UMuDuN DoĞDuĞu NoKTa  

Forum Portal Ana Sayfa R.Galerisi Oyun Salonu Radyo ve TV RADYOMUZ Yazım Kuralları (TDK)
Geri git   UMuDuN DoĞDuĞu NoKTa > DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ > ALLAH (C.C)

ALLAH (C.C) Yerlerin ve Göklerin Tek Hakimi Yüce Rabbimiz..

Elimi Kalbime Koydum, Dinledim, Duadaydı

ALLAH (C.C) icinde Elimi Kalbime Koydum, Dinledim, Duadaydı konusu , Sevgili Muhâfızım! Beni, ilgilendirmeyen işe karışmaktan… Değiştirmeye güç yetiremeyeceğim meseleye kafa yormaktan… Kendi kapım pisken, başkalarının kapısının pisliğine takılmaktan…“Sadece işittiği” hususlar için “biliyorum” demekten… Sağdan soldan duydukları ile fetvâ vermekten… ...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06-16-2008, 07:25   #1
Bir adın kaldı bende...
Standart Elimi Kalbime Koydum, Dinledim, Duadaydı

Sevgili Muhâfızım! Beni, ilgilendirmeyen işe karışmaktan… Değiştirmeye güç yetiremeyeceğim meseleye kafa yormaktan… Kendi kapım pisken, başkalarının kapısının pisliğine takılmaktan…“Sadece işittiği” hususlar için “biliyorum” demekten… Sağdan soldan duydukları ile fetvâ vermekten… İlmi ve hilmi israf etmekten… Boyumu aşan mevzûlarda, gevezelik yapmaktan beni koru… Edebe yol olmayan yaşmaktan… Nefsim dururken, başka bir düşmanla savaşmaktan… Ve şerlilerin şer tuzağına düşmekten Sana sığınırım… Dışı içine kaçmaktan, içi dışına çıkmaktan, haktan sapıp hataya koşmaktan koru beni….

Sevgili Yaratıcım! Beni, var ettiğin o ezel yurduna, tertemiz geri döndür… Bu dünyaya gelişim pek mâceralı, büyümem pek meşakkatli olmuş… Anamı ve babamı cennet bahçende gezdir… Gidişimi kolay eyle… Akıl yaşta değil, başta diyorlar, başıma akıl nasip eyle… Hakikatte aklın ne yaşta, ne de başta olmadığını… Fakat aklın ille de yanışta olduğunu fark ettir. “Aklını yaşında sanan büyüyememiş ihtiyar” olmaktan Sana sığınırım. Hakkımda her ne murâd etmişsen, beni ondan râzı kıl da, şikâyet edip duran bedbahtlardan olmayayım…

Sevgili Dostum! O herkesin bırakıp gittiği ve sadece Sen’inle baş başa kaldığım zamanlarda, “Sen’inle olmak” duygusunu bana öyle derinden hissettir ki… Ömr-ü billah, yalnızlık nedir, unutayım… Dostlarına dost olmayı, dostlarının hizmetinde bulunmayı ve dostlara yaraşır bir sevgiyle sevmeyi nasip et…

Sevgili Lûtfedicim! Karşıma, beni onlar olmadan da sevebilecek, takıntısız, yüce ruhlu insanlar çıkar… Kabuğa değil, öze âşık güzel kullarının arkadaşlığıyla, lutuflarına lutuf ekle… İkram ettiğin iki dişimle ilgili istediklerimi, yardımınla üstesinden geleceğim, herhangi iki işim için de istiyorum, lutfet…

Sevgili Sınayıcım! Karşıma çıkardığın imtihanlar hakkında, hüsn-i zan beslemeyi ve onların her birini, sadece benim hayrıma yarattığını düşünmeyi… Çirkin bakarak güzellikleri karalayanlardan değil, güzel bakarak pislikleri paklayanlardan olabilmeyi bana nasip et… Yoklukla, çoklukla, açlıkla ya da toklukla sınadığında, kanaat lutfet… Dedikodusunu yapanlardan olmaktansa, Züleyha olmak yeğdir… Lâkin o vakit, bana öyle bir el ver ki, gömleğe uzanmasın! Öyle bir göz ver ki, fesat bakmasın! Öyle bir dil ver ki, zora sokmasın! Öyle bir kalp ver ki, fitne dolmasın! Öyle bir ayak ver ki, icabında kendine ayak diresin! Öyle bir irade ver ki, Sen’in hükmünde erisin! Öyle bir sabır ver ki, sabrından bir zerre olsun! Öyle bir güç ver ki, içi kaynar, içi yanık, içi bitik ise de… Dışı pek serin, pek sakin ve ille kavî olsun!

