Bir şehir ölür içimde her gece
Saklar cinneti perdeler
Boğulur dört duvar arasında
Odalara sinmiş isyanlar
Yansır pencerelerinden sokağa
Gölgelenmiş aydınlıklar
Kimseler bilmez....
Süslü perdelerin konuk olduğu
Kutu gibi evlerin içinde
Bir genç kızın yokluğa çıldırdığında;
Bıyıkları yeni terlemiş delikanlının
Varlığa tepkileri çakışır her gece boşlukta
Kimseler bilmez...
Ve başlar sevdaların baş kaldırısı.
Dört duvar arasına
Cep telefonuna
Bilgisayara tutsak sevdaların
Sessiz çığlıkları çınlatır gökleri.
Yanan ışıkları görenler bilmez
Bir şehir ölür içimde her gece
Sevda ölür

hayal ölür gizlice
Kimseler bilmez...