyha’yı senin için reddetti... O, her şeyi! Allahım: Rüzgârdan, ışıktan, lisandan, insandan deliller gönderdin.. Her oluş, her tükeniş işâretindi! Peygamberlerin, nizâmını anlatan yazının satırbaşlarıydı, kelimelerindi velilerin: dostların, senin imla işaretlerin... Geylânî seni söyledi, Rabbanî seni, Mevlânâ sana çağırdı, Gazâlî sana. Bediüzzaman’ın “çağına ve sonrasına” seni anlatan sözü binlerce sayfa sürdü... “Bildim seni ey Rab, bilinmez meşhur” dedi Necip Fazıl, Sen çileyi mutluluk yapansın. Varsın Allah’ım varsın... Hilekârsa bilim, edepsizse edebiyat, sahteyse san’at,gerçeğini; amacını kaybetmişse ‘yok’ diyorsa desin! Küçük kitaplar ‘yok’ yazsa? Kâinat ‘var’ yazan koca kitap! Yazan sensin, okutan sensin. Selâm sana sevgili. “Bir nakışta bin nakşı nakşeden nakkaş...” Atomundan galaksisine, zerresinden küresine, yarattığın ne varsa, hepsi içimde dönüyor... Dalgalanıyor denizlerin damarlarımda, buğulanıyor gökyüzü gözlerimde, rüyalar içindeyim, çiçekler içinde, güneşler açıyorum... Bir küçük kâinatım! İnsanım ve inanıyorum sana. Kundaktan kefene, beşikten musallaya ve oradan ‘asıl hayata’ uzanan rahmetine... Şelâlelerde çağıldayan, mercanlarda parıldayan güzelliğine... Toprak kokan mahsuller, kovanlar, peteklerce ikram ikram üstüne bereketine... Kan kırmızı karanfillerden, gözbebeklerine kadar, binbir çeşit ve rengârenk sanatına inanıyorum... ‘Yok’a inanmak ‘yok!’ Şüphesiz inanılacak yalnız sensin. Sebepler! Size söylüyorum, sizi sebep gösterenlerde suç, Sevgilim ‘ol’der ve ‘olur’... Allahım... Bir sevdâdır sana inanmak... Gurbette âniden kavuşmaktır! Her şeyimi sen verdin, her şeyim senin. Seni sana lâyık anlatamadım affet! Kelimem yetmedi! İşte Allah’ım bu kulunun bütün söyleyebildiği bu kadar. Ben bu kadarım... Şükür ki sen bu kadar değilsin! Rızkının kıtlığında bile seni seviyorum Rab'im sabrıma sevap eyliyorsun.Yapıcağım küçücük bir şey sabır,senin verdiklerin ise dünyalara sığmıyor.Var ile yok'u da yaratan sensin ki yok kime diyecez.Yok olan sana ve eşsiz ilmine sırt çevirenlerdir yazık. O'nu üzülmeden hatırlarım,belada yanımda olur Bollukta zikir ederim,kıtlıkta beni imtihan etsin sevabı daha büyük olur Sağlıkta anarım,hastalıkta şifam olsun Ben seni kalbime sığdıramıyoru Rab'im ,oda senin ki Ben seni ruhuma sığdıramıyorum ki,onu da veren sensin Al ya Rab'im bu can tümden senin. ![]() "Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır ADIN Kİ EKSİLMEYEN TEK KELİME…Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır Aşk celladından ne çıkar madem ki Yâr vardır Yoktan da vardan da öte bir Var vardır" Sezai Karakoç İki tesbih boncuğu arasında bir kalp kaç kez çarpar, sayamıyorum. “İkrar”ın sukutu oluyor suskunluğum. Az ve öz olan bir anlayışla ve kıbleye doğru bir bakışla Seni anıyorum. andıkça çoğalıyor anlamların. Adın ki sonsuzluk.. Adın ki ahd ve vefa… Evimdir dediğin kalbimin en naif köşesine bırakıveriyorum ismini. Harfler ruhuma dokunuyor. Bir su damlasını doldurmayacak büyüklükteki küçüklüğümü hissediyorum. Devasa bir huzur yanağımdan süzülüyor. Ellerim Sana doğru uzanıyor: “Sevgine talibim” diyorum; affına ve rızana… Cevabını duymuyorum ama duyduğunu biliyorum. Eğer ki adın “en gizli sesleri işiten” olmasa, nasıl bilirim bana “buyur” dediğini. “O adı günde yetmiş kez