Sevgili Vefâkârım! Sen, ne uğruna çekilen zerrece sıkıntıyı, ne de uğruna yapılmış zerre miktarı fedâkârlığı unutursun… Senin bu ahlâkından nasip almayı bana da bahşet… Nankör ve hayırsızlardan değil, vefâlı ve şükrân dolu olanlardan et beni… Verdiklerin içinde “kötü” olmadığını fark ettir... Şer içinde gizlediğin güzellikleri görebilecek göz lutfet... Hayırlar içinde sakladığın şerleri sezebilecek kabiliyet lutfet... Kalemde gizlediğin âlemi... Âlemde gizlediğin kendini... Kendinde gizlediğin huzuru lutfet...

Sevgili Mahmûdum! Verdiğin nimetleri sahiplenmekten, emânetçi olduğumu unutmaktan, haddimi bilmemekten koru beni... Haddi aşanlardan olacaksam, aşk ile kendimden geçtiğim ve aklım çatladığı için olsun... Haddimi bileceksem.... Bu had bilmenin içi, riyâ ile kirlenmesin... “Bilmesi câhillik” olmaktan... İlmiyle cehâlet batağına saplanmışlar arasında bulunmaktan... İlmi sebebiyle hakka itiraza düşmekten... İlmi, put edinmekten koru… Cehli içinde ilm-i hakikî gizlenen... İcâbında hakikati çekinmeden dile getirebilen... Sen’den uzak kalmaktan başka korku taşımayan... Gerektiğinde gözünü dahî kırpmadan, rızân yolunda canını ortaya koyanlardan eyle beni…

Sevgili Kudretlim! Sadece “Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır…” diyerek gürleyenlerden değil, lâkin, çektiği bir “of!” ile, kendi içinde, güneşi görmeye maâni dağ ve tepe nâmına her ne varsa yıkılan, samimi ve ihlaslı kullarından olmayı nasip et… “Of!” nidasının içinde, tevbe, inilti, naz, duâ, yakarış ve selâm saklanan içlilerden et beni… Ayın ve güneşin ışığını yansıttığı nûra hayran, o nûra ermek adına, nâra da giryân, her derde de, her çileye de mest kullarından… Cefâ içre bin bir derman gösterdiğin nasiplilerden et beni…

Sevgili İkram Edicim! Sonu yok ki, iyiliğime iyilik kat… Gözlerimi aç da, iyiliği kendi engin deryası içinde görür olayım. Hâdiseleri daracık, küçücük aklımla değil, akıl ötesi hikmetleriyle değerlendirme gücü ver… Sadrımı genişlet… İyiliği, sadece dil ile tavsiye edenlerden değil, fedâkârlık ederek ve çilelere katlanarak, iyiliğe bizzat vesîle olanlardan et beni… Taif’lerde taşlansa da, nefsi için zerrece öfke duymayacak yürek lutfet! Genişlemişlere, darları sarma ve kollama aşkı ver… Dar kalmışlara, o genişlerin eteğine sığınma ve onlara teslim olma nimetini bağışla… Baş gözümü de kalp gözümü de körlükten muhafaza buyur… Sonra da o göz açıklığının, her dâim şükrünü nasip et… Arayıp da bulamayan... Bulduğundan gâfil, aranıp duran... Arayışlarını beyhûde zannedip ümitsizliğe kapılanlardan etme beni… Kalabalıklar içinde bir tenhâ lutfet de, o tenhâda gizli gizli, Sen’inle buluşayım… Biricik sevgili olan “kendinle” oyala ve sevindir beni…

Sevgili Esrârengizim! Başkalarının hatalarını ve zaaflarını seçip çıkarmaya ayarlı bir bakıştan Sana sığınırım. Beni, sırdaş olabilen, sırdaş kalabilen, güvenilen ve peygamberinin «emîn»lik sıfatıyla boyanmış olan biri et. Bana nasip ettiklerini hor, hakir ve çirkin görmekten gözlerimi kurtar… Nefis perdesi yüzünden baktıklarını göremeyen, görüşü yanıltıcı ve aldatıcı olan, isabetsiz, sığ ve bön bakan biri olmaktan koru beni… Gözlerimden perdeleri dilediğince kaldır... Esirgeme ne olur, beni huzuruna aldır… Öyle bir aldır ki, her an huzurunda huzur, her dem huzurunda sürûr duyayım… Her ne çıksa karşıma Sen’den bilip, hürmet ile baş üstüne koyayım…

Sevgili Setredicim! Sen, öylesine şefkatli bir dostsun ki, kusurlarımı örtersin. Eğer böylesine setretmeseydin, hiç bakılacak hâlim kalır mıydı? Bana, o setredişinden nasip ikram et de, ben de insanların hatalarını örtebileyim. Birilerinin yanlışını dilime dolamaktan, birilerinin eksiğiyle mutluluk duymaktan, bencil ve kaba olup, nezâketten mahrum kalmaktan, Sana sığınırım… Hem, sadece beni başkalarına karşı örtmekle kalmaz, kendinle arama da perde çekersin… Bunu yapmakla, yine sadece beni korumayı murad ettiğini biliyorum… Lâkin… Perdeleri kalın etme de, hiç değilse, ardında gizlenen cemâlini seyretmeye yol bulayım…

