Dönmemek üzere gitmeleri daha yakın buluyorum kendime nedense… Yeni bir hayata doğru başını alıp gitmek

her zaman cazip geldi bana. Seninse vazgeçilmezin oldu.
Her şeyi geride bırakıp gitmenin hüznünü yaşıyorum ıssız terkedilmiş sokaklarda.
Her yalnız kalışımda gizlice ağladım gitmelerimin

gitmelerinin ardından. Bunca bilinmezin içinde bütün duygularımca bilinen

hissedilen sadece sendin. Bir gün bana döneceğini biliyorum. Hep mavi bir umut içinde bekliyorum… Bekleyeceğim. Beni bundan ne sen ne de başkaları caydırabilecek.
Verdiğim kararların hep arkasındaydım bugüne kadar bundan sonra da öyle olacak bebeğim. Gelip gelmemen çok ta önemli değil artık. Bana yaşattığın onca acıyı telafi edebileceğini mi sanıyorsun?
Yıllardır senin için özenle besleyip büyüttüğüm yüzünü bile görmeye fırsat bulamadığım sevgili…
Sana anlatabilmeyi ne kadar çok isterdim yüreğimin yorgunluğunu. Ellerini tutamamanın

saçlarını okşayamamanın

kokunu sindirememenin

çaresizliğe çare diye sarılabilmenin ne demek olduğunu sana anlatabilmeyi çok isterdim de bir türlü bunu anlatamadım be kadınım…
Bu derinlerden gelen acıyı anlatabilecek ne tek bir sözcük

ne de cümle bulabildim. Yeterli değil bildiğim hiçbir sözcük bu çaresizliği

yılgınlığımı

sessiz kalmak zorunda bırakıldığımı anlatabilmeye…
Tüm bunları sadece yaşayarak anlayabilirsin sevgilim

sadece hissederek. Gerçi bütün bunları yaşamaman için her gece senin için dua ediyorum. Umarım dualarım kabul olur da bütün bunları yaşamak zorunda kalmazsın. Bana yaşatsan da sen yaşamamalısın

senin üzülmene dayanamam ben bebeğim.
Bir gün sen de yorulacaksın tek yürek olmaktan. Çünkü bir gün alıştığın o sıcaklığa dokunamamak

duymak

hissetmek istediğin duyguları bulamadığında anlayabilirsin beni ancak.
O kadar saf ve bakirsin ki. Var olmanın dayanılmaz hafifliği içinde kendini buluverdiğinde bütün kapılarını ardına kadar açıveriyorsun.
Biliyorum hayallerini. Seni benim kadar kim tanıyabilir ki? Aynaya baksan beni görmüyor musun? Kendini anlat desem

beni anlatırsın

seninde çok iyi bildiğin gibi ben senim

sense ben.
Güneş başka bir dünyadan doğuyor uzun zamandır benim için. Sanki bilinmeyen görünmeyen zifiri karanlık kan kızılı bir bilinmeyenden.
Aaaaah… Toprağın kokusuna vurgun olduğum yüreğim. Sen baharı yaşadığında

ben de yaşamalıydım oysa. Ama bu baharın yazı ve tabi ki kışının var olduğunu biliyorum.
Kendimi toprağa bu kadar yakın hissettiğim anlarda sen neredesin

neredesiniz sizler?
Her şey anlamını buluyor aslında. Belki de bunca yıl yoktun hiç yanımda. Belki de seni ben yaratmıştım zihnimde

hayallerimde var olmuştun belki kim bilir? Kaldırıp başını gökyüzüne bakabilseydin

yaramaz bulutun hep oradaydı

seni hiç terk etmedi senin defalarca yaptığın gibi…
Yalnızlığıma sığındım onca insan arasında… Yazmak bile derdimi hafifletmiyor artık biçare yüreğimi. Ruhum tarif edilmez bir kaos içinde. Rakının dibini buluyorum defalarca

sigaramın dumanı ciğerlerime zehir zemberek öfkeyle doluyor. Bir an önce öldürmek için beni işbirliği yapmışlar seninle…
Amaçsız yürüyüşlerim oluyor. Kaç kez götürdü beni dermansız ayaklarım olduğun

nefes aldığın

yaşadığın yerlere. Seni uzaktan görmelerim oldu gözlerim yaşlı. Defalarca yanına gelmek istedim kaç kez ama başaramadım. Seni üzmekten korktum. Her ne yapmaya çalıştıysam hepsine mazeretler bulmuştun.
Mutluluğuna engel olarak gördüğün ben

oysa senin her şeyi göze alan da ben

her şeyinden hayatından bile vazgeçebilen ben

sessiz kalmaya mahkûm ettiğin ben

aynı dediğin gibi hastayım ben. Senin hastan. Sen başkasının kollarında aşkı ararken

o anlarda neler yaşadığımı buna neden olan sebepleri düşünemedin bile hiç.
Kaç kez büyük meydan savaşlarına girdi duygularımla onurum…
Hayatıma

kadınıma sahip çıktığım için defalarca suçlandım

acımasız biri olmakla itham edildim. Oysa seni çok seven bir yüreğim vardı sadece. Yosun kokan duygularım vardı

mavi umutlarım

kızım ve hayallerim vardı…
Yalnızlık oldu çığlıklarım yankılandı boşlukta. Ya da toprak olacak yakında çok yakınlarda zamanını keşfedemediğim bir zaman diliminde…
Bir kere daha ekledim yalnızlığımı kişisel tarihime. Bırakmalıyım kendimi sorgulamayı. Geceye iyi bak sevdam

karanlığı dinle. Yakında güneş benim için doğmayacak.
Biliyorum ki senden bir tane daha yok

olmayacakta. Yaşadıklarını değil

yaşayamadıklarını düşün bu gece…
Sonra…
Sonra bir gün unutulmuş bir yorgunluk gelir kapatırdı ağlamaktan kan kızılı olmuş göz kapaklarımı…
Ve düşerdim deliksiz bir uykunun kollarına…
Yeni bir yaşama merhaba demek için…