Tekil Mesaj gösterimi
Alt 06-30-2008, 12:53   #1
miksoldan
Banlı
Standart Ölüme "hiç" kala...

Kötürüm zamanlardan kalma bu mülemma yalnızlık
Talan olmuş bu geçmiş, bu ölüm zılgıtları…”



Yirmi dokuz köşeli bir alfabenin çıkmazlarında sürgün nefesim…Harflere bürünmüş duvarlar örülüyor dilimin üstüne

Küflü demirlerin keşmekeşliğinde tedirgin dururken şehrim; Sükuta vuruyorum, çukurlarında kıyama durmuş çığlıklarımı.Ve lâlliği (b)asıyorum anarşist dudaklarımdaki eylül şarkılarına Ki cümlelerimi gömüp satırlarına, susmak vakti şimdi…

Kendimi arıyorum tanıdık bir cesedin gözlerinde. Soğuk bakışlarında ömrünün (g)izini yitirmiş bir çocuk! Morarmış dudaklarında mutlak bir sessizlik! Harfleri kayıp cümleler sıkıştırılmış dişlerinin arasına Susuyor! Sustukça bana benziyor mezar taşları...Mezar taşları mı? Onlar ki sana olan tutsaklığımın adına en yakın mecaz anlamı…!

Yoksun!


En makbul acıları ekmeğime katık ediyorum yokluğunda. Yavan sevmelere razıydım oysa, bilemedin…! Gözlerine boyanmış bir akşamüstü (Y)akarsuların döküldü boğazımdan İstanbul’a. Ciğerlerime terk ettiğin yangınlarında serinledim. Tütün sardım; gelmeyen mektupların sararmış zarflarına. Ve içime çektiğim yokluğunun üstüne yıllanmış elemleri yudumladım .Susamıştım oysa…yan(ıl)dım…

Şimdi Yedikule’de zindan çeşmelerinden kokun damlıyor dudaklarıma.Yerebatan’da uçurum oluyor Yedi Tepeli İstanbul…!Ama ben en çok telef olmuş yanlarımdan düşüyorum. De ki “üşüyor musun?” Ah Sevdam!Kar değil ki bu üstüme çöreklenen Görmüyor (mu)sun? “Kan” yağıyor düşlerime. Yangınlar fışkırıyor parmak uçlarımdan.Kardelenler şaşkın şimdi uçurum boylarında,Issız gönüllerde yağmurlar çorak.Dikenler sırıtkan…!


Eskidendi; Yağmur bahçelerinde çocukluğumu kırdılar bir zaman. Uçurtmalarımı yaktılar ve oyuncaklarımı.Uykularımı karanlığın tel örgülerine astılar.Sana benzeyen tüm kahramanları kovdular masalımdan.Mavi adamızın son gemisi de kaçtı üstelik...ki düşlerime giden yollar geçmez şimdi hiçbir limandan…

Yusuf’ a özenmemiştim ki ben. Yüküm ağırdı...Kırılan düşlerimi taşıyordum sırtımda.Bu yüzden kalkamadım düştüğüm kuyulardan. Ne kör ne de topalım üstelik. Ayaklarımı yollarında unutmuşum sana koşarken.Gözlerimi, gittiğin gecenin sol köşesinde...Yürümeyi beceremeyişim bundan aah benim alfabemin “aşk” harfi!

Anladım bu martılar getirmeyecek seni.Birazdan cesedimi yağmurlu düşlerle yıkayıp, yastığındaki çukurlara gömeceğim kendimi. Sen yine de yum gözlerini dilimdeki duvarların kara esaretine. Ben kendimi senden s/aklayamam…! Bu yağmurlar da paklamaz ellerime bulaşan senli cümleleri.

Bırak, bırak kalsın aşkın (b)izsizliği morg odalarının teneşirlerinde. Sen üzülme!Ben dilime değdirdiğin şiirlerin tuzlu nefesine sarılır yatarım kabrimde.

Vakti geldi işte..! Duvarımdaki mumlar tüketti kendini “Ölü bir kentin morg alfabesinde” yankılansın şimdi ölümbaz susuşlarım. Dar ağaçlarında boy vermeye gidiyor gölgem...

Son dileğim ki senden Karanfil kokulu İstanbul türküleriyle kalksın cenazem….
miksoldan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
miksoldan İsimli üyenin mesajına6 üyemiz teşekkür etmiştir:
SaNaLDA1NuMaRa
AsPrİ Ce OmOrFo (07-04-2008), BaLaRıSı (07-04-2008), Gece_perisi (07-04-2008), gül35 (06-30-2008), Yorgun Yüreğim (07-04-2008), YORGUN YÜREK (06-30-2008)
Sponsor Linkleri (Reklamlar)