Sevgili Rezzâkım! Şu içtiğim çay tadında bir ömürle bereketlendir beni… Açken de, tokken de gülümseyebilmekle rızıklandır. Sıcak ekmeğe dokunduğumda duyduğum hazzın aynısını, bayat ekmeğe dokunduğumda da duymayı nasip eyle… Soframdaki lokmadan şikâyet etmekten koru da, o lokmayı kimlerle bölüşebileceğimin düşüncesine sal beni… Sadece kendi karnı doyduğunda rahatlayanlardan olmaktan, yalnızca kendi keyfini düşünenler arasına girmekten koru… Sen beni, gönül tokluğuyla nasiplendir… Başkasının hakkına göz dikmekten, hakkı olmayanın peşine düşmekten muhafaza eyle… Hani hiç olmadı ya, gün gelir de, karnım sırtıma yapışacak kadar aç kalacak olursam, o gün, bir sünneti yaşıyor olmanın mutluluğuyla güldür yüzümü…

Sevgili Biriciğim! “De ki, Allah birdir!” âyetini, hayatımın her ânında dolu dolu hissettir bana… Samed oluşun karşısında, Sana alabildiğine muhtaç oluşumu hissettir… Kapında bir fakir ve bir dilenci olmaktan ayırma beni… Vesîleye takılıp kalarak Sen’i unutmaktan, vesîleye teşekkürü ihmal sûretiyle, Sana şükürde kusur etmekten koru… Kul hakkıyla ve nicelerinde hakkım olduğu iddiasıyla huzuruna gelmek ihtimalinden azâd et beni…

Sevgili Merhametlim! Bana bir “ben” lutfet ki, kendine hayrı olsun… Ve o “ben”e lutfet de ömrünce hayra koşsun… Nicedir vefâya dönüşemeyen tavrım için… Nicedir sevdâna karşılık vermeye güç yetirememiş gönlüm için… Ve nicedir, öyle veya böyle, biricik oluşundan gaflete düşmüş bakışım için, beni affet… İşlediği sevapları kendinden, günahları ise uydurduğu nice kılıftanmış farz edip, varlık iddia etmekten geçemeyen nefsim için beni affet…

İsteyenin bir yüzü kara, lâkin… Yüzü-özü aklar hürmetine, de hadi, Sen kabul buyur şu duâyı, ben de “Âmin!” diyeyim…

Âmin… Âmin… Âmin…

Bi rahmetike yâ erhamerrâhimîn…
__________________

Yanımdasın SUSUYORSUn
SUSUYOR konuşmuyorsun
BAKIYOR gÖRmüyorsUn
Dokunsan DonacAĞIM


İÇİMDE İNTEHAR KORKUSU VAR...

Unut bee UNUT GİTSİN....



© şafak!!!
YORGUN YÜREK isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsor Linkleri (Reklamlar)
Alt 06-16-2008, 07:25   #2
Bir adın kaldı bende...
Standart Cevap: Elimi Kalbime Koydum, Dinledim, Duadaydı

İşittik ve itaat ettik,
ey Rabbimiz,
bağışlamanı dileriz,
dönüşümüz Sanadır."
Bakara (285)
Sana Senin için kulluk edenlerden eyle beni.
Bana benim lâyık olduğumu degil,
Senin lâyık gördüğünü ver.

Amin.
__________________

Yanımdasın SUSUYORSUn
SUSUYOR konuşmuyorsun
BAKIYOR gÖRmüyorsUn
Dokunsan DonacAĞIM


İÇİMDE İNTEHAR KORKUSU VAR...

Unut bee UNUT GİTSİN....



© şafak!!!
YORGUN YÜREK isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Bookmarks

Etiketler
dinledim, duadaydı, elimi, elimi kalbime koydum, kalbime, koydum

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni mesaj gönderme yetkinizAktif Değil'dir
Mesajlara yanıt verme yetkinizAktif Değil'dir
Eklenti ekleme yetkinizAktif Değil'dir
Mesajınızı değiştirme yetkinizAktif Değil'dir

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Adını MOR Koydum kara_kalem Deneme, Makale ve Süreli yayınlar.. 1 10-04-2008 17:57
Yeri geldiğinde elimi masaya vuracağım! SuSKuN Kısa Magazin. 0 09-14-2008 14:40
adını 'aşk' koydum...:) BaLaRıSı SEVGİNİ DİLE GETİR 1 09-06-2008 01:43
Elimi Tutmasını Bilenin Yüreğini Taşırım YORGUN YÜREK Aşk 2 11-29-2007 18:23
Sakin Elimi Birakma… imaginary Yaşanmış Hikayeler 1 11-10-2007 03:03


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:37 .


Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, Sanalda1numarA yoneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadir, yine de Sanalda1numarA' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız İLETİŞİM buradan bildiriniz. Gereği yapılacaktır.
English Explanation: Our users can give their opinions without getting any approval in our site, all the responsibilities which can rise from these articles belong to these users, the managers of Sanalda1numarA control the contents very carrefully, but if you find any item opposite to the rules CONTACT
GÜZEL BİR SÖZ