anın” diye buyuruluyor. Ve biliyorum ki kalp kapağı dakikada yetmiş kez açılıp kapanıyor. Sen, kimsenin göğsüne iki kalp koymamışken ve kalpleri ancak Sen değiştirebilirken kalbimin dik durmasını istiyorum Senden. Bir muska gibi takıyorum ruhuma adını. Adın ki “gizliyi bilen, sırları gizleyen…” “Neden O var?” dediğimde her şey canlanıveriyor? Hayat adın geçince niçin allı morlu renklere bürünüyor? Nasıl oluyor da Sen gelince aklıma,omzumdaki ağırlık azalıp ruhumda bir şölen başlıyor? “O, onsuz olmayandır.” diyen filozofa kulak verince, gözlerim neden böyle doluyor? Sen ki “hiçbir şey kendisine denk olmayansın” Sen ki “yüceliğinde yakın, yakınlığında güzel” olansın. Ben yer ile gök arasında, ümit ile korkunun ortasında, düştüğüm kayaya tekrar tırmanmak istiyorum. Sorduğun suale “bela” dediğim günden bu yana, ismine sığan meale kulak veriyorum. Hayattan uzaklaşıp, gerçeğe yaklaşırken, va’dedilen günü bekliyor, ömrün gelip geçiciliğine tebessümler gönderiyorum. Ben; kulaklarım, gözlerim ve zihnimin işgal altına alındığı bir devirde seviyorum Seni. İstemelerim olmasa Senin için bir ehemmiyetim olmayacağını bilerek geldim kapına. Ve bunun için bağlıyım adına.Nasıl ki en çok alnım yere değdiğinde hissediyorsam Seni, öyle bir anda kapatmak istiyorum gözlerimi. Seni razı edecek bir gün istiyorum Senden. Ey “saltanatında kadim” olan adın düşüyor aklıma. Adın ki kuluna uzak olmayan… Adın, esirgeyen ve bağışlayan… Arının karnını yazan kudret ile semaları tanzim eden kudret aynı eldir. Kapkara bir gecede kapkara bir taşın üstündeki kara bir karıncayı gören de O’dur. Varlığın bir sebebi vardır. Sebebin de bir sebebi vardır.Ve her şeyin sebebi de büyük adındır. Sen olmasan, sınırsız sema gözbebeğime nasıl sığardı? Varlığımın sebebi, kalbimin sahibi, musibetimin ümidisin. Rahledeki Kitap, neydeki nefes, içimdeki ses adını fısıldıyor. “İsmine sığan her şey kendisinden azdır.” Adın “Baki”, adın “Kafi”…Adın en güzel isimler sahibi… “Kimi sevsem, Sensin. “ Bilirim ki kainata dağılmış bütün sevmekler isimlerine karşı verilmiş bir muhabbettir. Vaha sandıklarım çöl oluyor, kıyılarıma vurup giden insanlar anlamıyor beni. Kuyularda kalıyorum, yardım eden olmuyor. Bir adın kalıyor her şeyden geriye. Ben kuyuya düşsem Sen kovanı sarkıtırsın bilirim. Menzili vefa olan bir bağı var dostluğunun. Yazın buharlaşmayan, kışın donmayan, sonbaharda yapraklarını dökmeyen bir dostluk… Dostluğundan cesaretle istiyorum Senden.. Ne olur Sana en güzel göründüğüm an, al beni yanına. Aşk susturduğu oranda büyür, büyüdüğü oranda sustururmuş. Susuyor, Seni dinliyorum. Adın için yaşıyorum. Adın ki bir emanet dilimde. Adın ki, eksilmeyen tek kelime…!
__________________
Yanımdasın SUSUYORSUn SUSUYOR konuşmuyorsun BAKIYOR gÖRmüyorsUn Dokunsan DonacAĞIM İÇİMDE İNTEHAR KORKUSU VAR... Unut bee UNUT GİTSİN.... © şafak!!! ™
| ||
|
|
|
| Sponsor Linkleri (Reklamlar) |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| desinler, varsin, varsin yok desinler, yok |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Her Adim Da Sen Varsin Iyikide Varsin | gül35 | Aşk Mektupları | 0 | 01-25-2008 16:08 |
| Bende Azrailin Bile Alamayacağı Bir SEN VARSIN (bebiş'e) | HaSReTiM | AŞK'A DAİR FLASHLAR ve SLAYTLAR | 2 | 05-22-2007 03:53 |
| GÜZEL BİR SÖZ |